Robotlar

Bildiğimiz gibi, robotlar hayatımıza çok hızlı bir şekilde girmeye başladı. Fabrikalarda, tarlalarda, oto sürücüsü olarak kamyon ve otomobillerde hatta ofislerde kullanılmaya başlandı. Yani insanlar(işçiler ve diğer üreticiler dâhil) gereksinim olmaktan çıkıyor. Artık bu kişiler hazır yiyecekler; ellerini sıcak sudan soğuk suya sokmayacaklar. Peki, nasıl geçinecekler? bunu bilmiyoruz.

Diyorlar ki, bu işsiz kalanlar boş zamanlarını sosyal ve kültürel gelişmelerde değerlendirecekler… Peki, sermaye bu ihtiyaçları nasıl karşılayacak? Bence, her insan, en az kendi tüketimini üretmeli…

Gelecekte inşaat ve madenlerde de kullanılacak robotlar, mümkünse doğanın yeniden sağlıklı hale gelmesi için de kullanılmalı. Örneğin hava temizliği, örneğin deniz ve göllerin temizliği işlerinde. Hatta, deniz temizliği sonrasında çıkarılacak maddeler yeniden üretimde ve doğanın yenilenmesinde kullanılabilir.

Bundan sonra görevimiz; doğadan aldıklarımızı yerlerine koymaktır; yeraltında olup, canlı varlığa zarar veren maddeleri çıkarmamaktır.

Bu konuyu araştırayım dedim ve internette bir haber okudum: 24 Mayıs 2015 tarihli Haber Türk Gazetesi’nde yazarSerpil Yılmaz,” İstanbul’un denizi 5 milyar liraya temizlenir” diye başlık atmış. Yazısının giriş kısmı kısaca şöyle:

“Önceki gün deniz kirliliğiyle 1994 yılından beri mücadele eden Deniz Temiz Derneği’nin (TURMEPA) deniz süpürgesi, Ortaköy açıklarında denize indi.

TURMEPA Onursal Başkanı Rahmi Koç, Yönetim Kurulu Başkanı Tezcan Yaramancı, Beşiktaş Belediyesi Başkan Yardımcısı Rıfat Örnek ve İstanbul’un tek “Temiz Deniz Süpürgesi”nin 2 yıllığına sponsorluğunu üstlenen Ağaoğlu Şirketler Grubu Başkanı Ali Ağaoğlu’nun katıldığı tören öncesi denizlerin halini konuştuk.

MARMARA ‘YARI ÖLÜ DENİZ’

Yaramancı, Marmara Denizi’ne uluslararası standartlara göre “yarı ölü deniz” dendiğini vurguluyor”.

TURMEPA, Muğla ve İstanbul Boğazı’nda 6 teknesiyle, sadece 2014 yılında, 2 milyon 419 bin 652 litre sıvı ve 43 bin 343 jumbo boy atığın denize karışması engellendi.

Koç, TURMEPA’nın önüne 30 yıllık bir hedef koyduğunu söylerken, son 21 yılda 30 bin ton siyah su, 500 bin ton çöp toplayacaklarını varsayıyor muydu, bilmiyorum”.

Robotlar ise bu temizliği çok ucuza mal edebilirler.

ATATÜRK’TEN KORKUYORLAR

13.10.2017 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde Meriç Velidedoğlu Ogünlerden bu günlere başlıklı bir yazı yazmış. Konu Türkiye’ye dayatılan emperyalist yapılanmalar…

ABD ve AB temsilcilerinin söylediklerini yinelemiş. “1- AKP’nin iktidar olduğu ilk yılın 5.ayında AP’den parlamenter A. Ooslander, bir komisyon toplantısında şöyle demiş: “Atatürkçülüğü Anayasa’dan, Atatürk’ü de yaşamınızdan çıkarın”. (25.03.2003)

2-Özel İdareler Yasası değişikliği 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in önüne gittiğinde, Sezer, bu değişikliğin “özerlikten” öte “bağımsızlığı” çağrıştırdığı  için veto eder (Temmuz 2004). Bundan 1 yıl sonra ise Fransız parlamenter J.Toubon, “siz artık Sevr’i kabul edin! der.

3-Pentagon’dan Yrb. RalfPeters’in Anadolu’yu parçalayarak oluşturduğu özgür Kürdistan haritası ve Ortadoğu’yu parçalayarak oluşturulan devletçiklerdir. Buna Büyük Ortadoğu Projesi, kısaca BOP diyorlar. Ve Erdoğan sevinçle, Diyarbakır’ın bölgenin yıldızı olacağını ilan eder. Diğer eşbaşkan İspanya’dır”.

Emperyalizmin Türkiye’ye dayattığı gelecek bu düşüncelerde saklıdır ve bu tehlikeyi tüm siyaset dünyası ve halkın önemli bir kısmı biliyor. Peki, bugünkü parlamentoda bu tehlikelere yüksek sesle, halkı bilinçlendiren tarzda hangisi mücadele ediyor? AKP’mi, CHP’mi, HDP’mi veya MHP’mi? Hiçbirisinden tutarlı bir çıkış yok! Halk ve ülke yavaş yavaş 1919’a geri dönüyor. Ekonomik çöküşle, bilimsel çöküşle ve kültürel çöküşle. Bunların hepsi elinden alınıyor ve eline sadece ibadet kültürü dayatılıyor.

İbadete söyleyecek sözüm yok; herkes dini değerlerinde özgürdür ama bilim olmadan üretim, üretim olmadan ahlak, ahlak olmadan adalet ve adalet olmadan din olmaz. Bunlar olmadığı için İslam âlemi bugün boş bir tenekeye benziyor. Zira emperyalizm ibadet hariç her şeylerini ellerinden aldı!

Onun için, Atatürk’ten korktukları için O’na saldırıyorlar.

Aydınlık gelecek, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine dönüştedir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: