Sürek Farklılıkları Ve Uygulamaları

Alevi-Bektaşilikte Yol’a girmek, özellikle geleneksel anlatıma göre, sürek farklılıklarının oluşmasından önce “Musahip Erkânı”ı ile gerçekleşmekte, Yol’a giren canların (iki eş, dört can) ikrarı beraber alınmaktaydı. Bu durum günümüze gelene kadar değişikliklere uğramış, farklı sürekler ortaya çıkmıştır. Bu farklılaşmanın tarihsel nedenleri olduğu kadar, inancın çağa ve koşullara göre kendisini uyarlaması gerçeğini de göz ardı etmemek gerek.

Her ne kadar Alevi-Bektaşi inancı kendisini çağa göre güncellese de, sürekteki farklılaşmalarda en önemli etken Alevi-Bektaşi toplumunun tarihsel gerçeğidir. Nedir bu tarihsel gerçeklik? Sürek farklılıkları nasıl oluşmuş? Ayrıntılarına girmeden kısaca değinelim.

Hacı Bektaş Dergâhı’nın on altıncı yüzyıldan günümüze kadar uğradığı baskılar, Alevi-Bektaşi toplumunun örgütsel yapısının bozulmasına; örgütsel yapının bozulması da sürek farklılıklarının oluşmasına neden olmuştur.

On altıncı yüzyılda Hacı Bektaş Dergâhı Postnişini Kalender Çelebi’nin katledilmesinin ardından Osmanlı, dergâha postnişin olarak Sersem Ali Babayı atamış ve bu atama ile dergâh ikiye bölünmüş. Bu bölünme ile ilk sürek farklılığı da ortaya çıkmıştır. Bu süreğe bugün “Babagan Süreği” denilmektedir.

Osmanlı’nın bu parçala-böl-yönet taktiği, dergâha bağlı ocakların bir kısmını da etkileyerek dergâhtan kopmasına neden olmuştur. Dergâhtan kopan ocakların ve kendilerinin dergâhla bağlantılarının olmadığını ileri süren diğer ocakların süreğine de “Dedegan Süreği” denilmektedir.

Hacı Bektaş Dergâhı ve Dergâha bağlı ocakların süreğine ise “Çelebiler Süreği” denilmektedir.

Görüldüğü gibi günümüzde, Alevi-Bektaşi inancında genel hatlarıyla karşımıza üç kol, dolayısıyla üç sürek çıkmaktadır.

Bu üç koldan Babağan kolu, yola girişte geleneksel Alevi-Bektaşi süreğini uygulamamış kendi uyarladıkları süreği uygulamışlardır. Çelebiler süreği de değişen toplumsal koşullara göre musahiplik kurumunun devam etmesinde yaşanan sıkıntılar karşısında, “İkrar” yöntemini uygulamaya başlamış.

Dedegan ocakları ise günümüzde hâlâ “Musahipliği” yola girmekte şart koşmaktadır. Musahipliğin günümüz koşullarında uygulanmasında yaşanan zorluklardan dolayı, birçok ocak talipleri yıllık görgü ve sorgudan geçmedikleri için yoldan uzaklaşmış, yolu unutmak zorunda kalmış.

Dedegan ocaklarında, dolayısıyla geniş Alevi-Bektaşi-Kızılbaş tabanda yaşanan bu sorun günümüzde çözüme kavuşmaz ise Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inancında asimilasyon, yok oluş her geçen gün artarak devam edecektir.

Alevi-Bektaşi-Kızılbaş toplumu inancını “İkrar” üzerine inşa etmiştir. Yol’a ikrarda koşulan şart, çağın koşullarına uymuyorsa bunda diretmenin bir faydası olmaz. Önemli olan yola talip olanların ikrar vermesidir, ikrarı hangi yolla, yöntemle verdiği değil.

Yukarıda bahsettiğimiz “Çelebi Süreği”nde musahiplik şart koşulmadığı için bu sorun daha az yaşanmaktadır. Kişinin sadece kendi özünden sorumlu tutulduğu “İkrar verme” usulünün de uygulandığı bu sürek, diğer ocaklarımız tarafından incelenmelidir.

Hünkâr Dergâhına bağlı talipler, yani “Çelebi Süreği” talipleri, köy, kasaba, şehir bulundukları her ortamda “İkrar ve Görgü Cemleri”ni düzenli bir şekilde yapıyor olmaları bu nedenledir.

Aşk olsun gönüllerini birleyen canlara..

(Yazı Bir Yol Gazetesinden alınmıştır)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: