Zonguldak’ın “at sineği”ne ihtiyacı var.

Yem Yayınlarından çıkan Hikmet Temel Akarsu ve Prof.Dr.Nevnihal Erdoğan’ın

Edebiyatta Mimarlık” Kitabında, Platon’un “Devlet” kitabına da yer verilmiş.Elis Şimşon’un yer verdiği değerlendirmede, Platon’un hocası Sokretes’in Sofistlere karşı olan tutumunu ele almış.Atina’daki kurulu düzene karşı mücadelesi için, “Sokrates kendi ifadesiyle Atina halkına dadanan bir “at sineği“ydi”ifadesini kullanmıştı.

Ülkenin, kentimizin içinden geçtiği,”Adalet” arayıcılarının sokaklarda olduğu ve yalanın, talan düzeninde “at sinekleri”ne ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, aşağıdaki alıntı sizlerle paylaşmak istiyorum.

“MÖ 427-347 Yıllarında yaşayan Platon, hocası Sokrates ve öğrencisi Aristoles ile birlikte batı felsefesinin kurucu babalarından dır.

Platon’un hocasından devraldığı düşünceye göre felsefe yazıya dökülemez,çünkü felsefe özü itibariyle herkesin kendine ait fikrini paylaştığı entellektüel bir sohbetten ibaret değildir,aksine bireysel fikirlerin yada edinilen kanıların ötesine geçmeyi ve daha üstün bir hakikate ulaşmayı amaçlar”der

Platon’un hakikati değişmeyen, sabit ve ebedi olarak tanımlanmasında, o dönemin itibarlı ve nüfuzlu kişileri olan Sofistlere karşı geliştirdiği tavrın etkisi büyüktür.

Sofistler parayla çalışan özel öğretmenlerdi,güzel ve inandırıcı konuşma sanatı olan retorik dersleri verilerdi.

Hakikatin olmadığını,olsa bile aktarılamayacağını savunan Sofistler,retorik sayesinde insanları baştan çıkarıp her türlü fikri ve kanıyı maniple edebilirlerdi.Bu nedenle iktidara gelmek isteyen varlıklı siyasiler Sofistlerden danışmanları olmalarını isterlerdi.

Sofistlere göre hakikatin ölçütü inandırıcı olmasından ibaretti,kişinin inandığı her ne ise hakikat de oydu.Dolayısıyla hakikatler yaratmak insanları söylediğiniz şeye inandırmakla aynı şeydi.

Fakat bu tür bir hakikatin gerçek bir dayanağı yoktu. Siyasilerin halkı kandırmak,maniple etmek ve iktidarını garantilemek için bu hakikat söylemlerin başvurduklarına,düşünce tarihinin en başından beri tanık oluruz.

Hakikatin bu şekilde göreceleştirilmesi ve sadece sözlerin egemenliğine bırakılmış olması, Platon’un mücadele ettiği en büyük sorunlardan biriydi.

Sofistlerin hakikat olmayan ama hakikat görünümündeki sözleri,gerçek bir hakikat sevdalısı olan Sokrates’i mahkum etmişti.

Değerli hocası Sokrates’in idam edilmesi Platon’un düşüncesi üzerinde çok etkili olmuştu. Atina’daki gençlerin zihinlerini karıştırmak,onlara kötü fikirler aşılamak,Atina’nın tanrılarını karalayıp yeni tanrılara inanmaya özendirmek ve Atina yasalarına uymamakla suçlanmıştı Sokrates. Oysa onun yaptığı,insanların kendi akıllarını kullanarak düşünebileceklerini ve bu yolla hakikate ulaşabileceklerini göstermekti.

Hakikat,hakikat-söylemlerini kullanan iktidarın meşruluğunu sarsacaktı;Atina’da kurulu düzen buna izin vermedi ve Sokrates’i öldürmek istedi Sokrates kendi ifadesiyle Atina halkına dadanan bir “at sineği”ydi, onu uykusundan uyandırmak ve silkindirmek istiyordu,rahatsızlık vererek, içinde bulundukları cehaleti fark etmeleri için uğraşıyordu.Hakikat yolu,cehaletin farkına varmakla başlardı; (agy say 350-352)

 

Ne dersiniz?

Emeğin, demokrasinin kenti, Cumhuriyetin 1 Numarası uyuyan kenti, uykusundan uyandırmak, silkindirmek ve cehaleti fark etmek için “at sinekleri”ne ihtiyaç yok mu sizce?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: