Doğan Özgüden
Türkiye Komünist Partisi liderlerinden Dr. Şefik Hüsnü Deymer bundan 67 yıl önce, 8 Nisan 1959’da, sürgün bulunduğu Manisa’da yaşama veda etmişti. Ölüm haberi günlük medyaya yansımadığından acı haberi, TKP davasında onunla birlikte yargılanmış olup beraat eden ya da mahkumiyet süresini doldurarak tahliye edilmiş bulunan İzmir’deki TKP’li dostlarımdan duymuştum.
1887’de Selanik’te doğmuş olan, tıp doktoru, gazeteci ve yazar olarak genç yaşta komünist örgütlenmeye katılmış bulunan Şefik Hüsnü, 1912 yılında Paris’teki Sorbonne Üniversitesi Fen ve Tıp fakültelerini bitirdikten sonra sinir hastalıkları uzmanı olmuştu.
Paris’teyken ilerici fikirlerle tanışan ve yine o yıllarda Jön Türklerle ilişkiye geçen Şefik Hüsnü Balkan Savaşı’nda ve I. Dünya Savaşı yıllarında tabip yüzbaşı olarak görev yapmış, mütareke döneminde yazılarıyla “Kurtuluş” dergisine yazılarıyla katkıda bulunmuştu.
Şefik Hüsnü, 23 Eylül 1919 tarihinde, Berlin’den gelen “Türk Spartakistleri” ile birlikte kurucuları arasında yer aldığı Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası’nın (TİÇSF) genel sekreterliğine seçimiş, aynı zamanda Türkiye Amele Birliği yönetiminde yer almıştı.
16 Mart 1920’de İstanbul’un işgalinden sonra illegale geçerek Anadolu’daki direnişi desteklemiş, Türkiye Komünist Partisi’nin 10 Eylül 1920’de Baku’da toplanan 1. Kongresinde Merkez Komitesi üyeliğine ve Merkez İcra Komitesi 1. Sekreterliğine seçilmişti
Haziran 1921’de TKP’nin yayın organı Aydınlık dergisini yayımlamaya başlayan, 1924 yılında İstanbul Akaretler’de gizli olarak toplanan TKP’nin 3. Kongresinde oy birliğiyle genel sekreterliğe seçilen Şefik Hüsnü, yurt dışındayken İstiklal Mahkemesi tarafından gıyabında bir yıl hapse mahkûm edilmişti.
Sürgündeyken 1926 yılında Viyana’da parti konferansını düzenleyen Şefik Hüsnü Türkiye’ye dönüşünde hapsedilmiş, cezaevindeyken Komünist Enternasyonal’in İcra Kurulu’na seçilmişti.
1929’da serbest kaldıktan sonra Almanya’ya giden Şefik Hüsnü Berlin’de Komintern’in Batı Avrupa Bürosu’nu yönetmiş, 27 Şubat 1933’te Naziler’in düzenlediği Reichstag yangının ardından Georgi Dimitrov ve Komintern’in Almanya’da bulunan diğer üyeleriyle birlikte tutuklanmıştı.
1939’da Türkiye’ye dönen Deymer, 1941-43 yılları arasında I. Dünya Savaşı’ndaki rütbesiyle tabip yüzbaşı olarak yedek subaylık yapmıştı.
1946’da Türkiye Sosyalist Emekçi Köylü Partisi’nin kuruluşunda yer almış, ancak üzerinden altı ay geçmeden parti kapatılınca 42 yoldaşıyla birlikte tutuklanmıştı.
1950 Affı’yla serbest bırakılan Deymer, TKP yöneticisi olduğu için 1951’de yeniden tutuklanmış, 1954’te askeri mahkeme tarafından 5 yıl 10 ay hapse mahkum edilmiş, ancak 65 yaşını doldurmuş olduğu için cezası Manisa’da sürgüne çevrilmişti.
Şefik Hüsnü Deymer 8 Nisan 1959’da Manisa’da sürgündeyken öldüğünde hâlâ TKP Genel Sekreterliği görevindeydi…

sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
