Uyum bozukluğu(*)

Uzun yıllardır yaşamını Almanya’da sürdüren kardeşimiz Çetin Arı, mesleki alanıyla ilgili olarak Berlin’de “BerlinTÜRK” adlı gazetede çıkan yazısını Susma okurlarıyla paylaşmak istedik.

 

Bu ilk yazımda, Sizlere, özellikle yurtdışına yeni gelmiş olanları ve yakınlarını yakından ilgilendiren F43.2 “Uyum Bozukluğu”n dan (Anpassungsstörungen)bahsetmek istiyorum. İçinde yaşadığımız çağ, yazılı insanlık tarihinde görülmemiş yoğunlukta bir bilgi çağı olarak tarif ediliyor ve olabildiğince herşeyin hızla gerçekleştiği, bir haberin neredeyse bir dakikada güncelliğini kaybettiği ve gündelik hayatın bir o kadar da alabildiğine aşırı stres yüklü olarak yaşandığı zamansal bir dilimde yaşıyoruz. İşte bu Değişim, Hız ve Stres’e uyum sağlamak, tabi ki her zaman sanıldığı kadar kolay değil. Bireyler de ve toplumlar da, bu hızla akan Zamana ve Stres’e uyum sağlayamadığında dışa vuran ve ciddi YAŞAMSAL KRİZ e dönüşerek, ruhsal sorunların, adım adım psikosomatik hastalıklara, yani organsal hastalıklara da davetiye çıkardığı ise, yapılan bilimsel araştırmalarla sabit.

Burada ele almak istediğimiz “Uyum Bozukluğu” da, işte bu beklenilenden yoğun gelişen “Değişim, Hız ve Stres”‘ in tetiklediği ve açığa çıkardığı bir ruhsal sorun olarak kabul edilmekte olup, kişide görülen belirtiler arasında ise, KORKU başta olmak üzere, çaresizlik, öfke ve depresiv ruh halinin sıklıkla görülmesi, bireyin tedaviye muhtaç olan ciddi bir ruhsal krizle yani “Uyum Bozukluğu” (Anpassungsstörungen) sorunuyla karşı karşıya olunduğunun da habercisidir diyebiliriz.

Uyum Bozukluğu, yaşamda belirli özgün ve yeni bir durum altında, bu duruma kişinin gösterdiği bir çeşit aşırı reaksiyondur. İşte bu reaksiyon, aynı zamanda Uyum Bozukluğunu da tetikleyen etkendir. Bu durumda olan tanıdıklarımız, örneğin yurdışına gelmiş öğrenciler, gelinler, damatlar ve yine burada yaşayan ama ani iş yeri değiştirmek zorunda kalan yerleşikler, beklenmedik ama kişileri sarsıcı her yeni ve kendi ölçülerine göre sıradışı psikosoyal bir gelişmeye bağlı olarak, örneğin işini kaybetme, okul değiştirme, bürokratik handikaplar vd. işte bu vb. farklı durumların tetiklediği ve ortaya çıkardığı mevzubahis “Uyum Bozukluğu”nu yaşamaya başlayan kişilerde, sıklıkla görülen semptomlar arasında, süregen bir korku, uyku bozukluğu, öfke patlamaları, içe kapanma, susma, depresiv bir ruh hali, ve çaresizlik gibi bir takım belirtileri sayabiliriz.

Fakat Uyum Bozukluğu kalıcı bir rusal handikap olmayabilir. Bu, kişide bu krizi tetikleyen yeni durumun zaman uzunluğu ve kısalığı, yine yaşanan bu yeni ve beklenmedik olayların ve gelişmelerin şiddeti ve kapsamı, yine en başta da Kişinin krizlerle başetme kapasitesi ve geliştirdiği savunma stratejilerinin başarısıyla, doğrudan bağantılı olarakta ele alınabilir.

Yine bu yaşamasal kriz içinde bulunan Kişinin içinde bulunduğu, çevre, aile ya da iş ve okul arkadaşlarının, bu durumda ki bir Kişiye anlayışlı ve bilinçli yardım eder bir pozisyon almaları durumunda, belki kısa sürede aşılabilecek bir sorun olmakla birlikte, ve fakat bunun tersi durumlarda ise, yani pozitif bir ailesel ve çevresel ortam yerine, negatif bir çevre, duyarsız bir aile ve yaklaşımlar durumunda ise, uzun süreli ve derin yaşamsal krizlere, hatta az sıklıkla görülse de Depresyona dahi dönüşebilir. Bu durumdaki kişilerin derhal terapistlerden yardım alması kaçınılmazdır…

Uyum Bozukluğu tanısı ICD-10 de, yani Dünya Sağlık Örgütü tarafından berlirlenmiş olan, Internationale Klasifikation Psychischer Störungen, ICD-10 V Kapitel (F) de yani, Uluslarası Psişik Bozuklukların Sınıflandırılması anlamına gelen Kataloğun 5. sinde ve F bölümünde yer alan kriterlere göre tanımlanmış bulunmaktadır. Buna göre de, örneğin, “böylesi bir krizin, tanımlanabilir psikososyal bir gelişmenin neticesinde ortaya çıkmış olması gerekir. Yine bu semptomlar (berlitiler) mevzubahis yaşanmış olay ve olgulardan sonra ki ilk 1 ayda ortaya çıkmış olması gerekir. Ayrıca bu ortaya çıkan sepmtomlar ve davranışların, başka bir ruhsal hastalık kriterlerini de bire bir tanımlamıyor olması gerekir”, denmektedir. Yine bu semptomların da 6 aydan fazla sürmemiş olması (eğer Uyum Bozukluğuna bağlı olarak ortaya çıkmış bir depresiv reaksiyon mevzubahis ise bu durumunda 2 yıldan fazla sürmemiş olması ise esas alınıyor). “Uyum Bozukluğu”na dair Hasta Tanısı ICD-10 de bu verilere göre yapılmakla birlikte, Amerikan Psikiyatri Birliği Tanı Kriterleri, DSM IV Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders’ a göre ise Uyum Bozukluğunun tanısı yapılırken, örneğin ICD-10 de Uyum Bozukluğunu tetikleyen psikososyal gelişme sonrasın da ki ilk 1 ayda yaşanmış olması esas alınırken, DSM-IV de ise 3 ay içinde yaşanmışlık kriteri esas alınmıştır ve yine ICD-10 de F43 başlığı altında Akut Stres Reaksiyonu (Akute Belastungsreaktion) ve Travma Sonrası Stres Bozuklukları (Posttraumatische Belastungstörungen) aynı başlık altında toplanmışken, buna karşın Amerikan Psikiyatri Birliği’nin kabul ettiği tanı kriterleri DSM IV te ise, hastaların lehine olarak olarak “Uyum Bozukluğu” başlığı ayrı ele alınarak, tanı kriterlerine psikososyal gelişmelerin neden olduğu verisine ek olarak, özellikle çağımızda insanların en sıklıkla yaşadıkları “Mobbing” gibi, iş yerinde yaşanan olumsuz gelişmelerin de, “Uyum Bozukluğu”na neden olan temel ve psikososyal gelişmerden olduğunun altı çizilmiştir.

Bu durumda Uyum Bozukluğu sorunu yaşayanlara hangi Terapiler önerilebilir denecek olunursa, Bilişsel Davranışçı Terapi(Kongnitive Verhaltenstherapie) & EMDR Terapi(Eye Movement Desensitization and Reprocessing) Göz hareketleriyle duyarsızlaştırma ve yeniden işleme) ve beraberinde YOGA, vb. Rahatlama Teknikleri ve yine Konuşma Terapisi (Gesprächstherapie) yada Vehaltenstherapeutische Ansätze mit dem Ziel der Verbesserung der Kommunikations-und Problemlösungsstrategien yani Davranış Terapisi yöntemleriyle iletişim kurma ve ve problem çözme stratejilerinin geliştirilmesini önerebilirim.

Bir daha ki yazıda görüşmek üzere hepinize güzel ve huzurlu günler dilerim.

 

(*) Çetin Arı /04.06.2018

 

https://cetinari-traumatherapie.blogspot.com/2018/04/soylesi.html

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: