“Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir”

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü nedeniyle,  29 Ekim Kadınları Derneği Zonguldak Oluşum Grubu Adına Gülhan Çetin basın açıklaması yayınladı.

Çetin açıklamasında özetle şu görüşlere yer verdi, “Kadınların İnsan Hakları Mücadelesi Aynı Zamanda Demokratik Bir Toplum Mücadelesiydi. Yeni bir “Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi “ günündeyiz. Ancak, kadına yönelik şiddet yeni yaşam ihlalleri ile her gün yakıcı bir sorun olarak varlığını sürdürüyor. Dünyada ve ülkemizde milyonlarca kadının örgütlü isyanı, ölümleri, işkenceyi, kötü muameleyi ve , eziyeti de sonlandıramıyor.  Kadına ve kız çocuklarına yönelik cinsel istismar, taciz, tecavüz, mobing,  aşağılama, ayırımcılık, emek sömürüsü  önlenemiyor. Özellikle ev içinden ve en yakın erkeklerden gelen şiddet, bugün, pandemi koşullarında, kadınların eve kapatılması ve kendi kaderlerine terk edilmesiyle daha da tırmanıyor.

Kadına yönelik şiddet, insan hakları ihlalidir. Hakların güvencesi ise demokratik bir toplum. Kadınların mücadelesi, aynı zamanda demokrasi mücadelesidir. Bugüne adını veren Mirabel Kardeşler, 1960 lı  yıllarda Dominik Cumhuriyeti’nde Trujillo Diktatörlüğü’ne karşı “Sosyal Değişim Hareketi” içinde sürdürdüğü mücadele de özünde demokrasi mücadelesiydi. İktidar,  onların yaşamlarını hedef almakla kalmadı. Kadınlık onurlarına da saldırdı.

Mirabel Kardeşlerden bu yana dünyanın her yerinde  kadınlar, insanlık onuruna ve insan olmanın değerine sahip çıkma mücadelesinden geri durmuyorlar. CEDAW’dan, İstanbul Sözleşmesi’ne önemli yaptırımların yazıcıları oldular.  Ülkemizde de Halide Edipler, Nezihe Muhittinlerden; Behice Boranlar, Bahriye Üçoklar, Türkan Saylanlardan alınan bir gelenekle kadının insan hakları ve demokrasi mücadelesi veriyoruz.  4320 Sayılı Yasa’dan 6284 Sayılı Yasa’ya, TCK ve TMK’na adım adım haklarımızı güvence alacak yasaları ipek böceğinin kozasını ördüğü gibi örmeye devam ediyoruz.

Ne var ki, tüm kazanımlarımıza göz dikmiş olan dinci-gerici  iktidarlar, haklarımızın yaşama geçmesini engelliyor. Var olan yasaları, kadınlar aleyhine değiştirmeye çalışıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme girişimleri, yoksulluk nafakasına göz dikme, esnek çalışma ile kadını sosyal güvencesiz hale getirme uygulamaları bu tutumun birkaç örneğini oluşturuyor.

Biz kadınların hak mücadelesinde üzerine düşeni yaptığı inancındayız. Ancak, kadın yurttaşlar olarak, İktidarı, kazanımlarımızı geri çekmekten vazgeçmeye, Anayasa’nın, yasaların ve uluslararası Sözleşmelerin güvence altına aldığı hakları uygulamaya davet ediyoruz:

Kadınlar yaşamak istiyor.Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yok edildiği, şiddet ve ayırımcılıktan uzak bir dünya da, kendi kararlarını kendileri vermek, öğrenmek, üretmek, yönetmek, güçlenmek ve yaşamı güzelleştirmek istiyorlar. İstekleri insan olarak haklarıdır. Elbette ve bir gün Mutlaka…..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: