Tüketim medeniyeti

Dünyanın neresinde olursanız olun, emek- sermaye çelişkisi hep aynıdır. Toplumsal sorunlar, üretim tüketim ilişkileri, pazar sorunu, sömürü sorunu ve sınıfsal sorunlar arasında bir fark göremezsiniz. Kimi devletler kapitalizmi geliştirerek emperyalizme yedeklenmek isterken, kimileri karşı çözümler arıyorlar. Türkiye halkı ise bu sıkıntıyı aşmaya çabalıyor.

Türkiye, kapitalizmi geliştirmek, emperyalizme yedeklenmek için “24 Ocak 1980 İstikrar Tedbirleri”nden beri uğraşıyor. Yedeklenme Turgut Özal ile başladı ve “Başkanlık” sistemi ile devam ediyor. Başkanlık sistemine başta sosyalistler olmak üzere CHP ve diğer burjuva partiler karşı çıkarken umudunu CHP’ye bağlayanlar, yönetimde bir kararsızlık ve lider sorunu var, diyorlar. Kimi çevrelerse, “meseleyi lider sorununa bağlamak doğru değil, gerçek liderler sipariş ya da seçimle ortaya çıkmaz, onlar önemli ve değerli süreçlerin kitleleri kucaklayan iddia ve eylemlerinin sonucu ortaya çıkarlar. Sayın Kılıçdaroğlu ve İnce, böyle bir süreç sonucu ortaya çıkmış değiller, diyor. Kapitalizmden kurtulmak, tartışmayı asıl zeminine taşımayı gerektirir. Önümüzü görebilmek, yolumuzu bulabilmek, cinnet tablosundan çıkmak, ancak radikal bir eleştiri ile mümkün olabilir. Başka bir ifade ile düşünce ve yaşam tarzımızı, üretim ve tüketim alışkanlığımızı değiştirmeden, şeylerin seyrini değiştirmek mümkün olmaz. Zira realiteyi anlamadan, onu değiştirmek mümkün değildir. (Mustafa İlker Gürkan ABC Kritik, Ne ile Cebelleştiğini Bilmek, 29.07.2018).

Kapitalizmin hedefe ulaşmasında eğitimin rolüne dikkat çekenler; “toplumsal yapının değiştirilmesinde, yönetici azınlığın, yönettiği çoğunluğun mutluluğuna engel olduğunun bilinmesi, en geçerli ölçüdür. Bunun ölçülebilmesi, üretken güçlerin gelişmişliklerine ve bireylerin yapmak istediği işlere yönelimlerinde ne kadar az engellemelerine bağlı” olduğunu belirtiyorlar. (Hasan Güneş, 26.07.18).

Latin Amerika bize hayli uzak, ne kadar uzakta olsa da örneğin Uruguay’daki bir olay her iki toplumu anında ilgilendirebiliyor. Uruguay halkı emperyalizme karşı mücadele etmiş bir halk. Kendine“Tupamoros örgütünün lideri Jose Alberto Mujica Cordano’yu Ekim 2009da devlet başkanı seçti. Mujika, Küba Devriminden etkilendi, sosyalist ve merkez politika sözü ile halkta güven yarattı. Maaşının %90nını yoksul ve ihtiyaç sahiplerine vererek mütevazi bir yaşam sürdürüyor. İki polis koruması ve üçayaklı bir köpeği, 1987 model kurşungeçirmez bir kaplumbağa arabası var. Bir Arap şeyhi kendisine 1milyon dolar teklif edince; “Bana yoksul başkan diyorlar, oysa ben kendimi öyle hissetmiyorum. Yoksul insanlar sadece pahalı bir yaşam tarzı tutturmak için koşturan ve her zaman daha fazlasını isteyenlerdir” diyerek teklifi reddeden Mujika, haşhaşı serbest bıraktı,* işsizliği %5e düşürdü ve kişi başına 17 bin dolar sağladı. Dünyada ve ülkesinde kapitalist üretime, özellikle de tüketime dikkat çeken Mujika, “Kirlenme tüketim medeniyetinin bir sonucudur, zengin olmak isteyen insan, eninde sonunda ruhunu şeytana satar, bu çağın hastalığı” diyerek lüks üretim ve tüketime karşı çıkmaktadır.          “Tüketim medeniyeti, bir örümcek ağı gibi hepimizi yakalıyor. Mutluluğu, bitmek bilmeyen bir iştahla bir şeyler satın almakta sanıyoruz. Bu sistemde bozulmak kolay”, “Bana kalırsa, köle olanlar, servetlerinin içinde boğulup kalanlardır.” “Bana fakir demek yanlış, ben tutumlu bir insanım. Asıl fakirler, yaşamdan sürekli talebi olan ve elde ettikleriyle yetinmeyen insanlardır. Ben elimde bir bavulla dolaşıyorum. Bu bana istediğim yaşam için yeterli zamanı veriyor. Asıl özgürlük yaşamak için kazandığın zamandır”. “Evsizler için ev, suyu olmayanlar için su, ekmek lazım. Sen böyle bir dünyada özel uçağım olsun, diyorsun. Eğer herkes daha fazlasını isterse bir gün kimseye bir şey kalmayacak.” Kapitalizm, ekonomimizi, politikamızı, alışkanlıklarımızı, yaşamlarımızı düzenliyor, bize faiz oranları ve kredi kartları ile mutluluğun yeni adresini veriyor.”

Zonguldak ve Kozlu halkı, kendi yaşamlarının, kültürel ve ekonomik alışkanlıklarının yerel ve dışarıdan gelen sermayenin belirlemesine, onlara yedeklenmek isteyen başkan adaylarına ne kadar izin verecek, yaşayıp göreceğiz.

(*)4000 yıl önce Çin’de bulunduğundan beri bağımlılık yapmamış ve insan öldürmemiş bir haşhaş

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: