CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Melih Gökçek ile ilgili olarak,”Anadolu’da çok kötü adamlar vardır, ölürken çok acı çekerler veya çok kötü adamlar vardır, derler ki ‘bu kolay kolay can vermez’. Çok acı çeker ölmeden önce. Bazı siyasi ömürlerin de bitişinin böyle olduğunu görüyoruz. Debelene debelene, acı çeke çeke, burnundan ettikleri fitil fitil gele gele, sabahlara kadar uykusuz kala kala demek ki bir siyasi ömür bitiyor. Bu kolay kolay can vermiyor ama bunun bir de hukuk boyutu olacak” dedi.
O sözleri dinleyince kentimizin içinden geçtiği sürece de bakınca, sürüne, sürüne, debelene, debelene acı çekerek hala görevlerini sürdürenleri görüyorum.
Uzun süredir kentte siyaset, meslek ve kitle örgütlerinde bir dejerasyon,kirlenme ama buna karşıda vurdumduymazlık,sanki her şey normal gidiyormuş gibi bir tutum da gidiyor.
Bir-iki cepheden örnek vererek gidelim.
Önce kendimizden, basından başlayarak gidelim.
Geçtiğimiz Cuma Günü TMMOB Maden Mühendisleri Odası Lokalinde Çağdaş Gazeteciler Derneği(ÇGD)ile Karaelmas Gazeteciler Derneği’nin(KGD) ortaklaşa düzenledikleri ‘Medya ve Geleceğe Bakış’ Paneli gerçekleştirildi. Panelde; Basın Konseyi Başkanı Pınar Tüzenç, Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanı Tevfik Kızgınkaya, FOX TV Genel Yayın Yönetmeni Doğan Şentürk ve Gazeteci-Yazar Doğan Satmış, birer sunum yaptılar.
Konuşulanların bir bölümünü sayfalarımızda yer verdik.
İlk konuşmacı Türkiye Basın Konseyi Başkanı Pınar Tüzenç, Ülkedeki gazetecilerin yaşadığı zorluklardan,iş güvencelerinden,yaşanan baskılara kadar değindi.Diğer konuklarda ülkedeki basın özgürlüğünden, medya patronlarının durumuna kadar birçok konuya vurgu yaptılar.
Gelen konuklara ve söylemlerine bakınca başka bir şey demek geliyor, onları buraya çağrıcı olan iki meslek örgütüne bakınca başka bir şey demek geliyor.
Özgür basından, kimse yazıları nedeniyle şiddete maruz kalmamalı falan diye devam eden söyleşide bu konukları davet eden iki meslek grubu henüz panelden bir iki gün önce Pusula Gazetesi Sahibi Ali Rıza Tığ’ya yapılan saldırıya bir kınama bile yapamışken,işi kişiselleştiren bir yerde durduklarını gelen konuklar biliyor mu acaba.
Acaba Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin Başkanı Ali Ayaroğlu’nun bir örgütsel çalışma yapacak üyeye sahip mi? diye bir soran var mı, acaba ?.
Yine Aynı durumda her geçen gün üye sayısında eriyen ve etkisiz bir durumda olan KGD Başkanı Osman Sav bu koca koca insanları buraya davet ederken ne düşündü.Yada gelen insanlar bu örgütü nasıl biliyor?
Evet, dışı sizi,içi bizi yakıyor.Bu iki örgüt Başkanları,bu işi illa da debelene debelene, acı çeke çeke yapmak zorundalar mı?
O gün konuşmacı olarak sizleri buraya davet eden meslektaşlarımız size Zonguldak’taki durumunu nasıl anlattı inanın merak ediyorum.
Ve sizde bir lafa kalkıp geldiniz ve Salonda bölgede 50’nin üzerinde basın kuruluşu var denildi.
İzleyen basın mensubu bir elin parmakları kadar azdı. Bunda bir terslik yok mu sizce?
Tüm bunları değerlendirdiğimizde tepeden tırnağa bir değişime ihtiyaç yok mu sizce? Hani bir söz var ya Sadece suç hırsızda mı, ev sahibinin hiç mi suçu yok”
Diğer bir konu’da Sosyalist Sol’a
Uzun süredir kentte özellikle Zonguldak Belediyesi üzerinden yürüyen tartışmalar var.Carfur’un el değiştirmesi,kaçak yapılaşma,kaçak su,yolların,kaldırımların gelişi güzel yapılması,kentleşme adına yakışmayan plansız,programsız işler,katı atık nedeniyle yurttaşlara yüklenen yükler,limanın özelleştirilmesi,Eren Enerji’de işten atılan işçilerin durumu vs.
Bir çok konu var. Örneğin ÖDP, TKP, EMEP,Yeşil ve Sol Gelecek Partisi bildiğim kadarıyla bu partilerin kurulu örgütleri var.Yeraltına girmediyseler Neden kente dair tek bir politik değerlendirme yapılmıyor. Merak ediyorum. Yok mu çözüm önerileriniz?
Demokrasi Platformuyla bu işlerin altından kalkamaz, Sosyalizmi bu ülkeye hakim kılamazsınız!.
Ekim Devriminin 100.Yılı Kutlu olsun
sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
