Tersine dönmüş dünyayı anlamak (*)

“İnsan kendini, insan olarak idrak etmedikçe, dünya onun için, tersine dönmüş demektir” diyen Marks, metafizik (dinsel) yaşamın, bugün milyarlarla ifade edilebilecek sayıda “kendini bulamamış ya da tekrar kaybetmiş insan”ı anlatır.

Günümüzün birçok yazar, düşünür ve sosyal bilimcisi emperyalizmin, yerli işbirlikçi iktidarlarıyla birlikte dünya halkları üzerinde kurdukları otoriter, baskıcı sistemler karşısında, sosyalistlerin halkın yanında alternatif oluşturamadıklarından hareketle sermayenin saldırısına karşı konulamadığını gündeme taşımaya devam ediyorlar. Bu eleştiri Sanatçı Haluk Levent’in iyilik amaçlı AHBAP platformunu hatırlattı. Diyalektik düşünen biri için, sebepsiz hiçbir şey olmaz, yapacağınız bir işin, yazacağınız yazının da bir dayanağı ve bir sebebi olmalı ki mesaj yerine ulaşsın. AHBAP kısaca, Anadolu Halk ve Barış Platformdur. Anadolu’nun birleştirici, dayanışması paylaşması ve sevgisi üzerine inşa edilen, kan arayanından alın da bursa ihtiyacı olan öğrencinin kalemi, defteri, kıyafeti için insanlara açık açık “desteğinize ihtiyacımız var” ricasında bulunan ahbaplar eliyle yürütülüyor.

Sosyalistlerin alternatif olmada sıkıntılı oldukları doğrudur. Ancak arayı ısıtacak ve yakınlaştıracak AHBAP cinsinden bir sebebe de ihtiyaç vardır. Bugün dünya insan için tersine dönmeye devam ederken sosyalistlerin de bu tersine dönüşü doğru anlamaya ve halkla ilişki kurmanın yollarını keşfetmeye ihtiyaçları olduğu da ortadadır.

İnsanlar emek ürünlerini niye birbirlerine satar da ürettiği hizmet ya da ürünü birbirine olanca insan sıcaklığıyla karşılıksız vermez? Özel mülkiyet niye kutsaldır? Herkesin niye ayrı çıkarı vardır? Herkes niye birbirinin kuyusunu kazar? İnsanlar niye birbirlerini ve doğayı katlederler? Asıl açıklanması gereken bu akıl dışı, insanlık dışı işleyişler değil midir? İnsanlık bu cinnet halinden nasıl kurtulacaktır? Sorgulanması gereken asıl bunlar değil midir?

Cevap bekleyen bu soruların altından ne çıkar biliyor musunuz? Tek kelime ile yabancılaşmış ilişkiler ve sahici insan toplumu olamamak. Yabancılaşma, insan ilişkilerinin sapkınlaşması, bu yüzden insanın kendisini insan olarak duyumsamamasıdır. Yabancılaşma, insanın kendi emeğine, kendi emek ürünlerine, öteki insanlara ve kendi insan doğasına yabancılaşmasıdır. Yabancılaşmayı sağlayan ücretli emeği, yalıtık bireyi, işbölümünü, özel mülkiyeti, değişim değerini, parayı, fiyatı, faizi, pazarı, rantı, dünya pazarını, sınıfı, hukuku, eğitimi, devleti ve adalet gibi kapitalizmin temel direklerini doğru okumaya ihtiyaç var. Zira kapitalizmin kuşaklar boyu yoğurduğu, günümüz insanına son derece doğalmış gibi görünen ve yine insan bilincine öylesine yerleştirilmiş olan bu normlar, insanın kendini insan olarak idrak etmekten uzaklaştırmış, emeğine ve kendine yabancılaşmıştır.

İnsanlığın ortak ürünü olan Bilgi Yoğun Teknolojiler günümüzde emeğin üretkenliğini olağanüstü arttırırken, iş saatlerinin azaltılmasını sağlayamamış, para değeri olarak üretilen bu ürünler, stokları şişirmiş ve ekonomik krizler kapıya dayanmıştır. Krizler de işçinin önüne, onları işsiz bırakan, açlığa mahkum eden düşman güçler olarak çıkmıştır. İşte ülkenin hali bu!

Kapitalist üretim sürecinde yeteneklerini kaybeden insan, kendisini insan olarak teyit ve ifade edemez oldu. Çoluk çocuğunun nafakası için emeğini satan insan, zihinsel ve fiziksel enerjisini özgürce geliştirebilir mi, bedenini yorup zihnini köreltirken mutlu olabilir mi? Yaşamını yalnızca geçime feda eden insan, yaratıcılığına ve kendi doğasına yabancılaşır elbet. Küresel sermaye, yerel iktidarlarla birlikte otoriter ve aynı zamanda dinsel öğretilerle emeğe cinnet geçirtirken Marks’tan referansla din, dünyanın genel teorisi oluyor, tüm bilgiler orada toplanıyor, sorunların çözüm yeri, moral kaynağı ve tesellisi oluyor. Şimdinin, kendini insan olarak idrak edemeyen insanı, bir imamın aklıyla düşünüyor ve çözümü onun aklında arıyor.

Sosyalistlerin, kadim çağlardan buyana destanlarda, dinsel, mistik sistemlerde, felsefi akımlarda işlenerek kolektif bilince iyice yerleşen yabancılaşmanın üzerindeki mistik örtüyü kaldıracak ve tersine dönmüş bu dünyayı tekrar tersine döndürerek bugünkü insanla birlikte alternatif oluşturacak deneyimleri mutlaka var.

(*) Bu yazıda Marks Gerçekte Ne Dedi, Yusuf Zamir, kaynağından yararlanılmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: