Çocukluk travmalarına kurban olan aşklar, acılar, kaybedilenler işlendiği Roman,tamEr Kitap’tan çıktı.

Kitabın arka sayfasında şu ifadelere yer verildi, “Teyzem ölülerimizin bizi gördüklerine inandırmıştı beni. Her kabir ziyareti öncesi temizlenir, abdes alır, üzerimize en temiz kıyafetlerimizi giyerdik teyzemle. “Bizi şık ve güzel görürse annen, ölümünden sonra hayatı kendimize zehir ettiğimizi düşünmez kızım”  derdi bana. “Kabir ziyaretleri insanlara ölümü hatırlattığı için, insanları aşırı hırslardan ve ihtiraslardan arındırır kızım,” da derdi.Kabir ziyaretlerinde hiç aksatmadan yaptığı şeylerde vardı teyzemin. Bende onun bu rutinine titizlikle uymayı öğrenmiştim. Ziyaretlerimiz sırasında kabrin başında uzun süre sessizce dururduk. İlk başlarda ağlamalarıma müsaade etmişti, ama daha sonra o davranışla annemin ruhuna ıstırap verdiğime inandırarak beni bu huyumdan vazgeçirmişti. Her cuma kabir başında çantasından Kuran ı Kerim i çıkarır Yasin suresini okurdu. “Ölülere kuran okumak sünnettir kızım” derdi. Tek kardeşi olan annemi çok severdi. Annemim ölümünden sonra hayat sevincini o da benim gibi kaybetmişti. Bedenimizin ruhlarımızın taşıyıcısı olduğuna o yüzden de annemin aslında ölmeyip başka boyutlu bir âleme taşındığına inandırmayı da başarmıştı beni teyzem. “Kabir ziyaretlerimizde ölülerimizin ruhlarıyla bizim ruhlarımızın karşı karşıya duran aynalar gibi birbirleriyle çakıştığını, annemin nurlu ışığının da bu şekilde bana yansıdığını” söylerdi.

 


sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.