“ PEKİN’e MEKTUPLAR”ımdan…

BU kitabının ARKA KAPAK YAZISI
TARFIMDAN KALEME ALINMIŞTIR-
Mustafa Kademoğlu
(25 YILLIK DOSTUMU YİTİRELİ
6 AY OLMUŞ)
“ PEKİN’e MEKTUPLAR”ımdan…

Giriş / ya da öyküleme
“Aziz Dostum, Sana çok kötü bir haberim var. Hayat bundan sonra benim için de çok tatsız olacak. Doktora gittim. Salı günü sonuçlar çıkacak. Hani düşmelerim vardı ya, asıl nedeni belli olacak”dedin telefonda. ( İstanbul’dalarmış. 25 Haziran Cuma idi günlerden. Ertesi gün biz de Bodrum’a uçacaktık. Ona ivedi iyileşme diledim.)
*
Pazartesi sabahı Bodrum’dan aradığımda Süheyla Yenge çıktı telefona: ”Kısmi felç geçirdi, Acıbadem Hastahanesi’ne yatırdık. Tahliller olacak. Çok perişanız.” demez mi? Şaşkına döndüm. Bu da olacak şey miydi? Ama biz insandık; başımıza her şey gelebilirdi…
Cuma günü niye acile alıp yoğun bakımda incelemeyip eve gönderdiler, sorusu takılı kaldı belleğime.
Belli ki, doktoruna düşememişti.Sonraki günlerde tedavisi yapılmış, cevap vermişti. Sanıyorum 18 Temmuz’da da İsviçre’ye götürülüp rehabilitasyon hastahanesinde tedaviye alınmıştı. O ümitsizdi, bense inanıyorumdum iyileşeceğine. Nitekim, 11 Eylül’de, evinde devam edilmek üzere taburcu edilmişti, Afyon’dan aradığımda.
Sevindim, konuşması düzelmişti. Okuyup, elle de olsa yazabiliyordu. Bastonla da olsa yürüyebiliyordu. Rahatlamıştım. Evde olmayı kimbilir ne kadar özlemiştir ! Şimdi moralman daha güçlü olacak, eski yıllarını yeniden yaşayacaktı. Sanıyorum hastalığın verdiği evhamla : ” Benden artık adam olur mu bilmiyorum” dediğinde 22 Eylül’dü: Bana mektuplar yaz, bir gün onları da kitaplaştırabiliriz. Bu sana iyi gelecektir. Hemen bugün başla yazmaya dedim telefonda.
*
Mutlu olduğunu duyumsadım yanında olmasam bile. Zaten hastalığa tutulalı beri ne aklımdan çıktı, ne de ben rahat edebildim ondan haber alamadığımda, telefonlara çıkamadığında.
En son dün aradım: Bir değil iki mektup yazdım.Postaladım. Artık kaç günde geçer eline bilmiyorum.

Biri bu hastalık süreciyle ilgili; diğeri de İsviçreli 4 kadının bakan olması:

Düşün 7 kişilik kabinede 3 erkek bakan var. Bizim geçmiş kabineleri düşün bir.” diye de muştuladı.
En son dün aradım: Bir değil iki mektup yazdım.Postaladım. Artık kaç günde geçer eline bilmiyorum. Biri bu hastalık süreciyle ilgili; diğeri de İsviçreli 4 kadının bakan olması:
Düşün 7 kişilik kabinede 3 erkek bakan var. Bizim geçmiş kabineleri düşün bir.” diye de muştuladı.
Önerimi olumlu karşılaması da iyiliğine işaretti bana göre. Demek özlemişti yazmayı. Okuyup yazmak, inceleyip araştırmak sürecekti bundan böyle.
________________________
(*) Bir dosya hazırladı. Gönderdi de… Ne var ki, dizgisini de yaptırmıştım. Ama kızı ve eşi engel oldu. Bir daha da görüşemedik…
(**) Nice bayramlara diyorum ZONGULDAK. BU KEZ OLSUN TULUM ÇIKAR. BUNDA BİR HİKMET VAR…

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: