Değerli Okurlarım,

İki haydut dünyaya hükümdar oldu. Her yeri ateşe atıyor. Hiç kimse kendisine dur diyemiyor, bir şey yapamıyor. Ancak her yerde hayat da devam ediyor.

Bu günlerde, YÖK’ün ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ)’nin internet sitelerinde ZBEÜ için rektör aday adayı başvuru İlanı bulunmaktadır. Yürürlükteki Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre, bu ilana başvuru için, halen profesör olarak görev yapmış olmak ve süresi içinde başvuruda bulunmak dışında bir koşul bulunmamaktadır.

Buna göre de, bu ilanlara, ilk dönemindeki mevcut rektörün ve üniversitelerimizde halen görev yapmakta olan tüm profesörden her birinin;  özgeçmişlerini ve yayın listeletini, dolduracakları bir başvuru formu ile aday adayı başvurusunda bulunma hakkına sahip olmaktadırlar.

İstenilenlere uygun olan başvuruların, YÖK tarafından ön değerlendirmesi yapılarak oluşturulan listesisinin Sayın Cumhurbaşkanına sunulduğu bilinmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı da, gerekli gördüğü değerlendirmeleri ve istişareleri yaparak ve takdir hakkını kullanarak, içlerinden birisini, dört yıl görev yapmak üzere atamaktadır. Aynı kişi, ard arda iki dönem için atanabilmektedir.

(Ancak ilgili düzenlemede, atama ile ilgili işleyişin böyle olacağı ifade edilse de, konuyu bilenler, özellikle, taşra üniversitelerinde, uygulamanın farklı olduğunu söylemektedirler! Buralarda, o il ile ilgili tüm atamalarda, siyasi ve o ilin etkin çevrelerinin devreye girdiği bilinen gerçeklerdendir. Rektör atamalarında da durum aynı olmaktadır. Yine o çevrelerin en önlerde gelenleri rektör olmasını istedikleri rektör adayını belirlemekte ve atanması konusunda ön mutabakat sağlanarak makama iletilmektedir. Başvurusu sağlanarak atanmasının gerçekleştirildiği ifade edilmektedir.)

Cumhurbaşkanı tarafından atanan bu rektörlerin, yetki, sorumluluk ve takdir hakları bakımından o ünivesitenin tek adamları olmaktadırlar. Onlar da, üniversite ile ilgili her konuda, son sözü söyleyenlerdir. Onların oluru olmadan, rutin dışı bir kararın alınması, bir icraatın yapılması mümkün değildir.

Kararları ise istişari niteliktedir. Bu kurulların ve birim yöneticilerinin görevleri,  kendilerine yasal ve idari düzenlemelerle ve rektör tarafından verilen görevleri  yaparak rektöre yardımcı olmaktır.

Bu noktada, örneğin rektörler,  istediği akademik ya da idari bir personeli maddi ve manevi bakımlardan destekleme; istemediği personeli de doğrudan yada değişik yollardan baskılama, tecziye etme gibi konularında da, geniş tadir haklarına ve yetkilere sahip olmaktadırlar.

Diğer yandan, makamı cazip kılan bu yetki ve yönetim gücü yanında, Üniversitelerin Döner Sermaye gelirlerinden en yüksek çalışanlar payını (döneri!) o üniversitenin rektörünün aldığı bilinmekte ve bu da makamın çekiciliğini daha da artırmaktadır.

 (Çalışanların emekleri ve devletin kullanılan imkanları ile sağlanan bu gelirin çalışanlar payından, hizmette emeği olan birçok çalışan,  hiç yada yeterince pay  alamadıkları ile ilgili yoğun şikayetler yaşanırken en en fazla çalışanlar payını o üniversitenin rektörünün alması da çokça eleştirilen  haksızlık konularından olmaktadır. Ayrıca  Üniversitemizde olduğu gibi; birde en geniş kadarolara sahip olan ve  döner sermaye geliri sağlayan Tıp;Diş Hekimliği ve Eczacılık fakültelerden olmayan rektörlerin aldıkları paylar daha da göze batar olmaktadır.)

Her Üniversitede,  atanmış olan rektörler içinde, görevinin önemine uygun liyakat ve iyi yöneticilik niteliklerine sahip olup imkanları ve tanınan yetkileri iyi kullanmış, üniversitesinin ve bölgesinin sevgisini kazanmış başarılı rektörlerin varlığı bilinmektedir. Buna karşılık, özellikle ilk dönemlerinde yetersiz oldukları haklı ya da haksız nedenlerle ikinci kez atanmayanların örnekleri de bulunmaktadır.

 Örneğin, kurulduğu yıldan günümüze, Üniversitemize atanan  beş  sayın  rektörden  sadece ikinci kez atanmayan bir önceki Sayın Rektörümüz Sayın Prof Dr. Mustafa Çufalı Hocamız olmuştur. 2. Kez atanmamasının nedeninin ise; dürüst, iyi niyetli iyi bir akademisyen olmamamasından değil, yönetim konusunda yaptıklarını yeterince anlatamamasından ve kendisinden memnun olmayanların yarattığı olumsuz algı yüzünden olduğu bilinmektedir.

     Bu Sayın Rektörümüzün görev döneminde, kendileri ve üniversite ile ilgili , basına sosyal medyaya da yansıyan, suç konusu olan, hiçbir olumsuz iddia, haber,  araştırma,  soruşturmanın ve şikayetin olduğu duyulmamıştır. Bir akademik ya da idari personeline, öğrencisine üniversite ortamına ve insani ilişkilere uygun olmayan, rencide eden bir sözünün, davranışının ve icraatının olduğu da duyulmamıştır.

     Buna karşılık,  ikinci kez atanma başvurusunda bulunan şimdiki Sayın Rektörün ilk görev dönemindeki, tutum ve davranışları, icraatları ile ilgili, usulsüzlük, irtikap, mobing gibi suçlamalar içeren, basına da yansıyan onlarca iddia ve haberin olduğu bilinmektedir.

 Bu iddia haber ve şikâyetlerin bir bölümü tarafımdan da bilinen;  yaşadığım, gördüğüm doğruluğundan emin olduğum iddia, haber ve yorumlar olup birçoğu ile ilgili, YÖK’ü, Sayıştayı ve Savcıları göreve davet edilen suçlama iddialarının olduğu da bilinmektedir.

Bu satırların yazarı; Üniversitemizde 36 yıl öğretim üyesi, fakülte ve bölüm yöneticisi olarak aynı fakültede, meslektaşlık ilişkileri içinde uzun yıllar, birlikte görevler yapmış olmaklığından dolayı, kendisini en iyi tanıyanlardan olan  emekli bir öğretim üyesidir.

İkisi (rektör düzeyinde olan) akademi başkanı olmak üzere, 6 rektör dönemini görmüş yaşamıştır. Bunlar içinde, en fazla sevilmeyenin, bu makama en uygun olmayanın şimdiki Sayın Rektör olduğunu içtenlikle ifade etmek istiyorum. Bu değerlendirmemin, Üniversite içinden ve dışından geniş kabül gördüğünü de  yakından bilenlerdenim.

Bu tanıma ve (Trabzon’dan Sayın Hızır Hocamızın kulakları çınlasın!), maalesef, kendilerinin üniversitemize alınmasındaki payımın da olması nedeniyle, böyle bir yazıyı, eski bir mensubu olarak; Üniversitemiz  ve bölgemize için yapabileceğim bir görev olarak gördüm.

Diğer yandan, çıkılan aday adayı başvuru ilanına, çoğu üniversitemiz içinden, 20 kadar başvurunun olduğunu öğreniyoruz. Bunlar içinde yakından tanıdığım, bilimsel yeterliğini ve birikimlerini bildiğim, çok değerli hocalarımız bulunmaktadır. Sayın mevcut rektörün ikinci kez atanmasının, bu hocalarımıza ve ikinci kez atanmayan Sayın Çufalı Hocamıza haksızlık olacağına da inanıyorum.

      Sayın Cumhurbaşkanımızın ve kendilerine istek ve önerilerini iletenlerin, Üniversitemiz, bölgemiz ve ülkemiz için çok önemli olan  bu atama  konusunda  gerekli özeni göstereceklerine inananlardanım.

Üniversitemiz, bölgemiz ve ülkemiz için hayırlı  olması ve atanacak yeni rektöre başarı dileklerimi arz ederim.Geçmiş Mübarek Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.

Prof. Dr. Şenol Kuşcu, Emekli Öğretim Üyesi,  Mart  2026, Zonguldak


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.