Bu kez Filyos nehrinin denize döküldüğü yerden çağrı yaptılar

TEMA Zonguldak Temsilciliğinin Filyos nehrinin denize döküldüğü alana yaptığı gözlem gezisinde liman inşaatının kuşların barınma alanı olan sulak alanları bozduğu, ırmağın akış rejimini değiştirdiği ve kuş türü sayısını  da azalttığı tespit edildi. 
TEMA Zonguldak Temsilciliği Filyos nehrinin denizle buluştuğu ve kuş Cennetinin bulunduğu  Sefercik mevkiine 1 Nisan Pazar günü bir gözlem gezisi yaptı. TEMA Zonguldak Temsilcisi Berran Aydan, Çaycuma ve Ereğli TEMA’dan da katılımlarla 63 doğa severin ve TEMA gönüllülerinin yer aldığı ziyareti “Dünya Su Günü” nedeniyle yaptıklarını söylerken, suyun olmadığı yerde hayatın da olmayacağını da ekledi. Çok sayıda STK temsilcisinin katıldığı etkinlikte , bölgede uzun yıllardır kuş gözlemciliği yapan BEÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, BEÜ Geomatik Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Gökhan Gürbüz ile BEÜ Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi ve BEÜ Kuş Gözlem Grubu (Karakuş) üyesi Merve Gürbüz çalışmaları sırasında elde ettikleri bulguları katılımcılarla paylaştılar. Yapımı devam eden liman inşaatının, kuşların barınma alanı olan sulak alanları bozduğunu, ırmağın akış rejimini değiştirdiğini ve kuş türü sayısını azalttığını dile getirdiler. Akademisyenler, yapılan çalışmalar kadar avcıların da deltadaki kuş türlerine zarar verdiklerini ifade ettiler.
Sahip olduğu doğal değerleri korumaya çalışıyoruz 

Katılımcılara yaptığı konuşmada, TEMA olarak uzun yıllardır Filyos havzasını korumak için mücadele ettiklerini söyleyen Berran Aydan, “Filyos Endüstri Bölgesi toplam  607 hektardır. Bu alanın 106 hektarı sulak alan, 36 hektarı da ormandır.  4 kilometre uzunluğunda, 300 metre genişliğinde sedde yapılmıştır.  TEMA Genel Merkezi bugüne kadar , burada yapılan çalışmalarla ilgili , birden çok dava açmıştır. Bu bölgeyi de kapsayan 1/100.000 ölçekli Karabük, Bartın, Zonguldak Çevre Düzeni Planı’nın ilgili maddelerine TEMA Vakfı itiraz etmiştir. Ayrıca yıllar içinde bölgeyle ilgili birçok Bakanlar Kurulu kararı alınmıştır. 2009’dan bu yana bu konuda pek çok gelgit yaşanmıştır. TEMA Vakfı Genel Merkezi ve Zonguldak Temsilciliği olarak buranın sahip olduğu doğal değerlerin korunması için  ortaklaşa çalışmaya devam ediyoruz.  2015 yılına kadar TEMA Vakfı olarak 5 dava açtık. Her defasında Mahkeme tarafından yürütmeyi durdurma ya da iptal kararları alındı. Ama ne yazık ki alınan kararlar Bakanlar Kurulu kararlarıyla kadük bırakıldı” dedi.
Su yoksa yaşam da yok

Çevre gönüllüleri olarak Filyos Vadisi ekosisteminin son derece değerli olduğunu anlatmaya çalıştıklarını söyleyen Aydan, “Burası bir sulak alan. Bugün pankartlarımızın birçoğunda suyla ilgili ifadeler var. 22 Mart Dünya Su Günü etkinlikleri kapsamında bu geziyi düzenledik. Çünkü su yoksa yaşam yok. Su yoksa canlı yok. Sulak alanlar dünyamız, insanlarımız  için çok önemli. Bölgemizin en önemli sulak alanı olan Filyos havzası, bize yaşam veren birçok canlı türünü barındırıyor. Bu nedenle mutlaka korunması gerekiyor.

Endüstri bölgesinde ne yazık ki en kirli sanayi kollarına ait yatırımların yapılması düşünülüyor. Enerji (termik santral), demir çelik, çimento gibi sektörlerin  başvuruları kabul edilirse, bu yatırımlar bu  bölgenin sonu olur.
Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya deltasından sonra Karadeniz’in en önemli kuş alanı 

2007 yılından bu yana bölgede kuş gözlemciliği yaptığını söyleyen BEÜ Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sözen, “Biz başladığımızda tespit edilen kuş türü sayısı 200’ün biraz üstündeydi. Biz bunu 306’ya çıkardık. Filyos, Yeşilırmak, Kızılırmak ve Sakarya deltasından sonra Karadeniz’in en önemli kuş alanı. Burada birçok nadir kuş türünü tespit ettik. Örneği Çöl ötleğini bir çöl kuşu olmasına karşın burada kaydettik. Sadece kuşlar değil, bitkiler açısından da önem taşıyor. Örneğin kum zambakları var. Ama liman inşası sırasında derenin o yakasındaki kum zambaklarının alanı tahrip oldu.  Bu tarafta da kamyonlarla kum alınması tahribat yaratıyor. Burası kuş cenneti olarak koruma  altına alındı. Ama Milli Parklar Genel Müdürlüğünce henüz bir resmi statü verilmedi. Bu statü verildiğinde ilk önce buraya araç girişi yasaklanacak, sonra da rehabilitasyon çalışması yapılarak saha temizlenecek. Burası aslında geniş bir sulak alandı, kuşların yaşaması için elverişli alanları oluşturan daha fazla sazlık vardı. Ama yapılan kimi faaliyetler buranın o konumunu bozdu. Liman inşaatı nedeniyle karşı tarafta hiçbir şey kalmadı. Ne yazık ki bu tür faaliyetler yürütülürken ‘üstün kamu yararı’ denilerek doğa gözetilmiyor. Günlük çıkarlar daha çok düşünülüyor. Buraların mutlaka korunması lazım” dedi.

Nehrin ağzı kapanıyor 

BEÜ Geomatik Mühendisliği Bölümü Araştırma Görevlisi Gökhan Gürbüz, “Uydu görüntülerine dayanarak Filyos Irmağı’nın kollarında değişiklikler tespit ettiklerini ‘söyledi. Gürbüz, “Mendireğin inşasıyla birlikte, deniz akıntısı kesildi. Bu da nehrin sediment ya da alüvyon taşınımının güzergahının değişimine neden oldu.  Gelen malzeme ırmağın ağzında birikmeye başlıyor. Bu da nehrin ağzının kapanmasına sebep oluyor. Bu aynı zamanda doğanın da yok edilmesi anlamına gelmektedir. Nehrin iki yakasının set ile çevrilmesi ise memelilerin ya da balıkların suya erişimini engellerken avcıların avlarına ulaşımını önemli ölçüde rahatlatmıştır. Bu da çok ciddi bir sorundur” dedi.

Kuş türü sayısı azalıyor 

BEÜ Biyoloji Bölümü doktora öğrencisi Merve Gürbüz de doktora tezi nedeniyle yaptığı kuş gözlemleri sırasında, kuş türü sayısının azaldığını dile getirdi. Gürbüz, “2010’dan beri bu alanda kuş gözlemi yapıyorum. İnanılmaz değişimler söz konusu oldu. Filyos Nehri Batı Karadeniz’in tek önemli sulak alanıdır. Sulak alanlar, biyolojik çeşitliliğin korunması için vazgeçilmezdir.Türkiyenin 1994 yılında imzaladığı RAMSAR Sözleşmesi ile belirlenmiş toplam 14 Ramsar alanı bulunmaktadır. Suları tatlı, tuzlu ve acı olabilen göller, akarsular ve denizin iç kısımlarında olan ve derinliği 6 metreden daha az olan yerlere sulak alan diyoruz. Bu alanlar canlılar ve ekolojik dengenin devamı için büyük öneme sahiptir. Sulak alanlar, yer altı sularını besler, sel sularını depolar ve besin maddelerini kullanarak (azot, fosfor) suyun temizlenmesine yardımcı olurlar. Filyos deltasında özellikle göçmen kuşların beslenme, barınma ve üreme alanları bulunmaktadır. Türkiye’de bulunan 485 kuş türünün 306’sını burada tespit ettik. Bu çok büyük ve önemli bir rakamdır. Bunun nedeni, farklı habitat tiplerinin bulunması ve alanın kuşların göç rotası üzerinde yer almasıdır. Bu nehir 228 kilometre uzunluğuyla kuşlar için büyük önem taşıyor. Ancak ne yazık ki liman inşaatının başlamasıyla birlikte köklü değişimler yaşanmaya başlamıştır. Kış ortası su kuşu (KOSKS) sayımlarımızda özellikle bölgeyi kışlanma alanı olarak kullanan küçük karabatak türünden tek bir birey bile görülememiştir. Irmağın denize döküldüğü noktaya yakın bir kolu tamamen doldurulmuş durumdadır. Ayrıca bu bölgenin başka kuş türlerinin de üreme bölgesi olduğu bilinmektedir. Liman inşaatı sırasında tıraşlanarak taş ocağı haline getirilen dağda, dünyanın en hızlı kuşu olan gökdoğanların yuva kayıtları vardı. Şu anda bunlar tümüyle yok edildi. Biz hem Filyos Vadisi Projesinin getirdiği sonuçlar, hem de avcılarla uğraşıyoruz’ dedi.

Verilen vaatler resmi belgelere yansımıyor 

Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı Ahmet Öztürk de yetkililerin dile getirdiklerinin aksine kirli yatırım önerilerinin resmi belgelerde yer aldığını söyledi. Ortada büyük bir karmaşa olduğunu söyleyen Öztürk, “Yetkililerin toplum içinde söylediği sözlerin hiçbirinin resmi belgelerde bir karşılığı ne yazık ki yok. Karabük, Bartın ve Zonguldak için hazırlanan Çevre Düzeni Planı’nda ‘Çatalağzı Muslu bölgesinde eşik değerler aşıldığı için planlanan termik santrallerin Filyos yatırım bölgesine yönlendirilmesi gerekir’ şeklinde açık bir ibare var. Yapımı devam eden limanda 25 milyon ton dökme yük alanı olması, buraya çok büyük miktarlarda ithal kömür geleceği endişesini doğuruyor. Burada yapılan kimi düzenlemelerin tümüyle yasaları aşmak için gerçekleştirildiği sanılmaktadır. Çünkü mahkeme kararlarının aşılabilmesi için,  yeni kararlar almak yoluyla,  hukuka uygun  olmayan işler yapıldığı kanısını taşıyoruz.

Devletin doğal alanları insanlardan korumak için çalışmasını beklerken  sanki şimdi durum tam tersi oldu.’ dedi.
ZOKEV Başkanı Zafer Kalafat ise, ‘ Vakıf olarak Filyos Vadisi Projesiyle yakından ilgileniyoruz. Geçtiğimiz yıl Mayıs ayında  projeyi çok yönlü ele almak üzere, Çaycuma’da  ‘Ekonomik ve Ekolojik Sürdürülebilirlik Açısından Filyos Vadisi Projesi Sempozyumu’ gerçekleştirdik. Daha sonra ise bu Sempozyumun bildirilerini kitap haline getirdik. İlgilenenlere bu kitaptan verebiliriz’ dedi.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: