Filyos Belgeleri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1937 yılında Fransız Tarihçi ve Epigraf (Yazıt okuyan, anlamlaştıran) Louis Robert, Batı Karadeniz`de çalışmalar yapar.

Bunlardan biri de Zonguldak`ın Antik Kenti Filyos.

Filyos üzerine detaylı bir çalışma yapan L. Robert, bir de haritalarla bunu göstermiştir. L. Robert`in 1937 yılında çekmiş olduğu fotoğraflarda vardır.(Bu fotoğraflardan birini geçtiğimiz aylarda yayınlamıştık)

Louis Robert bu çalışmalarını “Documents de Tieion” ( Filyos Belgeleri) adlı kitabında yayınlamıştır.

  1. Robert 30 yıl sonra, 1963`te Filyos`a ikinci kez

gelmiştir.Bu gelişinde ki bilgileri ise 1977’deki yayınladığı yazılarında toparlamıştır.

  1. Robert 1937 yılında geldiğinde, çizdiği Filyos grafiğinde ilginç bilgilerde var. Yerleşim yerlerini yoğunluğuna göre, noktalarla belirten köyler var. Prof. Robert`in Filyos çalışmasında bugün adı bilinmeyen köylere rastlıyoruz.

Görselde görünen haritada; Kale`nin olduğu (Akropol) tepeye “Harman Tepe demiş,bugün ortaya çıkartılan Antik Tiyatro`yu da tam olarak haritaya yerleştirmiş.

1937`de var olan iskeleyi de (Möle) diye eklemiştir.

Harita`da 1937 yılında Hisarönü ismini verdiğine göre, bu isim Filyos şehrin içinde bir köye ait olduğu görünüyor.

Bu köy bugün istasyonun arkasında, caminin olduğu alana denk geliyor.

Özelikle 1940-1964 yılları arasında yoğunlaşan, yabancı kökenli yer adlarını Türkçeleştirme hareketi doğrultusunda, 1962 yılında M.Ö eski Helenlerden gelen Filyos adı, “Hisarönü” olarak değiştirilmişti.

1999 yılında Hisarönü Belediyesi`nin başvurusu üzerine, İçişleri Bakanlığı verilen dilekçeyi Hisarönü`nün ismini “Filyos” olarak tekrar onayladı.

yani burada anlaşılıyor ki ,Filyos genel ismi olarak kullanılıyor ama Hisarönü`de burada bir yerleşim adı olarak yer alıyor. İstasyon ise tam bu köyün yakınında kuruluyor.

Haritada ilginç köy isimleri de var. Bugün Çaycuma Havaalanı yakınlarında bulunan Çömlekçi Köyü`ne Çölmekciler olarak işaretlemiş.(Harf hatası olabilir) Asıl ilginç olan; Saz Köy yakınlarında ,Çerkesler Köyü olması.Bugün haritalar incelendiğinde bu köy Kızılkum,Sarmaşık ile Hacıosmanoğlu Köyü dolaylarına denk geliyor.

Türkiye`ye özelikle Zonguldak`a 1853 yılında Kırım Savaşı`nda Kuzey Karadeniz`den çeşitli Türklerin göçtüğünü ve bunların ise genelde Saltukova tarafında yerleştiğini biliyoruz.

Çizelgede, Saz Köy mevcut fakat onun önünde nehir kıyısında başka bir yerleşim daha belirtmiş.”Killi” adında ki bu yerleşim hemen nehrin kıyısında.Bu da bugün, Aşagıihsaniye Köyü olabilir.”Killi” aslında bir dere adı olabilir.Bu çevrede 1800`lü yıllarda çizilen haritada Killi adında dere varlığı görünüyor.”Killi” aynı zamanda “körlenmiş alet” anlamına da geliyor. Osmanlıca da ise “Oğul” veya “Yorgun” anlamına da .

Akropol`ün batı tarafında ise Türkali`nin yukarısı`na denk gelen bir köy varlığı görülüyor.Buraya da Abacık Köyü olarak belirtilmiş.Bugün bu bölgede Türkali Sahili ile birleşmiş, eski yerleşim olabilir. Türkali`nin daha yukarısında bulunan Esenyurt Köyü de olabilir.

Filyos sınırı içinde, bugün pazar kurulan bölgeye “Cuma Yeri” denmiş.Eski bir yerleşim yeri olan bu köy aslında Filyos`ta en eski caminin varlığını da işaret etmekte. Zira “Cuma” ile ilgili yer adları cuma namazı ile alakalı. Cuma namazına gidenler, camilerin etrafında kurulan pazar alışverişini de görürdü. “Cuma Yeri” aslında “Pazar Yeri” anlamına da geliyor.Eskiden beri Filyos`un bu bölgesinde pazar kurulduğu da anlaşılıyor.

Bu yerleşim yerinin hemen yukarısında yine bir yerleşim yeri mevcut.Bu köyün ismine de “Geçiş Köyü” adı verilmiş. Nereye Geçiş ? Tabi ki, kestirmeden Çaycuma veya Saltukova`ya

Haritada aslında en dikkat edilecek yer ise, Filyos Kalesi ile Filyos Çayı arasında kalan (bugün “Kuş Cenneti” diye adlandırılan yer ile Kale arasında),Filyos Limanı inşaatına da dahil edilen bölge yer alıyor. Harita`da “Nekropol” diye belirtilen yer aslında Antik Mezarlık Alanı. Nekrepol, arkeolojik şehirlerde mezarlıkların ve toplu mezar yerlerinin bulunduğu bölgeye verilen isimdir. Yunanca nekros-polis “ölü şehri” demektir.

Zonguldak, ne yazık ki bu antik yerleşim yerlerine önem vermediği gibi burada ki antik yapıların ortaya çıkarımda da o denli yavaş davranır.

Umarım bunun nedeni bu şehrin bir zamanlar “Yunan Şehri” olduğundan, bir ırkçı anlayışından kaynaklanmıyordur.

Çünkü ben ne zaman “Antik Dönem “yazısı yazsam, birileri yorum yaparak beni neredeyse hainlikle suçlayacak.Ben oysa tam tersi; bir yere sahip olmanın tek nedenin, devletin gücü olduğuna inananlardanım.Saklamak ,inkar etmekle olmuyor bu işler.Bu toprağın tarihini bilirsen ancak güçlü devlet olmanın zorunluluğunu bilincine varırsın.Ayrıca bu tür yerlerin, sadece bir yerlere ait olmadığını, tarihler boyunca güçlü olanın sahip olduğu yerler olduğunu bilirsin.

Hayati YILMAZ ile

Zonguldak Tarih

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: