Çekeler yıkıldı Sıra Maden Mühendislerinde mi?

Önceleri yaygın olan, halkı kandırma, farklı düşünmesini sağlamak için ‘maniplasyon yapılıyor’ derdik. Uzun süredir bunun adı ‘algı’, ‘algı operasyonu’, sosyal medya trolleri’ vs. yani güne ve çağa uygun olarak bizde, toplumda şekilleniyor. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’nın dili, davranışını özenenler, onun gibi davrananlar da bu algının bir parçası.

Niye buradan konuya girdin diye merak edenleriniz olur anlıyorum.

Son günlerin güncel konusu yıkımlar. Kıyı Kenar Çizgisi’ni işgal eden yıkımlarla, aynı zaman deng getirilen amatör balıkçı barınakları, çekekler.

Birde kent trafiğini rahatlatma adına yapılan yeni trafik uygulaması.

Tüm bunlar normalde yapılması gerekiyorsa, bir hak hukuk ihlali varsa görevli birimler bunu zaten yapmalı.

Trafikte bir karmaşa, keşmekeşlik varsa düzeltecek makam belli.Başta İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik birimleri.

Fakat yukarıda dedim ya bir algı yayılıyor.Siyasi parti il başkanlarından, meslek odası başkanlarına kadar herkes Emniyet Müdürü Metin Turanlı’ya teşekkür ediyor.

Aslında yapılmayan işler,aksayan işler yapılıyor.Yani görevini yapıyor.Hatta kimi noktalarda Belediye Meclis kararları da hiçe sayılarak hukuksuzluk yapılıyor.Ama algı başka.Diğer asıl mesele Amatör balıkçıların, çekeklerin yıkımı.Asıl algı burada da yaratıldı.Yaklaşık 2-3 yıldır buralarla ilgili kamuoyunda, neymiş efendim buralarda içki içili yormuş,kadın getiriliyormuş,liman için çirkin görünüyormuş,muş,miş..

İçki sadece çekeklerde mi içiliyor? Bana sorarsanız orada birkaç durumu iyi olanın dışındakiler sen, ben, bizim oğlanlar. Yani fakirin bir rakısından, o keyfinden başka ne var. Balığa gitmiş gelmiş, açmış rakısını pişirmiş, yemiş keyiflenmiş. Bu mu şehri batıran, adını kötüye çıkaran. Vay anam vayy.

Bu fakirlerim, zenginler kulübü gibi, köpük banyosu yapmıyorlar, şampanya patlatmıyorlar, eroin, kokain partileri düzenlemiyorlar, günlük ev kiralamalarıyla günlerini gün etmiyorlar. Ne yapıyorlar üç beş arkadaş, dostla, oturup o çekeklerde muhabbet ediyorlar.Haaa etrafları pis mi pis, bir boş vermişlik var mı var.

Ama tüm bunlar o balıkçıların, bir sabah kalktıklarında o yılların emeğini, parasını, iyi ve kötü günlerini geçirdikleri barınakların devlet eliyle yerle bir edilmesini haklı çıkaramaz.

İşte bunda da o dediğimi algı operasyonu yapıldı. Bu kent bu işleri en iyi bilen kent.TTK’da 40-50 binlerden 9 binlere işçilerin düşürülmesi hangi dil ve davranışlarla gerçekleştiyse şimdi aynı dil Liman için yapılıyor.Dün GMİS Genel Başkanı Şemsi Denizer öldürülmeden önce hangi kara propaganda yapıldıysa şimdi liman içinde aynı kara propaganda mekanizması çalışıyor.Aslına bakarsanız kandırılan hep Cumhurbaşkanı, Başbakan olmuyor. Bizde kandırılıyoruz.Çünkü kandırılma da bir ‘algı’nın bir parçası.O nedenle o fakirhane sahipleri,etinden, tırnağından,fedakarlık yapıp başka yerlere harcayacağı paraları,bir kayık, bir çekek alarak,hem kent balıkçılığına katkı yaparak, hem de kendi amatör ruhuyla,eylence yaratarak ortaya çıkardığı değerler bir günde acel acele, geleceğe yönelik ne olacağı belli olmayan bir yıkım varsa orada kuşku duymamak,bunun altında bit yeneği aramamak ta kandırılmışlığın daniskası olur.

Bu kandırılmanın diğer bir dalgası da Maden Mühendisleri Odası ve Lokali’nin bulunduğu binanın da yıkılacağı yaygarası.O da merkezi bir biçimde işliyor.TMMOB’a yönelik genel saldırının bir parçası.Ama orada da gerekçe tıpkı amatör balıkçılarda, çekeklerde olduğu gibi işliyor.Neymiş efendim Oda lokali ne iş görüyor.Yeme-içmenin dışında.

Aynı algı yönetimi orada da işlemeye başladı. Basında o binanın da yıkılacağı, hatta şehir plancısı Gülsüm Yılmaz’ında buna onay verdiği vs.Öncelikle Yılmaz’ın böyle bir tutum içinde olacağına inanmıyorum.Ayrıca bina tapulu yıkılamaz.

Fakat eksik olan şu, kentteki demokratik kamuoyu, bu yıkımların (Balıkçı barınakları) gerçekleştirildiği notalar ile ilgili CHP’nin dışında bir tepki gelmedi.Oysa bu yıkımın esas gerekçesinin Liman’ın kiralama usulü özelleştirilmesi olduğu artık açık.

Bugün çekekler için oluşturulan algı, yarın kent kimliğinde önemli demokratik merkez işlevi gören, Oda ve lokali için oluşturuluyor.Yani kent yoksullarını öteleyen, orta sınıfın yeni yer arayışlarının bir parçası.

Buna dur diyecek olan, meşru ve hak olarak demokratik, emekçi halktan yana politika yapanlar olmalı.

 

Konuyu Haftalık Z Raporunda da gündeme getirmiştim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: