İşçi Sınıfının yüreği SOL’dan atar deriz ama…

Türk-İş Genel Sekreteri ve Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkanı iken 6 Ağustos 1999 tarihinde evinin önünde uğradığı silahlı saldırıda katledilen işçi lideri Şemsi Denizer, ölümünün 21’inci Yıl dönümünde mezarı başında anıldı.

Her yıl mezarı başında yapılan anma,pandemi dışında ara ara salon etkinliği, Şemsi Denizer ve GMİS’in dünü bugününü içeren etkinlikler yapıldı.O toplantılar gerek işçi sınıfının birlik mücadele dayanışmasının hangi evrelerden geçtiğini anlatırken aynı zamanda da şuan emek ve mücadele içinde yer alan yeni durumda neler yapılmalıya da bir anlamda fikirler yaratmaya,düşünce oluşturmaya hizmet ediyor.Oralardan verilen mesajlar aynı zamanda da işçi sınıfı liderlerini öldürmekle,katletmekle mücadelenin bitmediğine dikkat çekiliyor.

O nedenle bu tür anmalar,hatırlanmalar önemlidir diye düşünüyorum.

İşçi Sınıfı mücadelesi açısından,Sol,Emek,Demokrasi daha da ileri gidersem sosyalizm mücadelesinde bu anmaların önemli yeri olduğuna inanırım.Katledilen İşçi Sınıfı Lideri Şemsi Denizer’i hepimiz farklı yorumlayabilir, farklı değerlendirebilir,yaşamı ve mücadele yöntemlerini farklı farklı yorumlayabiliriz.

Nasıl yorumlarsak yorumlayalım, verilen mücadele Sol’un emeğin özgürleşmesi,toplumun daha demokratik bir yapıya kavuşmasına ve demokratik Türkiye yaratmada önemli işlevi olduğuna inanıyorum.O nedenle Şemsi Denizer’i anmak,hatırlamak tıpkı katledilen DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler’i, Fatsa Belediye Başkanı Terzi Fikri’yi, Uğur Mumcu’ları,Hrant’ları anmak gibi anlamak lazım.

Hani diyoruz ya İşçi sınıfının yüreği Sol’dan atar işte bu nedenle anlamak, anmak lazım.

Fakat ne ilginçtir ki, öyle olmuyor. Örneğin Zonguldak’ta Demokrasi Platformu bileşeni olarak GMİS’i görüyoruz ama aynı bileşenleri Şemsi Denizer’in anmasında göremiyoruz.

1 Mayıs’ta GMİS ile birlikte alanlarda halay çekiyoruz, Şemsi Denizer’in mezarı başında yokuz.

Şemsi Denizer’e sahip çıkmayınca 1965 yılında öldürülen Satılmış Tepe-Mehmet Çavdar’a sahip Çıkmıyoruz, 1965 te o şanlı 15-16 Haziran eylemlerine de sahip çıkmıyoruz.Bu iki yüzlü siyaset ki bizleri emekten, demokrasi mücadelesinden sadece söz ettiren ama gereğini yapmayan insan toplulukları haline getiriyor.

Dikkat ettim haydi Demokrasi Platformu üyeleri Şemsi Denizer anmasında kendi gerekçeleri gereği olmadılar.

Peki, CHP Milletvekilleri Ünal Demirtaş, Deniz Yavuzyılmaz, CHP İl İlçe Örgütleri neden yoktu. Bunu sormak hakkımızdır diye düşünüyorum.

İşte bu alışkanlıklardan kurtulabilir, samimi siyaset yapabilirsek, halkın ve işçi sınıfının emekten yana olanlar olarak gönül kazanabilir ve mücadelemizi daha yükseklere çıkarabiliriz.Yoksa sen ben bizim oğlan durumdan memnun bir şekilde Ay’ın dünyanın etrafında döndüğü gibi bizde kendi ilişkilerimiz etrafında döner dururuz.

Sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: