Bir ıslıkta sen çal

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son Korona virüs salgınına karşı tedbir amaçlı 30 büyükşehir ve içinde Zonguldak’ında bulunduğu kente giriş çıkış yasaklanması sonrasında, ülkenin dört bir yanından arayanların Zonguldak’ın bu özel durumunu sormaları doğal olarak o bildiğimiz emeğin,demokrasinin başkenti, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kentini yeniden ülke gündeminde konuşulmaya “Ne oluyor Zonguldak’ta” sorularını sordurmaya başlandı.Sormaların, sordurmaları nın da bir anlamda önemi var tabi ki;

Kent üretimin, yani kömürün varlığıyla başlayan farklı zamanlarda farklı salgınlar,hastalıklar,alışkanlıkları,davranışları da içinde barındırarak bugünlere geldi.

Zonguldak Uzunmehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, Türkiye Taşkömürü Kurumuna bağlı olarak “Amele Birliği Hastanesi” adıyla genel sağlık hizmeti sunulmak üzere 1939 yılında hizmete açıldı yani yaklaşık 80 yıldır kentin kömüre bağlı olarak hastalığıyla iç içe.

İşte bu durumdan dır ki, daha Korono Salgınının başladığı ilk günden ilgili sağlık personeli,yetkililer bu konuya dikkat çekmiş ve özellikle 65 yaş üstü yurttaşlarımızın, (meslek hastalığı olan) evlerinde kendilerini korumaları gerektiğine vurgu yapılmıştı.

Kömürün bu yapısal ve kente,kent insanına yüklediği duruma, son yıllar durumu dahada ağırlaştıracak yeni yeni sorunlar yüklendi.

Özellikle AKP iktidarı döneminde bölgemiz “Enerji Üssü” vb tanımlamalarla bir anlamda kent insanı Termik santrallerin doğaya-insana yönelik zararlarını ekleyerek bugünlere gelindi.

Yaşanabilir Zonguldak Platformu Sözcüsü Ahmet Öztürk, yaptığı basın açıklamasında, “Sayın Cumhurbaşkanı karara gerekçe olarak ilimizdeki akciğer hastalıkları sayısının çokluğunu gösterdi. Yıllardır Zonguldak’ta yaşanan çevre kirliliğine ve bunun yarattığı sağlık sorunlarına dikkat çektik. Bu doğrultuda pek çok eylem ve basın açıklaması yaptık. Kentteki kanser vakalarındaki artışı gündeme getirerek, termik santrallerin yarattığı tahribatı anlatmaya çalıştık. Birçok bilim insanı kentteki hava kirliliğinin olası sonuçları konusunda son derece dikkat çekici açıklamalar yaptı, uyarılarda bulundu. Ancak ne yazık ki hiçbiri dikkate alınmadı. Alınmadığı gibi santral üzerine santral kurulmasına müsaade edildi. Fatura da Zonguldak’a normal değerlerin 3-4 katı hava kirliliği ve buna bağlı hastalık sayılarında inanılmaz artış olarak çıktı. Kentimiz tüm dünyayı etkisine alan virüs salgınına, ne yazık ki, Türkiye’nin en zayıf halkası olarak yakalandı“diye belirtti.

Salgına yönelik tedbirlerin alınmasıyla başlayan uyarılar Vali Erdoğan Bektaş,Belediye Başkanı ve İl Sağlık müdürlüğünün koordineli çalışmalarının kamuoyuna yönelik bilgilendirmelerinin yanı sıra, CHP Milletvekilleri Deniz Yavuzyılmaz ve Ünal Demirtaş  yapılan bu bilgilendirmelerin de ötesine geçerek yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığı, gerek vaka sayılarında gerekse teknik malzeme ve ekipmanlar konularında bir anlamda da muhalefetin o bildiğimiz denetleyici-sorgulayıcı rolünü yerine getirme konusunda oldukça çaba sarf ettiklerini biliyoruz.

CHP Milletvekili Ünal Demirtaş; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlamasına yönelik salgınla ilgili soru önergesi verdi ve önergesinde, “Nüfusun Çoğu Riskli Yaş Grubunda!,60 Bin Maden Emeklisi,10 Bin Maden İşçisi Var!,Kronik Akciğer Hastalığı ve Kanser Vaka Sayısı Çok Yüksek!Zonguldak’ta Sokağa Çıkma Yasağı İlan Edilmediği Her An Çok Geç Olabilir“dedi

Bu konuda bir diğer isimi de açıklamadan geçmemek gerekiyor. O da Türkiye Kamu-Sen’e Bağlı Sağlık-Sen Şube Başkanı Arzu Kara, Kara ilk günden buyana özellikle kendi alanıyla ilgili olarak resmi yetkililerin verdikleri bilgilerinde ötesinde yaşanan sorunlara, sıkıntılara dikkat çeken ,öneri getiren bir görev üstlenmiş durumda.

Kentin bu sıkıntılı döneminde, eksik olan ve bugün hani deriz ya “Bir ıslıkta sen çal” yani bu karabasan gibi çökmüş ortamda aslında rol üstlenmesi gereken, halkın, kamuoyunun,açık,şeffaf, güncel ve güvenilir haber alma ve geleceğe daha ümitli bakmasında çok önemli gördüğümüz,demokrasi güçlerinden ve onların önemli organizasyonu Demokrasi Platformundan bugüne kadar derli-toplu bir değerlendirme gelmedi.

Ülkenin farklı bölgelerinde hemen yanı başımız da Bartın’da KESK’e bağlı SES öncülüğünde bir koordinasyon kuruldu Türkiye’de demokrasi bilincine, emeğe ve geleceğe ışık olmuş bu kentin kıymetli değerlerinin yan yana gelmesiyle ancak bu süreci sağlıklı-moralli, “başka bir dünyanın mümkün” olduğuna inandırabilir ve geleceği kurabiliriz.

Bu kentin ruhunda var.

Nazım Hikmet’in, “Kararmasın yeter ki. Sol memenin altındaki cevahir

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: