Hayat felsefesi (14)

Artık ezberleri bozma zamanı geldi diye düşünüyorum… Sistem, kapitalizm önümüze ne koyarsa yemeyeceğiz artık. Bilimsel gelişmeleri kapitalizm belirliyor, kültürü kapitalizm belirliyor, doğayı kapitalizm şekillendiriyor, savaşları kapitaliz yaptırıyor, üretimi kapitalizm yapıyor, teknolojiyi kapitalizm icat ediyor… Yetti gayrı! Yetti artık! Şimdi başka bir dünya arayışı zamanı geldi. Çünkü ben insanım meta değilim. Dünya bir meta değil! Dünya bir gezegen, öyle bir gezegen ki üzerinde canlılar yaşıyor insanlar gibi ve tüm canlılarla biz birbirimizi tamamlıyoruz.

Ama kapitalizm bize dünyayı dar etti. Artık yaşayamaz, nefes alamaz olduk; iş yok, aş yok, hava yok, su yok, gelecek yok!.. Nereye kadar böyle sürecek? Bütün çalışanlar finans kapitale çalışıyor; işçiler, köylüler, esnaflar, tüccarlar, fabrikatörler, devletler, polisler, askerler…Para tüm insanlığı esir almış durumda…

Sorun yaşamayanlar: Avrupa Birliği, ABD, Kanada, Çin ve Rusya. Meksika dâhil Güney Amerika, Afrika Kıtası, Orta Doğu, Güney Asya ise kan ağlıyor! Buralardaki insanlar, madenler sömürülüyor, çevreleri kirleniyor ve savaşlar çıkartılarak insanlık öldürülüyor!

Bir yazı okudum Birgün Gazetesi’nin 4 Şubat 2018 tarihli Pazar ekinde. Vıjay Prahad  yazmış: Başlığı: “Afrika’da maden şirketleri ve çocuklar”. Yazıyı şöyle özetleteceğim:

“Zambiya yoksul bir nüfusa sahip zengin bir ülke. 16 milyon nüfusun 10 milyonu yoksul. Küresel Açlık Endeksi’ne göre açlığın en çok olduğu üçüncü ülke. Orta Afrika Cumhuriyeti ve Çad’da da öyle. Geçen yıl, Yoksulluğa Karşı Hristiyanlar’dan Grogery Chilshe, açlığın işsizliğin sonucu olduğunu ifade etmişti. “Yoksulluğun azabı, halkı insanlık dışı koşullara itecek” demiş.

Zambiya yoksul bir ülke değil. Dünyanın sekizinci bakır tedarikçisi, geçen yıl 100 bin ton artışla 850 bin ton üretti. Fakat ülkede Kanadalı, İngiliz, İsviçreli ve Çinli büyük maden şirketleri var ve bunlar rüşvet yoluyla hükümetin sadakatini kazanıyorlar.

Nijer’de ise Fransız şirketlerinin madenlerini savunan Nijer ordusu, alanda olan Fransız ve ABD ordularıyla yüz yüze geldi.  Bu ortamdaki sonuçlar:

  • Çocukların yüzde 70-80’i okula gidemiyor; okuma yazma bilmiyor,
  • Halkın yüzde 60-70’i yoksul,
  • Madenler yoğun çevre kirliliği yaratıyor( İngiliz yüksek mahkemesi bu konudaki başvuruyu kabul etti),
  • Şirketler sahte gelir göstererek, gelirlerinin 3’te 2’sini kaçırıyor ve vergi cennetlerine gönderiyorlar(Yılda 50 milyar dolar civarında),
  • Şirketler yılda 3 milyar dolar civarında da rüşvet dağıtıyor”.

İşte böyle; savaş, sömürü, cehalet, açlık ve yoksulluk Afrika Kıtasının kaderi olmuş.

Peki, buradan ne anlıyoruz? Tüm yoksul ülkelerde halklarını satan bir yönetici sınıfı var!

Afrika’da bunu gördük. Ortadoğu’da Güney Asya’da, Meksika dâhil Güney Amerika’da halklar aynı kaderi paylaşmıyorlar mı? Paylaşıyorlar.

Bir zamanlar ne derdik: İşbirlikçi sermaye! Şimdine diyeceğiz? İşbirlikçi devlet; işbirlikçi yönetim!

Bakalım Ortadoğu’ya: Krallar var, şeyhler var, başkanlar var ve aile efratlarıyla bir avuç hizmetkârları tarif edilemeyecek kadar varlık içindeler ama halkları yoksul, halkları cahil, halkları mutsuz! Adamlar saraylarda, köşklerde yaşıyor halkları gecekondularda. Petrol paraları savaşlara, silahlara harcanıyor, veya ABD, Avrupa bankalarında yatıyor.

Peki, neden savaşıyorlar, savaştırılıyorlar yalan yere? Etnik, dinsel, mezhepsel nedenlerle. Peki, asıl neden ne? Petrol ve doğalgazın  emperyalist ve sömürgeci devletlerin çıkarları için kullanılması.

Peki, çözüm ne? Halklar yönetime el koyacaklar.  Gerçek demokrasi gelecek.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: