Ülkemizde ve şehirlerimizde kaderi belirleyen yegâne gücün siyaset olduğunu hepimiz biliyoruz. Alınan her ekonomik karar, çizilen her imar planı ve atılan her imza, aslında bir siyasi tercihin sonucudur. Zonguldak’ta geride bıraktığımız hafta; emeğin, enerjinin ve siyasetin bu keskin kavşağında geçti. Ancak haftanın en dikkat çekici gelişmesi, siyasetin “yukarıdan aşağıya” dayattığı rant odaklı büyüme modeline karşı, yerel iradenin kurduğu o anlamlı barikattı: Vadi Bölgesi’nde yükselen Yeşil Kuşak hamlesi.

Beş belediye başkanının; Çaycuma, Gökçebey, Filyos, Saltukova ve Bakacakkadı’nın el ele vererek attığı bu imza, aslında merkezi siyasetin Vadi üzerindeki yapılaşma baskısına karşı çekilmiş bir settir. Başkanlar, Çaydeğirmeni ve Devrek’i de içine alan Vadi’nin geleceğinin beton yığınları arasında kaybolmaması için “yerel bir anayasa” yapma kararlılığı gösterdiler. Filyos Irmağı boyunca her iki yakada oluşturulacak 60’ar metrelik koruma alanları, siyasetin sadece rant üretmek için değil, yaşamı ve doğayı savunmak için de bir araç olabileceğini kanıtlıyor. Bu hamle, Ankara’nın planlarına karşı yerelin attığı en somut ve en ekolojik çelmedir.

8 Mart: Vitrinden Meydana, Sloganlardan Mücadeleye

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Zonguldak’ta bu yıl sadece bir takvim yaprağı değil, kentin sokaklarına taşan diri bir mücadele ruhuydu. Kadın platformlarının yürüyüşlerinde yükselen ses, kadının sadece ekonomik hayattaki yerini değil, yaşamın her alanındaki varlık savaşını temsil ediyordu. Kadınlar; şiddete, eşitsizliğe ve güvencesizliğe karşı “kutlama değil, hak arayışı” diyerek meydanları doldurdu. Bu mücadele ruhuyla paralel olarak Zonguldak Belediyesi’nin Çaydamar’daki tekstil atölyesi hamlesi, siyasetin kadına yönelik vaatlerini somut bir zemine oturtması bakımından kıymetlidir. Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in özellikle eşi olmayan ve engelli kadınlara yönelik bu istihdam vurgusu, kadın mücadelesinin ekonomik bağımsızlıkla taçlanması adına atılmış stratejik bir adımdır. Siyaset, kadınların bu haklı direnişine kulak verdiği ölçüde toplumda karşılık bulacaktır.

Madenci Anıtı’nda Bütçenin Siyasi Yüzü

Haftanın bir diğer siyasi yüzü ise Madenci Anıtı’ndaydı. Emekliler, 2025 bütçesinin siyasi tercihlerini rakamlarla deşifre ettiler. Tüm Emeklilerin Sendikası Zonguldak Şubesi’nin verileriyle; “Faize milyarlar var, emekliye yok” diyenler, aslında bütçenin bir matematik değil, bir öncelik siyaseti olduğunu haykırdılar. Ocak ve Şubat aylarında reel gelirleri %8 eriyen bu kentin emekli ordusu için siyaset, mutfaktaki yangını söndüremediği sürece geçer not alamayacaktır.

Enerji Başkenti ve Emek Gerçeği

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın ziyaretiyle bir kez daha “Enerji Şehri” ilan edildik. Bakanın TTK ve Filyos ziyaretleri, devletin bölgeye bakışındaki stratejik önemi gösteriyor. Ancak madencilik ve enerji politikaları yukarıdan aşağıya planlanırken, aşağıda, yerin yüzlerce metre altında çalışan işçinin ve sendikanın (GMİS) kaygıları bu planın neresinde? Hakan Yeşil’in madencileri bilgilendirme toplantıları, kentin “enerji başkenti” tabelasından çok, o tabelanın arkasındaki ağır işçilikle ve üretim durdurma süreçleriyle ilgilendiğini gösteriyor.

Siyasetin Tercihi, Vadinin Geleceği

Haftanın panoramasına baktığımızda; Vadi bölgesindeki belediye başkanlarının kurduğu o “yeşil barikat”, yerel siyasetin en onurlu duruşlarından biri olarak kayda geçti. Siyaset evet, her şeyi belirler; ama eğer yerel yöneticiler vadiyi, doğayı ve insanı korumak için birleşirse, merkezi planlar yerelin bu güçlü iradesine çarpar.

Zonguldak; kadınların meydanlarda yükselen direnişiyle, emeklilerin bütçe isyanıyla ve beş başkanın “Yeşil Kuşak” kararlılığıyla aslında şunu söylüyor: Biz sadece bir enerji üssü değil, yaşam alanlarına ve emeğine sahip çıkan insanların şehriyiz. Siyasetin yönü ranta değil, artık bu kentin doğasına, kadınına ve emekçisine dönmek zorundadır.

Sağlıcakla


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.