Uzun, 4. Endüstri devrimini genel hatlarıyla Susma’ya değerlendirdi

SUSMA: Kendinizden yaptığınız işlerden bahsedebilirmisiniz?

Murat Uzun: Biz ilimizde solunum koruyucu maske üzerine üretim yapıyoruz.Avrupa Birliği standartlarına uygun toz ve gaz maskeleri üretiyoruz. Hem ulusal hem uluslararası alanda faaliyet gösteriyoruz.Şuan için 155 personelimiz var.

SUSMA:İlimizde sanayi alanında çalışan iş adamlarımızdan biri olarak ve aynı zamanda Zonguldak Maden Makinaları İmalatçıları Derneğinin yönetim kurulunda yer almanız nedeniyle şu soruyu sormak istiyorum.İlimizde maden makinaları sitesinin kurulması şehre ekonomik, sosyal olarak neler getirecek böyle bir gelişmeyi şehrimiz açısından nasıl değerlendirirsiniz?

Murat Uzun: Maden Makineleri İmalatçıları Derneği, maden makinaları imalatı üzerine Zonguldak’ta bir kümelenme oluşturulmasını hedefliyor.Bu hedefle elde edinilmek istenenler şunlar:Biz her ne kadar eskiyle mukayese ettiğimizde başta Türkiye taşkömürü olmak üzere bölgemizdeki rödevanslı sahaları da düşündüğümüzde madencilik biraz daha geriye gitmiş olsa da halen aktif ve uzun bir süre daha bu aktifliği devam edecek ama bunun ötesinde özellikle ulusal enerji politikalarımız, yeraltındaki maden rezervlerimizin yer üstüne çıkarılarak ekonomiye kazandırılması, ülkemizin cari açığının kapanmasıyla ilgili hedefleri doğrultusunda madencilik sektörü ülkemiz genelinde baktığımızda hızla büyüyen ve büyümeye de hazır bir sektör. Bu sektörün çok fazla makine ve ekipman kullanımı olduğu hepimizce biliniyor ve bunların çok büyük bir kısmı ithal hala hazırda. Bizim aslında burada amacımız bu derneği kurmak ve ülkemizdeki bütün maden camiasının ithal ettiği ürünlerin yerine ikame ürünler üretmek ve yerli, milli diyebileceğimiz ürünlerle beraber hem ithalatın önüne geçmek hem de bu ürünleri aynı zamanda ihraç etmek istiyoruz. Peki, neden Zonguldak derseniz? Zonguldak madencilik tarihimize baktığımızda ulusumuzda en eski madencilik kültürünesahip. Gerek insan kaynağıyla gerek halen sahip olduğu modern teknoloji kullanımıyla örnek bölgelerden bir tanesidir.  Buranın mayasında, toprağında hem madencilikle ilgili insan kaynağı var hem ekipman kullanımında geçmişte maden makinalarının imalatının konusunda TTK’nin maden makinaları fabrikasını düşündüğümüzde çok önemli de bir bilgi birikimine sahip ve halen hazırda da yine bunun ötesinde kendi işletmelerinde bulunduğu fiziki şartlardan kaynaklı ya da farklı imkansızlıklardan, teknolojiye ulaşmakta,yeni teşviklerle ilgili uygulamalara ulaşmakta zorluk çekerek ya da pazarlama da zorluk çekerek aslında büyüyebilecekken, büyümeyen de bir sürü aktif üreticilerimiz var. Bunların içerisinde büyümeyi başaran, ihracat yapan firmalarımızda var. Bunların her biri dağınık vaziyette bir şeyler üretiyor. Şimdi biz bir anlamda çizgi film kahramanı Voltranı oluşturuyoruz. Burada dernek vasıtasıyla tüm bu arkadaşlarımızı bu dernek etrafında toplayıp ardından üzülmez ’de ki eski kok fabrikasının olduğu yerde kümeleşmemizi sağlayıp ortasına da üniversite teknoparkının modern bir binayla, çok üretken bir yapıyla yerleştirilmesini tamamlayıp aslında hem teknolojiyi hem teşvikleri hem üretim kabiliyetimizi insan kaynağımızı bir araya toplayacağız. Biz dernek yönetimi olarak bu arkadaşlarımızın yeri geldiğinde ortak ürün üretmesini yeri geldiğinde kendileri bireysel firmalarıyla beraber bu ürünleri üretmesinin önünü açmaya çalışacağız. Gayretimiz bu yönde olacak. Bu da bizi maden makineleri konusunda ihtisaslı bir sanayi bölgesi haline getirecek diye umut ediyoruz.

SUSMA: Yeni bir sanayi devrimi olan Endüstri 4,0 ya da 4. Endüstri devrimini genel hatlarıyla nasıl tarif edersiniz?

Murat Uzun: Tabi şimdi dünya değişiyor, teknoloji ilerliyor bugün fazla uzağa gitmeye gerek yok evlerimiz de küçük bebeklere bakıyoruz onlar dahi akıllı telefonları kullanmaya başladı. Akıllı telefonların çıkması, yazılımların, otomasyon sistemlerinin gelişmesi, teknolojinin ilerlemesi kaçınılmaz bir şekilde bütün dünyayı özellikle de gelişmiş ülkeler de sanayiyi kucaklamış vaziyette. Eğer biz ülkemizde endüstri 4.0 dediğimiz artık akıllı üretim diyebileceğimiz üretim teknolojilerini yakalayamazsak gelişmiş ülkelerin gene gerisinde kalacağız. Bu noktada çok önemli bir unsur var; hassas bir dönemden geçiyor ülkemiz Eğer biz yerli ve milli silahlarımızı kullanıyor vaziyette olmasaydık, bugün sınır güvenliğimizin sağlanmasında, operasyonlarımızda elde ettiğimiz başarıları sağlamamız mümkün değildi. Nasıl ki savunma sanayisinde bugün akıllı üretim, akıllı silahlar, akıllı yazılımlar endüstri 4.0 ile kucaklaştığında ortaya önemli neticeler çıkıyorsa biz bunu sanayimizde de başarmak zorundayız. Biz bu anlamda özellikle üniversitemiz teknoparkı ve dernek yönetimimizde de teknoparktan hocalarımızvar. Bu noktada endüstri 4.0 ‘a çok önem veriyoruz. Burada nitelikli, yüksek teknolojili ürünlerin üretilmesinde yoğun çaba harcayacağız.

SUSMA: Otomasyon üzerine kurulu, insansız bir endüstri devrimi söz konusu sizce endüstri 4.0 ile yapısal sorunumuz olan istihdam sorunu nasıl şekillenecek?Bu dönüşümde insanlar nerede olacak?

Murat Uzun: Şimdi endüstri 4.0’ı burada ne kadar uygulayabileceğimiz belirsiz. Ne üreteceğimiz bile henüz tam şekillenmedi. Biz önümüze hedefleri koyduk genel anlamda sektör seçimi, ihtisaslaşma alanı ve ama bu şu demek değil siz ne kadar endüstriyi uygularsanız, endüstri 4.0 ‘a yaklaşıp otomasyon sistemlerine kavuşursanız kavuşun Avrupa’da işsizlik rakamları, Amerika’da işsizlik rakamları büyük şirketlerde endüstri 4.0 kullanan şirketlerde geriye doğru gitmiyor. Nihayetinde bunlar farklı alanlarda da yatırımlarına devam ediyorlar. Endüstri 4.0 otomasyon sistemleri muhakkak ki istihdamı,insan hatasını aslında ortadan kaldırmaya yönelik sistemler ve ama bu tamamen istihdamın önünü kesiyor anlamına gelmez. Bunu bu şekilde mukayese etmemek lazım. Endüstri 4.0 bir istihdam düşmanı gibi algılamamak gerekir. Bir kere bu pencereden bakıyoruz. Endüstri 4.0’ı kenara bu şekilde koyuyoruz. Bizim madencilik ekipmanları sektörüyle ilgili, imalatıyla ilgili birçok beden gücüne dayanan, montaj dahil çok fazla alanlar var. Üretim teknolojisi içerisinde buradaki yapılanma bizim hedeflediğimiz yere vardığında şuan için rakam vermek doğru değil ama 44 tane işletme planlıyoruz. Teknoparkında kendi içerisinde şuan ki mevcut yapıdan çok daha güçlü hale gelecek çok daha modern bir bina da hizmet verecek dolaysıyla kendi içerisinde onunda bir sürü işletmelerin olacağını düşünüyoruz. Önemli derece de istihdama katkı sağlayacaktır. Daha da önemlisi biz dernek olarak çok yakın bir zamanda bu atölyelerdeçalışacak, fabrikalara dönüşecek yapılar çıkacak bunlardan. Buralarda çalışacak personelinde yetiştirilmesi için görüşmeler yapacağız.

SUSMA: Yerel bir gelişme açısından Zonguldak Maden Makinaları İmalatçıları Derneğinin kurulması makineleşme bazında, endüstri 4.0’ın ya da 4. Endüstri devriminin neresinde yer alır? Bu dönüşümü yapılmak istenen maden makinaları sitesine entegre edebilirmiyiz?

Murat Uzun: Bunun için öncelikle işletmelerimizin buralarda modern teknoloji kullanarak ülkemizin dışa bağımlı olduğu ve bizim buralarda mevcut kabiliyetlerimizle beraberfaaliyet gösteren firmalarımızın mevcut imkânlarıyla beraber üretebileceğimiz ürünlere odaklanıyoruz. Yapılacak ilk hedefimiz bu. Ayrıca önemli bir hedefimiz daha var bunun içerisinde sizin tam da bahsettiğiniz konuları besleyecek, destekleyecek, ileriye taşıyacak hem teknolojiyi kovalayacak hem de bu teknolojiyi buraya getirecek teknopark bünyesinde ve de ortak kullanım atölyesi altında bir atölyemiz olacak. Burası bir okul gibi çalışacak. Hem teknolojiyi takip edecek, hem de endüstri 4,0 dahil öğrendiklerini getirip buradaki işletmelere aktaracak. Böyle bir hedefimiz var. Otomasyon sistemlerini endüstri 4.0’ın üretim alanına yansıtılması ile ilgili planımız bu yönde.

SUSMA: TTK’nın merkez atölyesinin varlığı hem ilimiz açısından hem de ülkemiz açısından önemli bir kurum aslında mevcut potansiyelini kullanamadığı için mi yeni kurulacak olan maden makinaları sitesine ihtiyaç duyuldu ve dernek olarak bu kurumla beraber maden makinaları sitesiyle şehri kalkındırmak adına bir işbirliği fikriniz var mı?

Murat Uzun: Bu kurum TTK’nin hem en başarılı hem de en başarısız kurumu. TTK’ya büyük hizmetler etmiş, Türkiye’nin hatta Avrupa’nın bugün en büyük makine imalat sanayinin Zonguldak’ta vücut bulması için bütün yeteneklere, insan kaynaklarına, bilgi birikimine sahipken bu gelişmeyi sağlayamamış, kendi içerisinde maalesef kalmış bir kurum. Eğer zamanında dışa açılmış olsaydı, kendi içerisinde, yan sanayisinde özel sektörü geliştirebilmiş olsaydı bugün Zonguldak’ta nitelikli istihdam konusunda hiçbir problem yaşamıyor olurduk. Yine sadece maden makineleri değil makine deyince Türkiye’de ilk akla gelen şehir olurdu. Ancak kamunun elinde gerekli açılımları yapamadığı için maden makineleri fabrikası belki de verebileceğinin %1’ini hem şehrimizde hem ülkemizde verdi. Şimdi biz hem TTK’nın, maden makinalarındaki tecrübesini hem özel sektördeki arkadaşlarımızın tecrübesini bir araya getireceğiz. Bu şekilde birbiriyle büyümesini sağlayacağız. Devlet desteğini koordinasyonunu sağlayarak hem bölgemiz hem de ulusal ve uluslararası alanda hizmet etmeye çalışacağız.

Biz diyoruz ki bu topraklarda, bu bölgede hem insan kaynağı olarak hem teknoloji olarak, bilgi birikimi olarak tarih itibariyle de baktığımızda bir potansiyel var. Bu potansiyeli canlandırmak istiyoruz. Üzerinde ölü toprağı var bu toprağı kaldırmak ve adımlar atmak istiyoruz. Bazen bir ürün bir şehri besler. Bir ürün büyüdükçe büyür. Biz bunların peşinde koşacağız. Önemli nitelikli ürünler üretmek, bu yönde çaba sarf edeceğiz. Bunun yanında yedek parça diyebileceğimiz ürünlerinde imalatını yaparak önemli bir tedarik merkezi haline getireceğiz madencilik sektöründe hedefimiz bu. Bugüne kadar yapılmamış olmasını bir eksiklik ya da eleştiri gözüyle bakmak yanlış olur çünkü gayret gösteren firmalarımız var ama büyüyememiş haldeydi. Bu tarz alanlarda faaliyet gösteren firmalar oldu ama çok daha fazlasını yapabilirdik diye düşünüyoruz. Şimdi biz bunu dernek üyelerimizle, derneğimizin çatısı altında orada oluşturacağımız maden makinaları üzerine ihtisaslaşmış sanayi bölgesinde gerçekleştirmek için çaba göstereceğiz.

Şimdi biz burada önemli bir fabrikayız. Bizim en büyük problemlerimizden bir tanesi yeri geldiğinde bir üretim hattı 2-3 gün yatabiliyor. Yurt dışına bağımlı olmuş, ülkede tedarik sağlayamadığımız ürünler, parçalar olabiliyor. Böyle olunca bekleme sürecine giriyorsunuz. Makine üretimden bahsediyoruz yani bir gıda maddesi üretmiyorsunuz. Dolaysıyla bu sektörün büyümesinde ve gelişmesi için birçok faktör var. Bunların hepsi bir araya gelmeden bu konuda konuda ihtisaslaşamazsınız. Biz zor ve meşakkatli bir göreve talip olduk. Bunu başarmak için gayret göstereceğiz. Kolay değil bu kadar firmayı bir araya getireceksiniz, bu firmaların kapasitelerini en doğru şekilde kullanmasına katkı sağlayacaksınız, her firma kendi yönetiminde kendi yapmak ister ve onların bireysel başarılarıyla bireysel başarısızlıkları bizi de etkileyecek. Ortak projeler üretmek istediğimizde onların bir araya gelmesi çok önemli. Bizim burada çok değerli maden makineleri fabrikası değil ama MEKSA’nın büyümesinde ki tarihi belki bundan 30 yıl önce OSTİM’ de temelleri meslek eğitim merkezi diye Türkiye Esnaf Sanatkârlar Konferadosyon’un un Almanya’da büyüttüğü bir proje kapsamında ülkemize geldi. O dönemde çok anlaşılamadı belki ama bugün Türkiye’nin birçok coğrafyasında önemli katkısı var OSTİM’in . Ankara OSTİM’in bünyesinde yine önemli birçok firmanın o projenin içerisinden çıktığını ben biliyorum. Bizim burada MEKSA’mız var. İyi niyetle, kendi imkânlarıyla çaba gösteriyor. Normalde desteklenseydi bugün belki maden makinaları fabrikası olurdu demek hiçte abartı olmaz. Büyümesini daha sağlıklı bir zeminde yapabilseydi, birtakım zorluklarla karşılaşmamış olmasaydı. Bunun yanında birçok şirket farklı ürünler üretiyor. Buralarda hem kendileri birtakım şeyleri daha doğru yönetselerdi, hem de desteklenseydi çok farklı yerlere gelebilirdi. Öncelikle bölgemizde bir birlik beraberlik sağlayacağız. Sonra tüm ulusumuzun dört bir tarafında ki maden sektörüne hizmet vermek için çabalayacağız. Başarmak zorundayız.

Şunu da eklemek, belirtmek istiyorum. Zonguldak valimiz Erdoğan Bektaş’ın fikir babalığını yaptığını söylemek doğru olur bu derneğin kuruluş hikâyesinde. Bu süreci kendisi başlattı, öncelikle bunu belirtmeliyim.  Sayın valimizin ZTSO, EsnafSanatkârlar Odası, BAKKA, BEÜ Teknopark önce bu kurumlar kendi içerisinde istişare yapıyor ardından bölgemizde faaliyet gösteren küçük ya da büyük ayrımı yapılmadan imalat sektöründeki firmalar bir araya getiriliyor. Bu saydığımız kurumlar ve firmalar birkaç toplantı yaptı ve en sonunda ortak bir irade koyduk. Evet biz Zonguldak’ta maden makinaları imalatçıları derneğiyle daha doğrusu böyle bir sanayi bölgesini istiyoruz ve isim babalığını valimiz yaparak sanayi sitemizin adını MAKSON koyduk çünkü şöyle bir şey var yeni doğan her ne varsa onun bir ismi olur. Baktığımızda ülkemizle özdeşleşen önemli bir sanayi sitesi olacak. Burada en büyük yüklerden bir tanesinde MEKSA’ya düşüyor çünkü onların bu konuda girişimleri var daha önce yurt dışında birçok görüşme yaptılar. Sahaya çok hâkimler. Sektörün ihtiyaçlarını biliyorlar. Aynı zamanda da bizim mevcut firmalarımızla beraber kabiliyetlerimizi ölçmenoktasında bence iyi de bir tecrübeye sahipler. Neler yapabileceğimizi sadece hayal kısmında kalmadan, ayakları yere basan bir şekilde birlikte belirleyeceğiz. Derneğimizi kurarken de, derneğimizin yetenekleri konusunda bir yönetim oluşturduk. Bunların hepsi önemli katkı sağlayacak diye düşünüyoruz.  Altını çizmek isterim ki burası hiçbir kurum ya da kuruluşun alternatif bir rakibi ya da mirasçısı değil yeni bir oluşum. Devletimizin ulusal kalkınmalarıyla da paralel bölgemizin gerçekleriyle de örtüşen bir yapılanmayı ilimizde sağlayacak hem istihdam anlamında hem ekonomik kazanım anlamında önemli katkıları bölgemize aktarmak istiyoruz.

Kendi içerisinde de birçok farklı sektör çıkaracağına inanıyoruz,  ilerleyen zamanlarda.  Bunu da şöyle ifade edebiliriz; bazı sektörler vardır erkek sektördür üretmez, hep aynı kalıpta kalır. Bizim sektörümüz bu konuda kesinlikle anaç bir sektör. İçerisinden birçok değer üretecek, farklı sektörlerin önünü açacaktır diye düşünüyoruz. Ayrıca tabi biz burada ilimizin geleceğini de düşündüğümüz de Filyos bölgesinde ihmal etmiyoruz. Buradaki sanayi bölgesi oluşacak ve buranın da önemli bir tedarikçiye ihtiyacı var. Makine ve ekipman, yedek parça bağlamında bir anlamda filyos endüstri bölgesinin alt yapısını da oluşturuyoruz. Hatta sadece Filyos’ta değil enerji sektöründe enerji santrallerinde de yedek ürünlerini burada üreteceğiz. Maden enerjisi artı Filyos endüstri bölgesinin önemli bir tedarikçi pozisyonuna sokacağız bu çalışmalarımızla. Onlar için de çok anlamlı olacaktır.

SUSMA: Teşekkür ederiz

Murat Uzun: Ben teşekkür ederim sayfalarınızdan bu konuları kamuoyu ile paylaştığınız için

 

Röportaj; Yağmur Öztürk

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: