DÜNYA EKONOMİSİNDE 2021’DEN BU YANA EN HIZLI BÜYÜME KAYDEDİLDİ
Küresel ticaret, yükselen gümrük duvarları ve jeopolitik gerilimlere meydan okuyarak son yılların en yüksek büyüme performansına imza attı. 2025 yılı ticaret büyüme verileri, pandemi sonrası toparlanma yılı olan 2021’den bu yana en hızlı artışın yaşandığını ortaya koydu.
📌 İŞTE ÖNE ÇIKAN KRİTİK VERİLER:
- Büyüme Oranı: 2025 yılında ticaret hacmi %3,60 artarak, son on yılın %3,0 olan ortalamasını geride bıraktı.
- Dijital Devrim: Dünya genelindeki aktif uydu sayısı 18.000’e, deniz altı fiber optik kablo sayısı ise 637’ye ulaştı.
- Lojistik Kapasite: Konteyner gemi filosu 33,9 milyon TEU kapasiteye ulaşarak tarihi bir rekor kırdı.
POLİTİKA MI, TEKNOLOJİ Mİ?
Trump yönetiminin uyguladığı yüksek gümrük vergileri ve “kapalı ekonomi” hamlelerine rağmen, küresel entegrasyonun durdurulamadığı görülüyor. Uzmanlar, ABD’nin korumacı politikalarının yarattığı maliyet artışının; gelişen teknoloji, düşen lojistik maliyetler ve dijitalleşme ile “absorbe edildiğini” belirtiyor.
DÜNYA ABD’Yİ BEKLEMİYOR
ABD kendi içine kapanırken, dünyanın geri kalanı yeni ittifaklarla yoluna devam ediyor:
- AB ve Mercosur arasında dev serbest ticaret anlaşması imzalandı.
- İngiltere, Trans-Pasifik Ortaklığı’na (CPTPP) dahil oldu.
- Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi 49. onayını alarak devasa bir pazar haline geldi.
SONUÇ: Veriler, ABD’nin küresel ekonomiyi küçültmek yerine, bu devasa sistemdeki kendi payını ve rolünü zayıflatma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
[Susma Analiz]
Küresel Ticaretin Yeni Kilidi: Batı Karadeniz Lojistik Hattı
Dünya ekonomisi, “ticaret savaşları” ve “yüksek gümrük duvarları” gibi siyasi gürültülerin gölgesinde, sessiz ama devasa bir dönüşümden geçiyor. Paylaştığımız son veriler, 2025 yılının küresel ticarette 2021’den bu yana en hızlı büyüme yılı olduğunu tescilledi. Ancak bu büyümenin itici gücü artık politik kararlar değil; lojistik kapasite, dijitalleşme ve fiziksel altyapı yatırımları.
İşte tam bu noktada, Susma Gazetesi olarak geçtiğimiz günlerde manşetlerimize taşıdığımız iki kritik gelişme, Zonguldak ve Batı Karadeniz’in bu küresel pastadan pay alıp alamayacağının işaret fişeği niteliğinde.
Karabük’ten “İç Bölge” Hamlesi: Lojistik Merkez Onayı
9 Mart 2026 tarihli haberimizde duyurduğumuz Karabük Lojistik Merkezi Projesi’nin Ulaştırma Bakanlığı’ndan onay alması, bölge için bir “bekleme odasından çıkış” biletidir. Eskipazar’da kurulacak 530 bin metrekarelik bu devasa alan, sadece Karabük’ün demir-çelik yükünü değil, küresel ticaretteki “hızlı ve ucuz lojistik” talebini karşılayacak bir tampon bölge olacak.
Zonguldak-Mersin Hattı: Kuzey-Güney Köprüsü
TSO Başkanı Metin Demir’in Mersin ziyaretiyle gündeme gelen “Kuzey-Güney Ticaret Koridoru”, Batı Karadeniz’in kaderini değiştirecek stratejik bir vizyondur. Küresel analizimizde belirttiğimiz gibi; dünya artık daha kapalı ama daha hızlı. Filyos Limanı ile Mersin Limanı’nın entegre olması demek, Karadeniz’in Akdeniz’e, Rusya-Ukrayna hattının Ortadoğu ve Afrika’ya “en kısa damardan” bağlanması demektir.
ANALİZ: Batı Karadeniz İçin Avantajlar ve Riskler
Küresel ticaretin saniyede 32 terabit veri ve milyonlarca TEU konteyner ile döndüğü bir çağda, Zonguldak ve çevresini bekleyen tabloyu şöyle özetleyebiliriz:
1. Avantajlar: “Coğrafya Kaderdir, Lojistik Servettir”
- Filyos Faktörü: Filyos sadece bir liman değil, küresel ticaretteki “maliyet düşürme” yarışının anahtarıdır. Doğalgaz lojistiğiyle birleşen liman kapasitesi, bölgeyi bir enerji ve lojistik üssü haline getiriyor.
- Entegrasyon Gücü: Karabük’teki lojistik merkez ile Filyos Limanı arasındaki demiryolu bağlantısı, bölgeyi Marmara’nın sıkışmış sanayisine en güçlü alternatif haline getiriyor.
2. Riskler ve Sorunlar: “Kağıt Üstünde Kalan Projeler”
- Hız Sorunu: Küresel ticaret 2025’te rekor kırarken, bizim bürokratik onay süreçlerimiz ve altyapı tamamlanma hızımız bu tempoya ayak uydurabilecek mi? Karabük Lojistik Merkezi’nin onaylanması büyük bir adım, ancak “ilk kazmanın vurulması” ile “ilk yükün yüklenmesi” arasındaki süre en büyük riskimizdir.
- Planlama Kopukluğu: Zonguldak-Karabük-Bartın üçgeninde lojistik bir “bütünleşik akıl” şart. Mersin ile kurulan bağın sürdürülebilir olması için bölge içindeki karayolu ve demiryolu modernizasyonunun eş zamanlı bitmesi gerekiyor.
Sonuç: Zonguldak “Transit Durak” mı, “Merkez” mi Olacak?
Dünyada ticaret hacmi artıyor, gemiler büyüyor, uydular çoğalıyor. Trump’ın gümrük duvarları Amerikan halkını zorlarken, dünya ticaret rotalarını yeniden çiziyor. Zonguldak-Mersin koridoru ve Karabük Lojistik Merkezi, Batı Karadeniz’i bu rotaların tam ortasına yerleştiriyor.
Eğer bu projeler kağıt üzerindeki heyecandan çıkıp, fiziksel altyapıya hızla dönüşürse; Batı Karadeniz küresel ticaretin “yeni lojistik kalbi” olur. Aksi takdirde, dev konteyner gemilerinin sadece uzaktan geçtiği bir sahil şeridi olarak kalma riskiyle karşı karşıyayız.
Susma Gazetesi olarak soruyoruz: Küresel ticaretin bu hızlı trenine binmeye gerçekten hazır mıyız? (Susma/Ekonomi)

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
