“Bizim hayatlarımız sayıdan ibaret değil, ardında onlarca yılın emeği var.” 

                                                                                                                                                                                     Esra Işık

Milas’taki (Muğla) Akbelen Ormanı çevresinde yer alan 679 parsellik tarım arazisi için alınan acele kamulaştırma kararı sonrasında, 31 Mart (2026) günü yapılan keşif çalışması sonrası, gece yarısı gözaltına alınan, Akbelen direnişinin simge isimlerinden Esra Işık tutuklanarak Muğla E Tipi Cezaevine gönderildi.

Bu hukuksuz tutuklama Türkiye’nin birçok yerinde tepkiyle karşılandı. Birçok alan tutuklamayı protesto gösterilerine sahne oldu. Ekoloji mücadelesi veren çevrelerin bunun peşini bırakma niyeti de yok!

Bu çerçevede yapılan protestoların biri de İzmir’deydi. 1 Nisan günü Alsancak’ta yağmur altında toplanan onlarca kişi, hukuksuz tutuklamalara karşı mücadeleyi yükselteceğini haykırdı.

Gösteride, EGEÇEP ve Tarım-Sen’in yanında birçok bağımsız aktivist de yer alırken, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ile İkizköy avukatı Arif Ali Cangı birer konuşma yaptı. Basın açıklamasının yapılmasının yanı sıra bir de Esra Işık’ın cezaevinden gönderdiği kısa metin okundu. Esra’nın hemen serbest bırakılması istendi.

Basın açıklamasında; “2025 yılında çıkarılan maden yasası ile Esra’nın köyü dâhil onlarca köy koordinatları verilerek hedef gösterilmişti. Bu hedef gösterilmenin sonucu olarak geçtiğimiz aylarda İkizköy ve çevre köylerde büyük bir zeytin talanı yaşandı. 10 Ocak 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı imzası ile acele kamulaştırma kararı verildi. İkizköy dâhil yedi köy 679 parsel bir gecede gasp edilmiş oldu. Bu kararın uygulanmasına yönelik arazi bedellerinin tespit edilmesi gerekiyordu. Böylece tespit edilen arazi bedelleri yatırılıp köylüler yerlerinden edilecekti. İşte Esra ve köylülerinin direnişi tam da bu matematiğe karşı doğayı ve emeği merkezine alan bir yaşamı savunuyordu.” denildi.

Acele kamulaştırmanın da Esra Işık’ın tutuklanmasının da YK Enerji’nin (Limak & İçtaş) kömür sahalarını genişletmesine hizmet eden uygulamalar olduğunun vurgulandığı basın açıklaması, “Bizler bugün ülkenin dört bir yanında #EsraIşıkYalnızDeğildir demek için bir araya geldik. Esra’nın direnişini, haklı isyanını meydanlardan yükseltiyoruz. Esra’nın dediği gibi başımız dik, alnımız ak, mücadele bayrağını devralıyoruz. Esra’yı holdingci yargının elinden alacağız. Gözlerindeki masumiyet, umut ve haklı duruşuyla bizden aldılar onu, umudunu, haklılığına olan inancını söndürmeden onu geri alacağız. Onun mücadelesini hep birlikte büyüteceğiz. Acele kamulaştırmaya karşı direnen Milas köylülerinin yanında olacağız.” sözleriyle son buldu. (Aslında son bulmadı!)

Esra ise gönderdiği metinde; “Ben toprağımızı savundum. Ben onurumuzu savundum.” girişinden sonra, mücadeleden gurur duyduğunu söylüyor, “Milas bir şirketten büyüktür. Vazgeçmeyeceğiz.” sözleriyle de kararlı bir duruş sergiliyordu.  

Güngör Şenkal/Susma – İzmir


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.