Maraş, Çorum Aydınlatılabilse Sivas Olmazdı

Sivas katliamında hayatını yitirenŞair Metin Altıok’un kızı Zeynep Altıok Akatlı, anma toplantısı için geldiği Zonguldak’ta, “15 bin kişi içinden cımbızla çekilir gibi belirlenen 124 kişi yargılandığı davada 33 kişi idam cezası aldı. İdam kaldırıldığı için cezalar müebbede çevrildi. Biz bunların kaçı halen cezaevinde bilemiyoruz. Bu bilgi sır gibi saklanıyor” dedi.

 

Zonguldak Demokrasi Platformunun 2 Temmuz Sivas Katliamı anma etkinlikleri kapsamında Zonguldak’a gelen CHP eski milletvekili Zeynep Altıok Akatlı, moderatörlüğünü TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı’nın yaptığı söyleşide önemli açıklamalarda bulundu. Aynı zamanda 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak Oteli’nde katledilen şair Metin Altıok’un kızı da olan Zeynep Altıok Alatlı, Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfının (ZOKEV) ev sahipliğini yaptığı etkinlikte katliam sanıklarının derin güçlerce korunduğunu söyledi. 2 Temmuz günü önceden planlanan etkinlikler nedeniyle Zonguldak’a gelemediğini söyleyen ve bunun için özür dileyen Altıok Akatlı, “26 yıldır bu katliamın unutturulmaması için uğraşıyoruz. Gittiğim her yerde bir arpa boyu yol alamadığımızı anlatıyorum. Bir iyilik rüzgârı gelip de bir şeylerin değişmesini sağlamıyor” dedi. Hiçbir şeyin birden bire olmadığını söyleyen Altıok Akatlı, “İçinden geçtiğimiz bu karanlık, ülkeye egemen olan linç kültürü birden bire olmadı. Faili meçhul cinayetler, Maraş, Çorum, Sivas, Roboski, 10 Ekim katliamları bu karanlık günleri hazırladı. Tek adam rejimini meşrulaştıran rejim dönüşümü, ta o günlerden başlayan sürecin sonucu olarak ortaya çıktı. Sivas katliamı cezasızlaştırma meşruiyeti üzerine kurulmuş adaletsizlik sürecinin sonucudur” dedi.

Maraş, Çorum Aydınlatılabilse Sivas Olmazdı 

Altıok Akatlı sözlerine, “Sivas da birden bire olmadı. Şayet Maraş katliamı aydınlatılabilmiş, suçluları cezalandırılmış olsaydı, Çorum olmayacaktı. Onlar aydınlatılabilse Sivas olmayacaktı. Sivas aydınlatılabilse 10 Ekim, Roboski katliamları olmayacaktı. Eğer Sivas olmadan önce adalet olsaydı, o aydınların katli, faili meçhul cinayetler aydınlatılabilmiş olsaydı, o güruh bu kadar özgüvenli bir şekilde katliam yapamazdı. Bu saldır aynı zamanda çağdaşlaşmaya, bilime, özgürlüğe, kısaca cumhuriyete yönelikti. Anımsayın saldırganlar ‘Cumhuriyet burada kuruldu burada yıkılacak’ diyordu. Ben orada babamı kaybettim. Ama bana daha çok acı veren bir görüntü var. O kanlı günde yüreğime yapışan o görüntü, 7-8 yaşındaki evladını yakılanları daha iyi görsün diye omuzlarına alan bir babanın görüntüsüydü. Bu nasıl bir travmadır? Bu nasıl bir insanlık yitimidir? Bahsettikleri kindar nesil böyle yetiştirildi. O nesil daha sonra RakelDink’in ‘Bebekten katil yaratan karanlık’ çığlığında ifadesini buldu” diyerek devam etti.

Düşünceden Tahrik Olma Özgürlüğü Olma Diye Bir Şey Var 

Sivas Davası süreciyle ilgili değinilerde de bulunan Altıok Akatlı,  “Bu ülkede düşünceden tahrik olma özgürlüğü olma diye bir şey var. Katliam sanıklarına hep böyle yaklaşıldı. Bugün bir twit attı diye insanlar sabaha karşı evi basılıp tutuklu olarak yargılanırken Sivas sanıklarının birçoğu tutuksuz yargılandı. Bu nedenle birçoğu da kaçtı. Hepsinin nerede olduğu çok iyi bilindiği halde, bilinçli olarak üzerlerine gidilmedi. Cuma namazından sonra Madımak önünde toplanan ve ‘höt’ desen dağılacak 500 kişi müdahale edilmediği için, 8 saat sonra 15 bin kişiye ulaştı ve oteli ateşe verdi. 15 bin kişi içinden cımbızla çekilir gibi belirlenen 124 kişinin yargılandığı davada 33 kişi idam cezası aldı. İdam kaldırıldığı için cezalar müebbede çevrildi. Biz bunların kaçı halen cezaevinde bilemiyoruz. Bu bilgi sır gibi saklanıyor. Ben milletvekili iken bunu bir soru önergesi ile sordum. Soru önergem TBMM Başkanı tarafından ‘Kişisel soru soramazsınız’ diye geri çevrildi. Düşünebiliyor musunuz, böyle bir katliamın yargılamalarla ilgili bilgilerine bile ulaşamıyoruz” dedi.

Devlet Kaçan Sanıkların Hepsinin Nerede Olduğunu Biliyor 

Türkiye’deki Sivas dışındaki tüm katliam davalarının zaman aşımı nedeniyle kapatıldığını söyleyen Altıok Akatlı, “Sivas Katliamı sanıklarından yurtdışına kaçanların birçoğu devlet tarafından Toplantı ve Gösteri Yasası’na muhalefet suçunu istediği için iadesi isteniyor. O ülkelerde izinsiz gösteri yapmak suç sayılmadığı için de iade edilmiyor. Bir sanık yurtdışında kaçtığı ülke tarafından yakalandı, sınıra kadar getirildi. İade için yapılması gereken yazışmalar, işlemler bilinçli şekilde geciktirildi. Epey bir bekleyişin ardından sanık 50 bin avro kefaletle serbest bırakıldı. Siz böyle bir rakamı kısa sürede bulabiliyorsunuz, birileri tarafından korunuyorsunuz demektir. Çok açık söylüyorum, devlet kaçan sanıkların hepsinin nerede olduğunu biliyor, bizler de biliyoruz. Aranan şahıslardan biri dönercilik yapıyor mesela. Ama üzerine gidilmiyor, sistemli şekilde saklanıyor” dedi.

Adalete Çok Susadığımız İçin Değil, Düzen Değişmesi İçin Adalet Arıyoruz 

İçinde bulunduğu Toplumsal Bellek Platformu ile ilgili bilgiler de veren Altıok Akatlı, “Biz faili meçhul cinayetlere, ya da bu tip katliamlara kurban giden insanların yakınları olarak Toplumsal bellek Platformu’nu kurduk. Necip Hablemitoğlu’ndan Musa Anter’e, HrantDink’tenKemal Türkler’e, Abdi İpekçi’den Kürt işadamlarına kadar tüm faili meçhul cinayet kurbanlarının yakınları olarak birbirimizle konuştukça anladık ki, canımızı yakan tuhaflıklar aynı. Aynı kesimler tarafından davaların önü kapatılıyor. Gizli tanıklar aynı isimlerden oluşuyor. Anımsayın, “Bir tuğlayı çekersek tüm duvar yakılır’ diyordu birileri. Biz o duvarın nasıl bir şey olduğunu gördük. İlk zamanlar tüm etkinliklerimizi tüm gazeteler görüyordu. Birçoğunda haberlerimiz birinci sayfadan veriliyordu. Şimdi ‘bizim cenah’ diyebileceğim birkaç gazete dışında haber yapan yok. Biz bir aradayız. Devam eden tek dava olan Sivas’ı daha çok takip edeceğiz. Bu adalete çok susadığımız için değil, bu düzen değişsin diyedir. Asla karamsar değilim. Ne zamanki Gezi bilincini yeniden oluşturur, adalet yürüyüşünde olduğu gibi farklı çevrelerden yüz binlerce insan bir araya gelebilirsek, bu karanlığı aşar, linç kültürünü bitiririz. Son seçimlerde farklılıklarımıza karşın yan yana durabildiğimiz, en uzağında olduğumuz insanlarla bile birlikte başarılı olduk. Yerel yönetimlerde bir başarı hikâyesi yaratarak her şeyin güzel kalmasını sağlayabiliriz” diye sözlerini tamamladı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: