“Sağlık hizmeti gelir kalemi değildir”

Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) tıp fakültesinde sağlık çalışanları mutsuz, yıpranmış , tükenmiş ve sefalete ücretine mahkum edildiği dile getirildi

KESK’e Bağlı Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, basın açıklaması yaptı.

Açıklamada, sağlık emekçilerinin sorunları,talepleri ve çözüm önerileri dile getirildi.

SES Zonguldak Şube Yönetim Kurulu “Üniversite Hastaneleri “kendi yağında kavrulma”ya zorlanmış, 3.basamak ileri sağlık hizmeti ve eğitim veremeyecek, araştırma yapamayacak hale getirilmiş, hizmet ağırlıklı çalışmak zorunda bırakılmış, buna rağmen borç yükünün altında ezilmekten kurtulamamıştır.”

SES Zonguldak Şube Yönetim Kurulu, yaptığı basın açıklamasında; “Pandemi koşullarında çalışma şartları daha da ağırlaşmış,yetersiz personelle 7/24 çalışmak zorunda bırakılmıştır .Kamuda en düşük maaş ücretiyle çalıştırılan sağlık çalışanları derinleşen ekonomik krizle beraber maaşları erimişken.Şimdi de üniversitenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar bahane edilerek ocak ve şubat aylarının nöbet ücretleri ödenmemiş,1/11/2020 tarihinden geçerli olamak üzere Kasım ve Aralık ayı için pandemi ek ödemelerin dağıtılacağına dair yönetim kurulu kararı 19 Ocak 2021 resmi gazetede yayınlanmış ancak bu ödemelerde ekonomik sıkıntılar bahane edilerek ödenmemiştir.

Bugün Bülent Ecevit Üniversitesi hastanesinde yaşanan sağlık emekçilerine yönelik hak gaspı tesadüfi ya da bugüne özgü bir sorun değildir.Yıllardır sağlık alanını bir ticarethane gibi işletmeye çeviren yaklaşımın sonucudur. Sağlık hizmetini ve sağlık emekçilerinin haklarını hastanelerin sağlık hizmeti üzerinden “kazandıkları gelire” endeksleyen, hem hastaneleri hem hizmet alan halkı hem de sağlık emekçilerini cendereye alan sistemin yansımasıdır. Sağlık hizmeti gelir kalemi değildir, sağlık emekçilerinin hakları tasarruf kalemi değildir.

Bülent ecevit üniversitesi Hastanesi’nde sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin ve nöbet ücretlerinin ödenmemesi , ilk fırsatta emekçilerin haklarına göz dikildiğinin bir örneğidir. Bu, sadece bu üniversitede çalışan emekçilere değil, tüm sağlık emekçilerine yönelen bir tehdittir.

“Sağlık öğrencileri eğitim adı altında angaryaya zorlayor”

“Tasarruf” gerekçesi ile ilk akla gelen emekçilerin hakları oluyor. 4D’li çalışan emekçilerden yapılan kesintiler de, vaad edildiği halde sürekli geciktirilen ve adaletsizliği ile çalışma barışını bozan pandemi ek ödemeleri de hep aynı sebeple karşımıza çıkmaktadır.

Üniversite hastanelerini asıl görevi olan eğitim ve araştırmadan uzaklaştıran da, tıp eğitimi ve sağlık mesleklerinin eğitiminin niteliğini düşüren de, sağlık öğrencilerini eğitim adı altında angaryaya zorlayan da sağlıkta dönüşüm programı ile birlikte söz konusu hastanelere ödeme ve yatırım yapılmayarak adım adım çökertilmesidir. Üniversite Hastaneleri “kendi yağında kavrulma”ya zorlanmış, 3.basamak ileri sağlık hizmeti ve eğitim veremeyecek, araştırma yapamayacak hale getirilmiş, hizmet ağırlıklı çalışmak zorunda bırakılmış, buna rağmen borç yükünün altında ezilmekten kurtulamamıştır.

Üniversite hastaneleri ve diğer tüm sağlık kurumları 1.basamaktan itibaren tamamen ücretsiz olmalı, kamusal hizmet vermeli, giderleri genel bütçeden karşılanmalıdır.

Sağlık emekçilerinin talepleri nettir;

-Nöbet ücretleri ve pandemi ek ödemeleri acilen ödenmeli. Ve böyle bir kesinti tekrar gündeme getirilmemelidir.

-En düşük temel ücret yoksulluk sınırının üstünde olacak şekilde temel ücretler yükseltilmelidir. Sağlık bakanlığı tarafından ekim ayından itibaren tavandan yapılacağı duyurulan ek ödemeler tüm sağlık emekçilerini kapsayacak şekilde ve meslek grupları ve istihdam biçimleri arasında adaletsizliğe neden olmayacak şekilde ödenmelidir.

-Fiili Hizmet Süresi Zammı (yıpranma payı) sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan bütün emekçileri ve geçmiş çalışma sürelerini de kapsayacak şekilde 5 yıla 1 yıl olarak düzenlenmeli, salgın döneminden kaynaklı olarak artı 1 yıl yıpranma payı hakkımız verilmelidir.

-Ek gösterge rakamlarının sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan tüm emekçileri kapsayarak, en az 3600 ek gösterge olacak şekilde kademeli olarak yükseltilmelidir.

-Acilen, ihtiyacı karşılayacak kadar sağlık emekçisi ataması yapılmalı, yeni atamaların hepsi kadrolu, güvenceli olmalıdır.

-Covid-19 enfeksiyonu geçiren sağlık emekçisinin zararının tanzimi için “mesleki risklere bağlı ortaya çıkan hastalık” olarak kabul edilip, iş kazası/meslek hastalığı olduğuna dair düzenlemeler derhal yapılmalıdır.

Sağlık hizmeti bir bütün olarak sağlık çalışanlarının görev paylaşımı ve iş birliğiyle yürütülmektedir. Ekip üyelerinin sorumlulukları birbirinden daha önemli sayılamayacağı gibi, her biri ekibin olmazsa olmazları ve birbirinin tamamlayıcısıdır. Bu nedenle daha önce ek ödeme adaletsizliğine dair de belirttiğimiz gibi sağlık emekçilerine vaad edilen adaletsiz ek ödeme değil, güvenceli çalışma ve güvenli gelecek için, insanca yaşam için temel ücret artışıdır.

Ek ödemeler maaşa yansıtılmalı, hiçbir kesinti yapılmamalı, ek ödeme kesintisi çalışanlar üzerinde tehdit unsuru olmaktan çıkarılmalıdır.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: