Zonguldak’ta emeğin ve direnişin simge mekânı olan Madenci Anıtı, bu kez Ortadoğu’daki savaşa karşı yükselen itirazın adresi oldu. Zonguldak Demokrasi Platformu, İsrail’in ve ABD’nin İran’a yönelik saldırısını protesto etmek için yaptığı basın açıklamasında, bölgedeki gerilimin emperyal müdahalelerle derinleştirildiğini vurguladı; Türkiye’ye ise “açık ve somut tavır” çağrısında bulundu.

“Savaşa hayır, işgale son”

Madenci Anıtı’nda yapılan açıklama, “Savaşa hayır, emperyalizme dur, işgale son. ABD-İsrail Ortadoğu’dan defol” sloganlarıyla başladı. Platform adına konuşan Sözcü Erdoğan Kaymakçı, 28 Şubat 2026 sabaha karşı İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıyı “haydutça” olarak nitelendirerek en sert biçimde lanetlediklerini söyledi.

Kaymakçı, Orta Doğu’nun uzun yıllardır müdahalelerle istikrarsızlaştırıldığını belirterek, son saldırının yalnızca İran’ın egemenliğine değil, bölge halklarının bir arada yaşama iradesine ve bağımsızlığına yönelik olduğunu ifade etti.

“Rejim değişikliği operasyonları demokrasi getirmedi”

Açıklamada, bir ülkenin nasıl yönetileceğine o ülkenin halkının karar vermesi gerektiği vurgulandı. Okyanus ötesinden kurgulanan “rejim değişikliği” girişimlerinin demokrasi değil, yeni bağımlılık ilişkileri yarattığı savunuldu.

ABD’nin Afganistan, Irak, Suriye ve Somali örneklerinde özgürlük ve demokrasi getirmediğini belirten Kaymakçı, “Demokrasi söylemi emperyalist savaşların meşrulaştırma aparatıdır. ‘İran halkını kurtarmak’ iddiasının hiçbir gerçekliği yoktur” dedi.

Bir halkın kendi hükümetine yönelik eleştirisinin ya da değişim talebinin, hiçbir dış güce bombalama ve işgal hakkı vermeyeceğini kaydeden Platform, dış müdahalelerin halk iradesini gasp anlamına geldiğini dile getirdi.

Hükümete üç başlıkta çağrı

Zonguldak Demokrasi Platformu, açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ne de doğrudan çağrıda bulundu. “İtidal” söylemlerinin yeterli olmadığını savunan Platform, üç başlıkta somut adım talep etti:

  • İsrail ile sürdürülen tüm açık ve gizli ticari ve diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesi,
  • İsrail’e giden her türlü lojistik desteğin durdurulması,
  • Başta Kürecik ve İncirlik olmak üzere yabancı askeri üslerin faaliyetlerinin askıya alınması ve kapatılması.

Platform ayrıca, Batılı güçlerin onayını beklemek yerine komşu ülkelerle dayanışma içinde ortak bir barış ve savunma hattı oluşturulması gerektiğini belirtti.

“Susmak, insanlık suçuna ortak olmaktır”

Açıklamanın sonunda, “Emeğin ve alın terinin kenti Zonguldak’tan sesleniyoruz” denilerek, emperyal müdahalelere karşı bölge halklarının yanında olunduğu ifade edildi. İsrail ve ABD’nin saldırganlığı karşısında sessiz kalmanın “insanlık suçuna ortak olmak” anlamına geleceği savunuldu.

Platform, Türkiye’nin tarihsel sorumluluğu gereği mazlum halkların yanında aktif bir duruş sergilemesi gerektiğini belirterek açıklamasını sonlandırdı.


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.