Susma Gazetesi yazarı Sevil Kaynarca Kızgut, “Savaşın Parke Taşları” başlıklı köşe yazısında, beş gündür devam eden ve İsrail ile ABD’nin İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan çatışmaları çocuklar, kadınlar ve siviller üzerinden ele aldı. Kaynarca Kızgut, savaş haberlerinin “önce en masumlardan gelen ölüm haberleriyle” başladığını vurgulayarak, vurulan bir okulda yüzlerce kız çocuğunun yaşamını yitirdiğine dikkat çekti.
Yazısında İran’ın son yüzyıllık siyasal kırılmalarına değinen Kaynarca Kızgut, 1980’li yıllarda Türkiye’ye sığınan İranlılarla kurduğu kişisel tanıklıkları da aktarıyor. Ferhan Şensoy’un “Şahları da Vururlar” adlı oyununa gönderme yapan yazar, İran İslam Devrimi öncesi ve sonrası yaşanan toplumsal çözülmeleri, korku atmosferini ve ihbar kültürünü hatırlatıyor.
Kaynarca Kızgut, İran’da Şah döneminden İslam Devrimi’ne uzanan süreçte dış müdahalelerin, toplumsal yozlaşmanın ve eleştirel seslerin şiddetle bastırılmasının ülkeyi keskin bir yönetim anlayışına sürüklediğini belirtiyor. Son yıllarda ise hem yaşam tarzına müdahaleler hem de dış operasyonlarla üst düzey isimlerin hedef alınmasının, ülkede şiddet sarmalını derinleştirdiğine işaret ediyor.
“Savaşın Parke Taşları”, yalnızca jeopolitik bir değerlendirme sunmakla kalmıyor; savaşın gerçek bedelini ödeyen sivillerin, özellikle de çocukların üzerinden bir vicdan çağrısı yapıyor. Yazı, “Bir ülkenin gerçek gücü nedir?” sorusunu okurun önüne koyarak, askeri kapasiteyi değil; toplumsal güveni, adaleti ve insan hayatını merkeze alan bir güç tanımı öneriyor.

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
