Öztürk; “Zonguldaklıların ana talebi ‘şeffaflık’ olmalıdır”

Zonguldak Çevre Koruma Derneği Başkanı ve Yaşanabilir Zonguldak Platformu Sözcüsü Ahmet Öztürk bir açıklama yaparak, “Önceki verilerle birlikte, bu salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yaşı, mesleği, cinsiyeti, semti, geçmiş hastalık bilgileri gibi tüm veriler şeffaf hale getirilmelidir. Bu yapıldığı takdirde bilim insanlarının risk faktörlerini ortaya çıkararak sorunun kaynağına inmesiı ve önlem alınması daha kolay olacaktır” dedi.

Zonguldak çevre Koruma Derneği Başkanı ve Yaşanabilir Zonguldak Platformu Sözcüsü Ahmet Öztürk bir açıklama yaparak Koranivürüs salgını sırasında yaşanan ölümlerle ilgili tüm bilgilerin kamuoyuna açıklanmasın istedi. Öztürk açıklamasında, “Tüm dünyada yaşanan Koronavirüs salgınının ülkemizde en çok dikkat çeken, konuşulan ili Zonguldak oldu. Büyükşehir olmayan 51 ilin içinde, özel karantina koşulları uygulanan tek il olan kentimiz, bu yönüyle ülke gündemine de oturdu. Kamuoyuna yansıyan ilk bilgiler, kentimizi, nüfusuna göre, ölüm oranının en yüksek olduğu kentler arasında gösteriyor. Kimi yetkililer bunun Zonguldak’ın bir madenci kenti olmasına bağlarken Vali Sayın Erdoğan Bektaş’ın da aralarında bulunduğu üst düzey yetkililer, sağlıkçıların özensizliğiyle açıklamaya çalışıyor. Toplumun çok geniş kesimi ise, maden kenti olmanın yanı sıra, termik santrallerin yarattığı kirliliğin de önemli bir etken olduğunu düşünüyor” dedi.

Eren Santrallerinin De Faaliyeti Durdurulsun 

Öztürk açıklamasını, “İlçemizdeki akciğer hastalıklarının bu derece yaygın olmasında termik santrallerin çok payı olduğu bir gerçektir. Dünyadaki tüm sağlık örgütleri, bu alanda çalışan bilim insanları, hava kirliliğinin, akciğer hastalıklarının önemli nedenlerinden biri olduğunu söylüyor. Uluslararası izleme ağları ile aralarında ciddi bir farklar olsa da, Çevre Şehircilik Bakanlığının verileri bile Zonguldak’ta ki hava kirliliğinin, salgın günlerinde de sınır değerlerin üstünde olduğunu gösteriyor. Hayatın yavaşlattırılmasına yönelik alınan önlemler çerçevesinde, bugünlerde, trafik hareketi en alt düzeyde seyrediyor. ÇATES üretim dışı tutuluyor. Kömür üretimi ve buna dayalı tüm faaliyetler sıfır mertebesinde bulunuyor. Buna rağmen hava kirliliği sınır değerlerin üstündeyse bunun tek nedeni olarak Eren santrallerini düşünmek gerekiyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı en azından salgın geçinceye kadar bu santrallerin faaliyetini derhal durdurmalıdır. Çünkü Kovit 19 havası kirli olan kentlerde çok daha etkili olmaktadır. Vaka ve ölüm sayılarının İstanbul, Kocaeli, Sakarya, İzmir gibi endüstriyel kirliliğin yoğun olduğu kentlerde yoğun olması asla tesadüfi değildir” dedi.

Tüm Zonguldaklıların Ana Talebi ‘Şeffaflık’ Olmalıdır 

Konuyla ilgili olarak “şeffaflık” çağrısı da yapan Öztürk açıklamasını, “İlimizde kömür üretimi hızla azalıyor. Buna bağlı olarak çalışan ve dolayısıyla kömür tozuna maruz kalan insan sayısı da tarihin en düşük seviyelerinde seyrediyor. Madenden emekli olan önemli bir nüfus Zonguldak’tan göç etmiş bulunuyor. İzlenen ekonomik yıkım politikaları kentimizin demografisini de değiştiriyor. İlimiz nüfusu içinde maden işçiliğiyle direk ilişkisi olan kişi sayısı her geçen gün azalıyor. Buna karşın akciğer hastalıklarında ciddi bir artış gözleniyor. Veriler bilim insanlarının değerlendirmesine bile açılmadığı için, hastalığın kaynakları ve sonucu konusunda yeterli çalışma yapılamıyor. Koronavirüs salgını bize bir fırsat sunuyor. Önceki verilerle birlikte, bu salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yaşı, mesleği, cinsiyeti, yaşadığı semti, geçmiş hastalık bilgileri gibi tüm veriler şeffaf hale getirilmelidir. Bu yapıldığı takdirde bilim insanlarının risk faktörlerini ortaya çıkarıp sorunun kaynağına inmesi ve önlem alınması daha kolay olacaktır. Bu nedenle tüm Zonguldaklıların ana talebi ‘şeffaflık’ olmalıdır. Başka türlü her davranış yeni ölümlere davetiye çıkarmak anlamına gelecektir” diyerek sürdürdü.

Tüm Sağlık Emekçilerine Yalnızca Teşekkür Borcumuz Var 

Öztürk açıklamasının son bölümünde, “Son olarak Zonguldak Valisi Sayın Erdoğan Bektaş’ın tüm dünyanın gözbebeği gibi korumaya sağlık emekçilerine yönelik kullandığı sözleri kabul edilemez buluyoruz. Yaşanabilir bir Zonguldak, yaşanabilir bir dünya mücadelesinde her zaman yanımızda olan, verdikleri teknik bilgilerle karşı karşıya olduğumuz tehlikeleri ortaya koyan ve sundukları sağlık hizmetleriyle her anlamda iyi olmamızı sağlayan sağlık emekçileri hepimizin kahramanı, en büyük dostudur. Şu koşullarda bile hiç aksatmadan görevini sürdüren temizlik görevlisinden hasta bakıcısına, görüntüleme uzmanından laborantına, hemşiresinden doktoruna tüm sağlık emekçilerine bizlerin yalnızca teşekkür borcu bulunmaktadır. İçinden geçtiğimiz şu zor günlerde başta yetkililer olmak üzere herkesin daha sorumlu davranmasını istiyor, daha sağlıklı günlerde yaşamak için herkesi ekoloji mücadelesine destek vermeye çağırıyorum” diyerek tamamladı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: