Zonguldak İl Genel Meclisi’nde ikinci gün yapılan oturum basına kapatıldı. Yoğun güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen toplantı, “haber alma hakkı” tartışmasını gündeme taşırken, AKP kanadı sürecin sorunsuz tamamlandığını açıkladı.


Zonguldak İl Genel Meclisi’nde başkanlık seçimiyle başlayan kriz, ikinci gününde bu kez “kapalı kapılar” tartışmasıyla derinleşti. İl Özel İdaresi binasında yapılan ikinci oturumda basın mensuplarının içeri alınmaması, sürecin en dikkat çekici başlığı oldu.

Toplantı öncesinde bina çevresinde yaklaşık 50 jandarma personelinin konuşlandırıldığı, giriş-çıkışların sıkı şekilde kontrol altına alındığı görüldü. Sadece İl Genel Meclisi üyelerinin salona alınması, gazetecilerin ise bina dışında bırakılması, yerel yönetimlerde şeffaflık ilkesinin sorgulanmasına neden oldu.

Tam teçhizatlı güvenlik güçlerinin kalkanlarla oluşturduğu güvenlik hattı, sıradan bir meclis oturumundan çok, kriz yönetimini andıran bir tablo ortaya koydu. İlk gün yaşanan gerginliğin ardından alınan bu karar, kamuoyunun süreci doğrudan takip etmesinin önüne geçti.

CHP grubunun toplantıya katılmamasıyla birlikte oturumun nasıl yürütüldüğü ayrı bir tartışma başlığı olurken, kapalı kapılar ardında alınan kararlar ise bilgi akışını tamamen tek taraflı açıklamalara bıraktı.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) cephesinden yapılan açıklamada ise sürecin usule uygun şekilde tamamlandığı savunuldu. AKP Zonguldak Merkez İlçe Başkanı Sezer Köroğlu, İl Özel İdaresi önünde yaptığı açıklamada, dünkü oturumun devamı niteliğinde bir toplantı gerçekleştirildiğini belirterek, “Herhangi bir problem olmadan karara bağlanıp tutanaklar tutuldu” dedi.

Köroğlu, CHP’nin salt çoğunluğun sağlanmaması yönündeki itirazlarına rağmen toplantının yapıldığını ifade ederek, meclis başkan vekilleri, katip üyeler ve İl Encümeni üyelerinin belirlendiğini açıkladı.

Ancak tüm bu açıklamalara rağmen, asıl tartışma “ne karar alındı” sorusundan çok, “nasıl alındı” sorusunda düğümleniyor. Çünkü basının dışarıda bırakıldığı, kamuoyunun doğrudan gözlem yapamadığı bir süreçte, alınan kararların meşruiyeti kadar şeffaflığı da tartışma konusu haline geliyor.

Yerel meclisler, halk adına karar alan en temel demokratik yapılardan biri. Bu nedenle kapalı oturumlar istisna değil, istisnai durumlar dışında tercih edilmemesi gereken yöntemler olarak kabul ediliyor.

Zonguldak’ta yaşanan bu tablo ise, sadece bir meclis toplantısı değil; aynı zamanda siyasetin kriz anlarında şeffaflıktan ne ölçüde uzaklaşabildiğini de gözler önüne seriyor.

İki gün süren tartışmaların ardından ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir başkanlık seçimi değil:
Kapalı kapılar, sınırlı bilgi akışı ve büyüyen bir güven tartışması…


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.