Artık düşündüğümüz gibi yaşayacağız

İnsanoğlu topraktan gelip toprağa gidiyor. Hemen her gün ona basıyor, eşeliyor, ona can veriyor, orada yeni yaşamları filizlendiriyor ve mutlu oluyor. Ama ne var ki kapitalizmin vahşileştiği günümüzde bir de bakıyor, çevresine asfalt yollardan, gökdelenlerden, lüks plaza ve AVM’lerden oluşan bir kabuk örülmüş. Bu kabuk onu sıkıştırıyor ve nefes aldırmıyor.

İster kentte, ister köyde topraktan elini çekmedi hiçbir zaman insanoğlu. Çevresindeki kabuk, ipek böceği kozası bile olsa delip çıkmak istemiştir kentlerin beton yığınları arasından.

Ovacık insanı da belediyecilik ve özyönetim alanında kabuğunu kırıp özgürleşmek isteyen bir ipek böceği gibi kapitalizmde örneğine az rastlanır bir yönetim oluşturur. Tunceli’nin Ovacık ilçe halkı 2014 yerel seçimlerinde TKP’li Fatih Mehmet Maçoğlu’nu belediye başkanı seçer. Maçoğlu, %36 ile TKP ve Demokratik Haklar Federasyonu’nun ortak adayı olarak seçilir.

İsterseniz, yerel seçimler arifesinde farkındalık yaratmak amaçlı, kendimizden bir şey katmadan, kendisinden hayli söz ettiren F Mehmet Maçoğlu’nun uygulamalarından edindiğimiz bazı bilgileri yereldekilerle paylaşalım. Belki birilerine ilham kaynağı olur.

Fatih Mehmet Maçoğlu göreve gelir gelmez makam odasının kapısını kaldırdı, isteyen herkes şimdi ona rahatlıkla ulaşabiliyor.

*Makam aracı kullanmaktan vazgeçti, aracının yakıt giderini toplu taşımaya aktardı.

*Belediyede on bin kitaplık bir kütüphane açtı, bir saat kitap okuyan bir saat bisiklet turu yapıyor.

*650 dönümlük hazine arazisini tarım amaçlı halka açtı. Burada hem organik fasulye, nohut ve patates yetiştirilirken, hem iş gücü oluştu, hem de boş araziler üretime açıldı.

*Toplu taşımayı ücretsiz yaptı. Melih Gökçek, “Ankara’da otobüsler bayram süresince ücretsiz” tweti atarken. Maçoğlu da Gökçek’e “Ovacık’ta 365 gün 6saat ücretsiz, neyin havasına giriyorsun böyle büyük harflerle filan, Melih Gökçek” der.

*Suyun metreküpünü elli kuruş yaptı.

*Hopa’da selden zarar gören halka iki tır yardım malzemesi gönderdi.

*Organik fasulye, nohut ve patatesin ardından Ovacık, Pülümür ve Hozat’ta organik bal üreten 40 arıcıyla anlaşarak balları satışa sürdü.

*Belediyede kadınlar, engelliler, gençler ve esnaf tarafından komisyonlar kuruldu, toplantılar şimdi aylık anonslarla halka duyuruluyor.

*Kendisinden önceki borçları ödedi, şimdi bütçe açığı yok, harcamaları aylık olarak belediye binasında yayınlıyor.

*Çöpleri ilçe halkıyla birlikte topladı

*Maaşından öğrencilere burs ayırdı.

*Önümüzdeki hedef, 50 ile 100 lira arasında değişen kiralarla ucuz ev projesi.

İstanbul da komünist bir başkan tarafından yönetilseydi olası muhtemel gelişmeler ne olabilirdi, diyor yazar ve okuyucuyu bir fikir oluşturmaya davet ediyor.

*Sur önlerinde kendi bahçelerinde tarımla uğraşan insanların toprakları elinden alınmak yerine onlara destek olunur ve AVM cenneti yerine yeşil bir İstanbul’da yaşanırdı.

*Raylı sisteme daha çok ağırlık verilir, ulaşım ucuz olur, yaşlılar ve öğrenciler bedava taşınırdı. *Mahallelerde halk meclisi kurulur ve halk yönetime katılırdı.

*Başkan kazandığı paralarla “tatlıcı” yerine eğitim, kültür, spor, sanat vs açma yoluna giderdi.

*Zenginlerin yalıları, villaları, yatları için uğraşan bir belediye yerine gecekondu mahallelerine eğilen bir belediyeciliğin tadına varırdık

*Baleyi, tiyatroyu, operayı, modern sanatları gereksiz görmeyen, sokak sanatçılarına destek olan bir belediye olurdu.

*Su sadece 15 çocuğu olan ailelere değil, herkese ucuz verilirdi.

*Her boş alan inşaat yapılmak üzere sermaye sınıfına tahsis edilmezdi.(Onedio.com, 14 Aralık 2017).

“Aslında hangi siyasetten gelirseniz gelin önünüzde bir mevzuat var ve o sizin çalışma alanınızı daraltıyor, tabi ki belediyeler mevzuat çalışma alanını daraltıyor diye durmaz. Bizim diğer sistemden farkımız, halkın çıkarını göz önünde tutmaktır. Bunların bir bölümü yasal zeminlere uygun da olmayabilir. Ama zorlayacağız. Bunu yaparken belki mahkemelere de düşeceğiz, ama ısrar edeceğiz” diyor Maçoğlu. Ovacıklı Ayfer Yılmaz da, “Artık daha adil bir yönetim var, biz kendimizi yönetiyoruz. Ovacıklılar bugüne kadar sosyalist düşünüp kapitalist yaşıyorduk. Artık düşündüğümüz gibi yaşayacağız” diyorlar.” (Burcu Ünal, Milliyet, 24.08.2014).

Bizim yerel yöneticilerimizin de günün birinde böylesi projeleri olur mu dersiniz. Kim bilir belki de olur. Gerçek mutluluk, “düşündüğü gibi yaşamak” değil mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: