Vedat Türkali ile tarihten bir yaprak

1Bartın 12. Kitap Fuarı’nda Susma Dergisi İmtiyaz Sahibi Sevim Arı Vedat Türkali ile Röportaj sonunda karşılıklı sohbet notlarından

Sevim Arı bilinen, bilinmeyen yönleri, konuları konuşmuştu. (Röportaj Susma Dergisi’nin 14. Sayısında (2008 Aralık Ay’ı) yayınlanmıştı.)

Sevim– İmza gününüz çok yoğundu, çok kitap imzaladınız yoruldunuz mu?

Türkali- Evet yoruldum. Bir ara çok güldüm, artık elim titrek imza atamıyorum. Bir genç kız geldi yanıma, kitabını imzaladım, İmzanıza hayranım demez mi? Çok güldüm çokkk.

Sevim– Bu gün rahatsızlanmışsı nız bir ara çok üzüldük şimdi nasıl ol dunuz?

Türkali– Bu gün çok rahatsızlandım. Doğa beni denedi. Ölüyorum sandım.

Hele bir ara demek ki “nasip Bartın’da ölmekmiş” diye düşündüm. Akşam şöyle sonra bir kız geldi yanıma “Sizde bu yaşama sevinci varken daha çok roman yazarsınız” dedi. Bende içimden ha ha çok yazarım çok bu gün neredeyse topu dikiyorduk dedim.

Bu gün yemekte 2 yudum şarap içtim, koskoca devlet beni yok etmeyi başaramadı ama, iki yudum şarap anamı belliyordu.

Sevim– Bu günün anısına, imza gününüzde okurlarınızın kitaplarını imzaladığınız kalemi alabilirmiyim?

Türkali– Kaç para vereceksin? Kurnazlık etme, şimdi sen bu kalemi alacaksın, ben öldükten sonra “bu Vedat Türkali’nin kalemiydi” diye bu kalemi müzeye satacaksın yok öyle bedava kalem.

Sevim– Sizinle fotoğraf çektirebilir miyiz ?

Türkali– Gel bakalım yanıma, yandık bu fotoğrafı Merih hanım görürse dayağı yeriz.

Sevim– Hala kıskanıyor mu sizi?

Türkali– Ne demek hala, sen ba na yaşlı mı demek istiyorsun? Gözüme görünme bu akşam ropördaj möpördaş yok sana çok gezersin peşimde ağzımdan iki laf alırım diye ha ha nasıl korkuttum seni.

Türkali– Nasıl güzelmiydi söyleşi sıkmadık değimli insanları?

Sevim– Çok güzeldi her kez ilgiyle izledi sizi.

Türkali- Evet evet herkes ilgiliydi. O yüzden bende biraz uzattım galiba. Olsun. Saygısızlık yapmayalım da insanlara, yani bu moruk da başladı bitirmek bilmiyor demesinler de

Sevim– Rica ederim olur mu öyle şey insanlar sizi seviyor ve dinlemekten de büyük keyif alıyor

Türkali- Kaç yaşındasın sen?

Sevim– 44

Türkali- Hadi be kandırma bu yaştaki adamı, Benim gözüm körmü bak bakalım bu gözlere

Sevim– Gerçek söylüyorum 18 yaşında da bir oğlum var

Türkali- Aman kızım benden sana bir nasihat 40 dan sonra yaşını söyleme. Yaş 50 liye yakın bunun işi bitmiş derler. Esas 50 den 60 dan sonra iş başlar ama millet bunu bilmez. Öyle 18 yaşında oğlum var diye böbürlenip gerinme, deki; babam beni 13 – 14 yaşlarında evlendirdi. Benim de hemen bir oğlum oldu. Yani oğlumun yaşı 18 ama benim yaşım 31- 32 böyle söyle. yani saf saf gerçek yaşını söyleme.

Türkali– Sen benim filmleri izle din mi?

Sevim– Evet

Türkali- Oğluna da söyle benim filmleri izlesin. Benim filmler TV de gösterildiğinde retiğ rekorları kırıyormuş. Neden gülüyorsun ben anlamam mı reytiğ den meğtikten gülüyor, gülüyor ağzından fırlamak üzere olan alt damağını düzeltiyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: