Ya belden aşağı vuruyoruz, Ya kurşun atıyoruz

“Benim üç güzel dostum var;

Biri evde kalır, Biri yolda kalır, Biride benimle gelir.

Evde kalan ailemdir,

Yolda kalan dostlarımdır,

Benimle gelen iyilikleri mdir”der

Hacı Bektaşi Veli

Tüm dünya halkları,tam bir yıldır Covit 19 salgın hastalığı ile uğraşıyor. Bizden önceki kuşak, babalarımız, dedelerimiz adı veba, verem,tifo,İspanyol gribi gibi, bizim kuşakta kuş, domuz gribi gibi salgınlarla tanıştık yaşadık.Ama bu salgın bugüne kadar yaşadığımız gördüğümüzün dışında, farklı ve etkileri olağanüstü. Salgının çağı ve etkisi aynı zamanda yeni çağın (bilimsel teknolojik devrim )inde salgınla beraber iç içe geçtiği, yaşam alanlarımızın yeni Çağ’a ve onun üretim-iletişim araçlarına ve yeni insan tipini yaratma becerisine kadar bir değişim dönüşüm içinde.

Yeni bir dönemin kapıları açıldı ve tüm dünya yeniden buna uygun şeklileniyor. Tıpkı 1800’lerdeki Makina kırıcıları Luddistler gibi bu döneminde Luddistler’i var.

Yazar Yusuf Zamir, “Dönüşüm dönemlerinde hararetle savunulan tezler, çoğu durumda, tarihin o döneminde gerçekte ne olduğunu değil, fakat o dönemdeki aktörlerin içinde yaşadıkları dönüşümü ne gibi ideolojik formlarla algılayıp ifade ettiklerini gösterir. Onun için ele alınan dönemin kendisi hakkındaki bilincine, o dönemdeki siyasal aktörlerin kullandığı retoriğe değil, fakat o bilinç ve retorikte şifrelenen toplumsal gerçekliğe bakmak gerekir.”diyor.

 Bu haftanın en tartışmalı konusu ülke gündemi açısından 103 Emekli Generalin gece yarısı bildirisi. Bildirinin gece yarısı olması algı yönetimi açısından “Darbe çağrısı” 103 Emekli Deniz Generalinin açıklaması alanı bakımından “Düşünce özgürlüğü” kavramının içine girdiğini ve “Masumane”bir durum gibi gösterilmek istenmesi.

Yerel gündemin dili de merkezi gündeme o kadar benzemeye başladı ki.

Aynısının kopyası.

Ya belden aşağı vurarak, yada kurşun gibi ifadeler kullanarak siyaset yapma tarzı hızla yerleşti. Bu aynı zamanda daha otoriter-daha baskıcı-daha tutucu bir hal aldığımızı gösteriyor.

Küçük bir örnek vereceğim.

DEVA Partisi İl Başkanı aynı zamanda Hukukçu olan Fatih Keleş çıktığı bir tv kanalında küfürlü konuşarak gündeme oturmuştu. Bu kez MHP İl Başkanı Varol Demirköse’nin Filyos bölgesi ile ilgili partinin düşüncelerini yansıtan açıklama yaptı.

Açıklamada, “İktidarın küçük ortağı, Filyos Projesi ile ilgili açıklamalarda bulunarak proje kapsamında yaklaşık 50 bin kişinin istihdam edileceğini duyurmuş. Amacı bellidir, insanların hayalleriyle dalga geçmektir.Şehrimize yarar sağlamaktansa hamaset yapıyorlar, genel başkanlarından gördükleri üzere sürekli düşman üretiyorlar. ”dedi.

Vay senmisin bana bunu söyleyen deyip bu kez MHP İl Başkanı Demirköse; “Milliyetçi Hareket Partisine küçük ortak ifadesini kullanan muhalefetin gereksiz minik tabela partisinin küfürbaz İl Başkanına tavsiyem had sınırını aşmaması Milliyetçi Hareket Partisini ağzına alırken dikkatli olmasıdır”dedi.

Şimdi bu kentte siyaset kavga üzerine kurulursa kentin geleceğinden söz etmek mümkün mü?

Karar verin

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

<span>%d</span> blogcu bunu beğendi: