ZONGULDAK – Çaycuma’da düzenlenen Kadıoğlu Mozaikleri buluşması, yalnızca bir kültürel etkinlik olmanın ötesine geçerek yıllardır ihmal edildiği belirtilen tarihi miras için güçlü bir toplumsal çağrıya dönüştü. Yoğun katılımla yapılan buluşmada, hem uzmanlar hem de yurttaşlar, mozaiklerin korunması ve kamuya açılması için yetkililere açık mesaj verdi.

“15 Yıldır İlgisizlikle Karşı Karşıya”
Arkeolog Selahattin Aydın, Kadıoğlu Mozaikleri’nin uzun süredir kaderine terk edildiğini vurgulayarak, sürecin yalnızca bir ihmal değil aynı zamanda kültürel kayıp anlamına geldiğini söyledi.
Aydın, mozaiklerin MS 3. yüzyıl ortalarına tarihlendiğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Lykurgos-Ambrosia ve Okeanos gibi önemli figürleri barındıran bu mozaikler, 15 yılı aşkın süredir ilgisizlikle karşı karşıya. Koruma çatısı ve ziyaretçi merkezi projesi hayata geçirilmediği için bu eşsiz miras gözümüzün önünde yok oluyor. Bu durum yalnızca bir köyün değil, tüm Zonguldak’ın ve Türkiye’nin ortak tarihine zarar veriyor.”
Aydın, alanın bir an önce koruma altına alınarak teşhire açılması gerektiğini vurguladı.
“Çaycuma’nın Zeugması Ama Değersiz Bırakıldı”
Çaycuma Çevre Gönüllüleri Platformu Sözcüsü Züleyha Nur ise yaptığı kapsamlı açıklamada, buluşmanın amacının yalnızca bir farkındalık etkinliği olmadığını belirterek, kültürel mirasa sahip çıkmanın kamusal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti.
Nur, Kadıoğlu Mozaikleri’nin 24 Ocak 2008’de Kadıoğlu Köyü Çobanhasan Mahallesi’nde tesadüfen ortaya çıkarıldığını hatırlattı. 2008–2012 yılları arasında Karadeniz Ereğli Müze Müdürlüğü tarafından yürütülen kazı çalışmalarında, zemini mozaiklerle kaplı üç odanın gün yüzüne çıkarıldığını ifade eden Nur, bu bulguların bölgenin tarihine ışık tuttuğunu söyledi.
“Çaycuma’nın Zeugması” olarak anılan bu mirasın, aradan geçen yaklaşık 18 yıla rağmen hâlâ hak ettiği değere ulaşamadığını dile getiren Nur, özellikle koruma, tanıtım ve ziyarete açılma konularında ciddi eksiklikler bulunduğunu vurguladı.
Proje Var, Uygulama Yok
Nur, Kadıoğlu Mozaikleri Koruma Çatısı ve Ziyaretçi Merkezi Projesi’nin yıllar önce hazırlandığını ancak somut bir ilerleme sağlanamadığını belirtti. Projenin, Zonguldak Doğa ve Kültür Turizmi Proje 67 kapsamında geliştirildiğini ve 2018 yılında tamamlandığının bilindiğini ifade eden Nur, 2026 yılı başında yerel basına “tarihi adım” olarak yansıyan onay sürecine rağmen sahada bir değişim yaşanmadığını söyledi.
Projeye ilişkin yetki ve sorumluluğun farklı kurumlar arasında devredilmesinin yeni gecikmelere yol açabileceği uyarısında bulunan Nur, bu durumun süreci daha da belirsiz hale getirdiğini kaydetti.
Ziyarete Kapalı, Hayal Kırıklığı Açık
Mozaiklerin hâlen ziyarete kapalı olduğunu belirten Nur, buna rağmen bölgeye gelen yurttaşların büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını dile getirdi. Alanda yer alan uyarı tabelalarına rağmen ziyaretçi akışının sürdüğünü ifade eden Nur, bu durumun hem tanıtım eksikliğini hem de kamu yönetimindeki koordinasyon sorunlarını ortaya koyduğunu söyledi.
“Bu Miras Hepimizin”
Açıklamasının sonunda çağrısını yineleyen Züleyha Nur, şu ifadeleri kullandı:
“Kadıoğlu Mozaikleri’nin hak ettiği değere gecikmeden kavuşturulması ve Koruma Çatısı ile Ziyaretçi Merkezi Projesi’nin ivedilikle hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor. Bu miras hepimizindir. Tarihimize sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır.” (Susma/Çaycuma)
Susma Notu:
Zonguldak’ın kültürel mirası yalnızca keşiflerle değil, bu keşiflerin korunması ve kamuyla buluşturulmasıyla anlam kazanıyor. Kadıoğlu Mozaikleri örneğinde ortaya çıkan tablo ise, “proje var ama irade yok” eleştirisini bir kez daha gündeme taşıyor. Kurumlar arası sorumluluk devri, bürokratik gecikmeler ve sahadaki ilgisizlik birleştiğinde, ortaya çıkan yalnızca bir gecikme değil; geri dönüşü zor bir kültürel kayıp riski oluyor. Bu nedenle çağrı yalnızca yetkililere değil, aynı zamanda kamuoyuna: Bu miras gerçekten hepimizin mi, yoksa sahipsiz mi bırakılıyor?






sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
