Cumhuriyet 30.12.2025 –Emisyon Azaltımı

“Küresel İklim mücadelesinin kalbinde

İklim değişikliği söz konusu olduğunda en sık karşılaştığımız kavramlardan biri emisyon azaltımı.

Sayılar arttıkça mesele teknik bir alana sıkışıyor. Oysa emisyon azaltımı yalnızca grafikler ve tablolarla ilgili değil; nasıl yaşadığımız, nasıl ürettiğimiz ve nasıl tükettiğimizle doğrudan ilişkili bir yön meselesi.

İklim değişikliği ile mücadelenin en temel adımlarından biri sera gazı emisyonlarını azaltmaktır. Sera gazları, özellikle karbondioksit (CO2), metan ve azot oksitler, atmosferde biriken ısıyı hapseder ve küresel sıcaklıkları yüksektir. Bu gazların salınımının kontrol altına alınması (Âyani emsiyon azaltımıÂ) iklim değişikliğinin hızını yavaşlatmak için kritik öneme sahiptir.

Emisyon azaltımı, insan kaynaklı sera gazlarının atmosfere salınımını sistematik olarak düşürmek için uygulanan stratejilerin tümünü ifade eder. Bu, enerji üretimi, ulaşım, sanayi, tarım ve atık gibi temel sektörlerde yenilebilir enerji, enerji verimliliği, teknolojik dönüşüm ve sürdürülebilir üretim süreçlerini kapsar.

Avrupa Birliği Çevre Ajansı’nın verilerine göre Avrupa’da sera gazı salınımları son yıllarda belirgin şekilde azaldı. 2023 itibariyle AB’de toplam sera gazı emisyonları, 1990 seviyelerine kıyasla yaklaşık yüzde 37 daha düşük. Bu düşüşün arkasında, yenilebilir enerji kullanımı, enerji verimliliği ve karbon yoğun yakıtlardan uzaklaşma gibi politikalar etkili oldu. ( Biz neden ülkede kömür üretimini çoğaltmaya çalışıyoruz?)

Bilimsel modeller 2030 yılına kadar emisyon kirliliğinin yüzde 40-50 azaltılmasını öngörüyor ama 2035’e kadar yaklaşık yüzde 12 azaltabileceğimizi tahmin ediyor.

Sonuç olarak, emisyon azaltımı sağlıklı iklim mücadelesinin ana omurgasıdır. Tüm insanlık ayakta kalmak için gerekli tüm önlemlere sahip çıkmalı ve uymalıdır.

Ekonomik olarak emisyon azaltımının faydası sağlıklı ve kaliteli ürünlere ulaşmayı hızlandıracak ve boşuna madde kaybı ve emek kaybını bitirecektir.

Emisyon azaltımı için neler yapılabilir:

1-        Enerji sisteminin dönüştürülmesi: Fosil yakıt tüketiminden(kömür, petrol, doğalgaz) rüzgâr, güneş ve hidroelektrikle tüketim-üretime geçiş.

2-        Ulaşımda dönüşüm: Elektrikli taşıtlar, toplu ulaşımın güçlendirilmesi, düşük karbonlu yakıt taşımacılığı.

3-        Düşük karbonlu sanayi üretimi: Karbon salınımının depolanması ve temizlenmesi.

4-        Karbonlu enerji tüketiminin vergilendirilmesi, azaltımı için teşvikler.

5-        Tarım ve gıda sistemlerini dönüştürmek: Rejeneratif tarım uygulamaları(toprak sağlığını onarmaya; biyoçeşitliliği artırmaya, su döngüsünü iyileştirmeye ve atmosferdeki karbonu toprakta depolayarak iklim değişikliğini hafifletmeye odaklanan bütünsel bir arazi sistemidir) kimyasal gübre kullanımının azaltılması, hayvancılıkta üretim ve yem yönetimi ile gıda israfının önlenmesi; tarım kaynaklı metan ve azot oksit emisyonlarını düşürmede kritik rol oynuyor yerel ve mevsimsel üretim ise tedarik zincirlerinden kaynaklanan karbon ayak izini azaltır.”

6-        Üretimlerin sağlık ve kalite standartlarını artırmak. (Ucuz diye alınan ürünlerin standartları düşük olduğundan 3, hatta 7-8 kat tüketime neden oluyormuş.)

7-        Kullanmayacağımız ürünleri satın almamak.

8-        Böylece ekonomide büyümeden vazgeçmek, küçülmeye odaklanmak.

9-        Kapitalizm varsa sağlık yok. Sosyalizm bu sorunu da çözer. 

15 Mart 2026 Cumhuriyet Gazetesi

MAPEG’İN verilerine göre, sekiz yılda 22 bin 855 maden ruhsatı düzenlendi

(Vatan) delik deşik oldu      

“Rapora göre, 2018 yılından 2025 yılı sonuna kadar toplamda ilk müracaat sayısı 13 bin 342 oldu. Buna göre düzenlenen ruhsat sayısı (arama ve işletme ruhsat sayısı) 8 yılda 22 bin 844 olarak gerçekleşti. Bu süre içinde ihale edilen ruhsat sayısı 12 bin 833 oldu. İhalelerden 14,2 milyar lira ihale geliri elde edildi.

2018’den 2025 yılı sonuna kadar 8 bin 769 ruhsat iptal edildi. Terk edilen ruhsat sayısı da 10 bin 31 olarak yer aldı.

RUSYA İLK SIRADA

Raporda geçen yıl gerçekleştirilen ham petrol ve doğal gaz ithalatı verileri de yer aldı. Buna göre geçen yıl toplam 31,9 milyon ton ham petrol ithal edildi. En fazla ham petrol ithalatı 15,2 milyon ton ile Rusya’dan yapıldı. İkinci sırada 5,1 milyon tonla Irak, üçüncü sırada da 3,7 milyon tonla Kazakistan yer aldı.

Geçen yıl en fazla doğalgaz da 15,6 milyon metreküple yine Rusya’da ithal edildi. İkinci sırada 11,5 milyar metreküplük ithalatla Azerbaycan, üçüncü sırada 7,8 milyar metreküple İran geldi.

Spot piyasadan ise 18,3 milyar metreküplük ithal edildi. Toplamda 57,8 milyar metreküp doğalgaz ithalatı yapıldı.

Raporda, “2018 yılından 2025 yılına kadar toplam 417 milyar 43 milyon m3 doğalgaz ithal edilmiştir”, denildi.

Rapora göre, yerli doğalgaz üretimi miktarı geçen yıl 3,2 milyar metreküp olarak yapıldı. Yerli ham petrol üretimi de 46,7 milyon varil oldu.”

Bütün bu bilgiler çerçevesinde öneriler sunabiliriz.

  1. Önce gelir dağılımında uçurumdan kurtulmalı, mümkün olan eşitlik sağlanmalı.
  2. Tüketim miktarını azaltmak için kalite ve sağlık standartlarında en ideal seviyede üretim yapılmalı.
  3. Ticari düzenden(yüksek şubeli AVM’ler) tekelleşmeden vazgeçilmeli ve üreticileri destekleyen bir ortam yaratılmalı. Toplu taşıma güçlendirilmeli.
  4. Ekonomik büyümeden vazgeçilmeli, sağlıklı ve bilimsel bilgiyle donanmış bir toplum yaratılmaya çalışılmalı.
  5. Çocuklarımıza ekonomik zenginlik bırakmaktan vazgeçilmeli, doğası 200 yıl önceki verilere göre bir dünya bırakmaya çalışılmalı.
  6. Dünyanın yaşayan bir gezegen olduğu bilincine varılmalı ve yeraltındaki varlıklarına mecbur kalınmadıkça dokunulmamalı.
  7. Unutmayalım; dünya evrenbilimin okuludur, insanlar da öğrencileridir.
  8. Biz insanlık olarak bu kötü ve yıkıcı düzen olan kapitalizmden vazgeçmeli ve acele bilimsel sosyalizme ulaşılmalıdır.

Hazır mıyız? Yoksa gelecek de yok!      

     


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.