“Devlet, yargı ve polis erkekler ile suç ortaklığı yapmaktadır”

Zonguldak Kadın Platformu, kadın cinayetlerine karşı tepki gösteren basın açıklaması yaptı. Kadınlar, “Sorumuz şu: Melek İpek ‘in yaptığı meşru müdafa değilse , meşru müdafa nedir?”dediler

Zonguldak Madenci Anıtı’nda bir araya gelen Kadın Platformu Üyeleri, “Biz kadınlar bedenlerimiz yaşamlarımız haklarımız ve emeğimiz üzerinde tek söz sahibi olanlarız ve bizim olanı savunmak en meşru hakkımızdır. Şiddet karşısında ortaya koyduğumuz tüm savunma biçimleri meşrudur.”
Konuyla ilgili basın açıklamasını Kadın Platformu adına Eylem Kabarık yaptı.

Kabarık açıklamasında şu görüşlere yer verdi, “Antalya’da 9 Ocak 2021 tarihinde,  12 yıldır evli olduğu erkek Ramazan İpek tarafından işkence edilen kadın, sabah saatlerinde Ramazan İpek’i av tüfeği ile öldürdü.  Melek İpek tutuklandı. Ramazan İpek tarafından fiziksel, cinsel, psikolojik şiddette maruz bırakılan Melek İpek, kendisini ve çocuklarını korumak zorunda kaldığı için tutuklandı. Hayatını kurtarmak için öldürmek zorunda bırakılan Melek İpek için hazırlanan iddianameye savcılık olayın meşru müdafa olmadığını ekledi.
Her gün en az 3 kadının erkekler tarafından katledildiği bu ülkede, Melek gibi yüzlerce kadın, erkek şiddetine maruz kalıyor. Erkek şiddetinden yasaların etkin uygulanmaması nedeniyle korunmayan kadınlar ölmemek için öldürmek zorunda bırakılıyor! Fail kadınlar olduğunda  ‘TCK’deki meşru müdafa hakkı görmezden geliniyor.

Sorumuz şu: Melek İpek ‘in yaptığı meşru müdafa değilse , meşru müdafa nedir?

Şiddete maruz bırakılanı koruyan İstanbul Sözleşmesi’ni uygulamayanlar öz savunma durumunda TCK 25. Maddesinde yer alan “Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez” ibaresini görmezden geliyor.
Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz.
Tüm yaşananların ardından Melek mahkeme emri ile tutuklanıp müebbet hapis istemiyle yargılanıyor.
Aleyna Çakır’ın katili Ümit Can Uygun uyuşturucu kullandığı için tutuklandı.
Gülistan Doku’nun kaybolmasını baş şüphelisi Zaynal Abakarov gözaltına dahi alınmadı.
Tecavüzcü Musa Orhan hala tutuklanmadı.
Nadire Kadirova’nın  ölümüne ilişkin dosya takipsizlik kararı verilerek kapatıldı.
Tam da burada görüyoruz ki erkek adalet erkekleri cezasızlık ile ödüllendirirken, koruyucu yasaların varlığına rağmen bunları uygulamayarak korumayı tercih etmediği kadınlar, kendilerini korumak için öz savunmaya başvurduğunda tutuklanıyor ve meşru müdafa hakları görmezden geliniyor.
Erkek yargının cezasızlık politikası, kadın katilleri ve kadın düşmanları için işletiliyor. Erkeğe “Tahrik indirimi”, “iyi hal indirimini” uygularken hiç tereddüt etmeyen yargı, kadın söz konusu olunca kanunları dahi uygulamaktan imtina ediyor. Cinskırım destekleniyor! Yıllardır kadınlar karakol koridorlarında adliye koridorlarında ölmemek için direnirken o senin kocandır, deyip geri gönderenler, yasaları şiddete maruz bırakılanları korumak için kullanmayanlar katillere “üç beş ay yatar çıkarım yine öldürürüm.” deme cesaretini verenlerdir.
Devlet, yargı ve polis erkekler ile suç ortaklığı yapmaktadır. Kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran ve sırtını sıvazlayan, cezasızlıkla ödüllendiren iktidar, kadınlar için hak olan öz savunmayı bir suçmuş gibi göstermeye çalışıyor.
“Biz kadınlar bedenlerimiz yaşamlarımız haklarımız ve emeğimiz üzerinde tek söz sahibi olanlarız ve bizim olanı savunmak en meşru hakkımızdır. Şiddet karşısında ortaya koyduğumuz tüm savunma biçimleri meşrudur.”
Nevin’in baltası da meşrudur, tacizcimize attığımız tekme de, sokakta kadınlara saldıran erkeğe fırlattığımız saksı da meşrudur, twitterdan tacizciyi teşhir etmemiz de…
Yaşamaktan vazgeçmiyoruz haklarımızdan vazgeçmiyoruz. Yıllardır kadınların bedeni ve emeği üzerinde yükselmiş bu erkek egemen dünyayı yıkacağız.
Bizler aynı evde yaşadığımız aynı iş yerlerini paylaştığımız ya da sadece yolda karşılaştığımız erkeklerin ne kadar acımasız ve cani olabileceklerini biliyoruz. Çünkü bizler iktidarın aksine kulaklarımızı kadın şiddetine tıkamıyoruz.Katiller dışarıda elini kolunu sallaya sallaya dolaşırken öz savunma hakkını kullanan kadınlar tutuklanamaz.
Kadın Kadının yurdudur, öz savunma meşrudur!
Tüm kadınlara çağımızdır:
Tüm kadınları  şiddete maruz kalan tüm kadınlar için erkek adalet değil, gerçek adalet için mücadele etmeye çağırıyoruz.Birbirimizin sesi olalım bulunduğumuz her yerde erkek şiddetine karşı birbirimizi ve hayatlarımızı savunalım.
Melek İpek serbest bırakılsın!
Öz savunma haktır yargılanamaz!”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: