“Hamsi vurdu karaya, okkası beş paraya”

Hamsi dendiğinde Karadenizli olarak her şeyini bildiğimizi sanırız oysa bildiğimiz şey denizdeki hamsiden çok tavadaki hamsidir. Benim de çok sevdiğim hamsi hakkında uzun süreden beri yaptığım araştırma sonucu olarak, bunların bazılarını kaleme aldım.

1916 yıllarında Osmanlı zamanında Hamsi ile ilgili yazılan yazılarda anlatıldığına göre ; Hamsi balığının bir numaralı düşmanı iri istavrit imiş. Bu istavritler 50-60 santim uzunluğun daymış. İri istavrit Hamsi`nin pesine düştüğünde hamsi karaya vururmuş. Hamsinin sahile vurması ile tonlarca balık insanlar tarafından toplanırmış.Bu kadar balık yenmediği için fındık tarlasında gübre olarak kullanılırmış.

1950`li yıllarda da yağ ve un fabrikalarına satılırmış.

“Hamsi vurdu karaya, okkası beş paraya” lafı buradan kaynaklanmış.

İri İstavrit, nesli tükendikten sonra hamsi biraz nefes almış.

Hatırlarsanız ;1970 ve 80`li yıllarda hamsinin bollaşma zamanıydı. Torba torba hamsiler limanda 5 liraya satılırdı.

Son yirmi yılda hamsi tekrar sıkıntıya girdi.

Kardeniz`de hamsi yıl boyunca göç eder.Bu göçe sebep olan deniz suyu sıcaklığıdır.Hamsi Balığı ortalama 9 ile 11 derece su sıcaklığını sever fakat yazın en düşük sıcaklığı 17.18 derece ile Ukrayna ve Rusya kıyılarında bulur ve burada yavrular.Yumurtlama döneminden sonra Kasım aylarına kadar Batı sahillerinde dolanır ve beslenir. Kasım ayından sonra da ideal deniz suyu sıcaklığı doğrultusunda Türkiye`nin Karadeniz sahillerine göç eder.

Aslında incelendiği zaman Hamsi balığı aynı zamanda Karadeniz akıntısını da takip ediyor.Belki bu denizde kolay yol almasında eskisi vardır.Karadeniz suyunun akışı Kuzey kıyılarından batıya, Batı kıyılarından da doğuya doğru akar.Sinop açıklarından da Kırım kıyılarına devri gerçekleşir.Karadeniz`in doğusunda bir akıntı daha yaşanır. Bu sefer akıntı Sinop Batum arasında gidip gelen ve aynı akıntının bir kısmı da Kırım`ın doğusuna oradan Sinop açıklarına bir merdane gibi dönüp durur. Bu demek oluyor ki hamsininde Karadeniz`de iki göç yolu oluşmasıdır.Yani Batı Karadeniz hamsisi, doğu Karadeniz hamsisi ayrı kulaçlama yerlerine gider.Fakat Nisan ayında Deniz suyu sıcaklığı nedeni ile hamsi tüm Kardeniz`de dağılır.Hamsinin avlanabilmesi için toplu yerde olması gereklidir.Hamsi gündüz daha derinlerde, gece ise yüzeye 10 metre kadar çıkabiliyor.Bu yüzden avlanma gece gerçekleşiyor.Suyun sıcaklığı ve tuzluluk oranına göre hareket ediyor.Deniz suyunun kıvamda olması balığı toplu halede tutuyor.Normal sıcaklığın bir iki derece sıcak olması durumunda balık dağılıyor.Bu sebep ile Nisan ayından itibaren avlanması zordur.Ayrıca Ülkemizde Marmara hamsisi adıyla da bulunur.Marmara hamsisi ise Marmara denizinden dışarı çıkmadığı için Karadeniz hamisinden hem lezzet hem de görünüş olarak farklılaşır.Dünya çapında 40 çeşit hamsi bulunuyor.

Balıkçılıkta “balık kaçtı” diye bir terim var. Aslında balık kaçmaz. Balık deniz suyu sıcaklığına göre hareket edeceği için kendisine en uygun yeri arar.

Geçtiğimiz aylarda hamsi yasağı getirilmişti.Yasak hamsinin Karadeniz`de ki tüketimi açısından doğru karar olabilir ama eksik. Ayrıca hamsinin azalmasının sadece bilinçsiz avlanılması ile tanımlanması da son derece yanlış ve eksiktir. Hatta belki bilinçli olarak başka sorunu gizleme olabilir. Zira balığın deniz suyu sıcaklığı ile ilgili kıyılarımızı terk etmesinin nedeni,sadece avlanmadan değildir.En büyük sorunlardan biri Karadeniz kıyılarında son 20 senede oluşan çevre faktörleridir. Özelikle Ülkemizde Karadeniz Bölgesi`ne kurulan santraller,HES`ler,barajlar,taş ocaklarının verdiği zararları yanında bir de İklim değişikliği, deniz suyu sıcaklığını etkiliyor.

Özelikle Zonguldak`ta kurulan Eren Termik Santrali gibi yüksek güçlü santraller, denizden aldığı suyu, kazanları soğutmak için aldığında tekrar bunu denize boşaltır.Gecen yıllarda kimsenin farkında olmasa bile bu oranı çoğaltmıştı. Bu büyük miktarda ki suyun geriye boşaltması, aşırı sıcak su olacağından, deniz suyunun dengesini bozmaktadır.

Ocak ayının ortalarında deniz suyu sıcaklığı ortalama bir iki derece yüksek olduğu için balık Bulgaristan kıyılarına geri dönmüştü.

Normal şartlarda Kasım ve Mart ayında Zonguldak Sinop arası hamsi balığı açısından oldukça elverişli hale gelir.Balık burada kış boyunca kalacak ve Nisan ayı itibari ile Kuzeye göç etmeye başlayacaktır.

üstelik Zonguldak kıyılarına gelen hamsinin boy ortalaması ise yaşı itibari ile ideal boy ortalamasında olacaktır.

Ortalama 5 yıl yasayan bir hamsi ömrü boyunca kıyılarımıza 5 kere gelip gitmektedir.

Yani özet ile; Dünya`nın en lezzetli balığı olan ve 40 milyon yıldır var olan hamsinin, Kardeniz`deki avlanma dengesini bozan aslında Türk balıkçıları değil Rusya`dır.Rusya Karadeniz kıyılarında avlanan balığın %50`sini avlamaktadır. %50`sini ise Karadeniz`in diğer ülkeleri paylaşmaktadır.Üstelik balık, Rusya ve Ukrayna kıyılarında iken daha yumurtlama dönemindedir.

Bizde ki sorun avlanmaktan değil, deniz sıcaklığının yüksek seyretmesinden kaynaklanır.Fakat avlanma yasağı getirerek bu sorunu gidermeye çalışılıyor. Asıl sorunlara dokunan veya dokunmaya cesaret olmadığından böyle kararlar alındığını düşünüyorum.

Unutulmasın ki 2010`lara kadar şehrimizde 150 MW gücünde santral çalışmasına ramen, bugün bu oran 15 kat artmıştır.Bunun çevreye ve denize etki etmediğini savunmak imkansızdır.

Hayati YILMAZ ile

Zonguldak Tarih

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: