Paranın (Dolar) Saltanatı

Dolar, bugünlerde TL karşısında saltanat sürüyor, TL ise dolar karşısında tutunmaya çalışıyorsa da işi zor, çünkü piyasalar çok hareketli ve cep yakıyor.

Para, kapitalistin vazgeçilmez bir değişim ve ticaret aracıdır. Kapitalist bir metaı, yani malı, ürünü ticari amaçla düşük değerden satın alıp üstüne istediği değeri yükleyerek satar. Ancak değişim değeri, yalnızca “değişim” olduğu zaman gerçekleşir. Değişimin olmadığında ürüne ne kadar emek zamanı harcanırsa harcansın, ya da ürün ne kadar kullanışlı olursa olsun üretilen bir değer olmaz. Marks değişim değerini, işçiler iş güçlerini, kapitalistin elindeki ürün ile değiştirirler ve bu değişim belli bir oranda olur. Yani şu kadar paraya, şu kadar işgücünün şu kadar süreyle kullanılmasıdır. Örneğin, 12 saatlik süreye 2mark, 2marklık işgücünün öteki ürünlerle değişilme oranı, işgücünün değişim değerini ifade eder” der.

Kurdaki bu hızlı değişimi kabaca anlamak ve irdelemekte yarar var. Bir ülkenin para biriminin değeri, yani “kur” başka bir ülkenin para birimi cinsinden değer olarak ifade edilir. Para birimlerinin çoğu serbest piyasada alınıp satılmakta ve değerleri de arz ve talebe göre oluşmaktadır. Şimdi kurları en çok nelerin etkilediğini birer cümle ile açıklamaya çalışalım:

Enflasyon, düşük enflasyon oranına sahip bir ülkenin parası, yüksek enflasyona sahip bir ülkenin parasına göre daha değerlidir. Enflasyonun yüksek olması yerli malların fiyatlarını arttırır. Yüksek faiz, yatırımcılara fazla getiri sağlarken üretimi sorunlu duruma getirir. Cari açık ise, bir ülkenin döviz harcamasının daha fazla olduğunu gösterir. Cari açıkta döviz talebi artarken yerel para birimi değer kaybeder. Dış ticarette denge bozulur. Dışardan elde edilen gelir, dışarıya ödenenden daha az olur. Dış ticaret açık verir. Kamu borcu, yatırımları olumsuz etkiler, enflasyonu tetikler ve kamu açığı için para basılır. Ülkede politik ve ekonomik istikrar yatırımcı için önemlidir. Yabancı fonların tercihi, risk ve dalgalanmaların düşük, istikrarın olduğu ülkelerde yabancı para girişi artar ve yerel para karşısında döviz ucuzlar. Üretim artar, ihracat patlar. Döviz geliri, giderini fazlası ile karşılar. İhracatın, ithalatı karşılayamadı zaman döviz açığı büyür.

Bu kısa açıklamadan sonra, dolar- TL kurundaki yükseliş ve birden düşüşün sebebini, İktisatçı Mahfi Eğilmez’den izleyelim. M Eğilmez: “Hızlı yükselmenin nedenleri belli, onlar üzerinde çok duruldu. Türkiye’de hukukun üstünlüğünün ve yargı bağımsızlığının giderek kaybolması, TBMM’nin sadece süs olarak kalması, ekonomide doğru adımların atılmamasına ek olarak son dönemde yaşanan İstanbul seçimleri krizi ‘kuru’ hızla yukarılara taşıdı. Birçok kişi işin siyasal yönüyle ilgilenmeyip ekonomik yönüyle ilgilenirken şimdilerde hukuk demeye başladı. M Eğilmez devamla, “Dolar hafta başında 6.25e yükseldi, sonra hızla 5.98e düştü. Bunun sebebi Merkez Bankasının faiz oranını %25,5e çıkarması ve kamu bankalarının piyasaya önce 1milyar, daha sonra 4,5milyara dolar sürmeleri ile TL’ye değer kazandırmaları sağlandı.”(12.05.2019 abcgazetesi.com ).

Üretimde işçilik her zaman para kazandırmıyor. Kapitalist istediği zaman parasına da para kazandırabiliyor. Ama bu insanların cebini yakmadan olmuyor. Bir İngiltere örneği ile bağlayalım: “İngiltere’nin yönetici sınıfları 19. yüzyılda, işçi sınıfının sömürülmesi ve geniş İngiliz sömürgelerinin soyulması sayesinde büyük servetlere sahipti. Sermayelerinin az bir bölümünü sanayiye, büyük bölümünü bankalara yatırmayı tercih ediyorlardı. İngiliz bankaları kadar elinde sermaye bulunduran başka bir kapitalist ülke bankası yoktu. I.Dünya savaşının başlarında İngiltere’de dokuz banka başrol oynuyordu. 19.yy da olduğu gibi 20.yy başında da ABD’de de içinde olmak üzere tüm dünyanın tüccar, bankacı ve fabrikatörleri kendilerini, yeryüzünün çeşitli bölgelerinde şubeleri bulunan en önemli İngiliz bankalarının onlara verdiği borçlara sistemli şekilde başvurmak zorunda hissediyorlardı. Dış ülkelere verilen bu borçların karları İngiliz bankacılarına, İngiliz burjuvazisinin servetlerini daha da çoğaltan büyük karlar getiriyorlardı. (Yakın Çağlar Tarihi, Yordam Kitap, N.V Yeliseyeva, sayfa 240).

Kemal Kılıçdaroğu iktidara, İngiliz bankalarını zengin ettiniz, diyordu ya. Dünya işçi sınıfı “Emek Bankacılığı”nın yolunu açmaya çalışıyor

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: