Ramis Muslu’dan Ankara çıkışı

Son haftaların siyasi polemiği herzaman olduğu gibi, emek,maden işçileri,TTK,GMİS üzerinden, yürüyor.

Konunun asıl nedeni ne maden işçileri pandemi süresince riskli grup içine alın[1]mamaları.

Konu yaşamsal yani.

Konuyu özellikle basın[1]yayın kuruluşları, iktidarkarşıtı[1]muhalefet gündeme taşıdı.

Bir anlamdada TTK yönetimini sıkıntıya soktu.

İşte bu sıkıntı geldi dayandı TTK’nın zarar-kar meselesine.

AKP Zonguldak Milletvekillerinin TTK ile ilgili değerlendirmeleri, klasik söylemleri ve klasik özelleştirme politik söylemleri (özelleşsin, zarar ediyor vb) başta GMİS olmak üzere emek yanlısı toplumsal muhalefetin tepkilerine neden oldu.GMİS Genel Merkezi geçtiğimiz hafta yayınladığı açıklamada, “TTK ile ilgili talihsiz açıklamalarda bulunanlar siyaset sahnesinden silinip gitmiştir“diye sert tepki göstermişti.

Bu konu yani TTK’nın çalışan sayısın[1]dan,üretimdeki düşüşe kadar sürekli konuşulur ama özellikle de ülkede seçim tartışmalarının olduğu zaman olur. Geçmiştede siyasetin kamu eliyle güçlenmesinde, KİT’lerin siyasi arpalık haline gelmesinde bu yöntemler hep uygulanmış, her seçim dönemi gerekli gerek[1]siz işçi alımları sözleriyle bir anlamda iktidarlar kurulmuş Şimdilerde toplumsal muhalefet ve AKP iktidarının kendi içindeki yarılmadan dolayı seçim tartışması artık bilince çıktı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “helallik istiyorum” sözleri ve muhalefetin “koy sandığı vatandaş sana bakalım helallik verecek mi?” türünden polemikler gündeme düştü.

Merkezi alanda yaşanan bu yarılma-kırılma-çatışma doğal olarak yereldede kimi noktaları harekete geçiriyor,olası bir seçimde (Nisan 2022 olarak alt[1]tan alta fısıldanıyor) Ankara’ya göz dikenleride hareketlendiriyor.

İktidar yada muhalefetten Milletvekili adayları, farklı yön[1]temlerle gündeme girmek,akılda kalmak,hafızalarda yer etmek için çabalıyor.

GMİS eski Genel Başkanlarından, CHP İl Genel Meclis üyesi Ramis Muslu’da bir çıkış yaptı.

TTK’ya yönelik yapılan değerlendirmelere dahil oldu ve AKP’li vekilleri telafuz ederek, “İşçinin Ankara’dan nasıl koparıldığını çok iyi bilirler.”dedi. Muslu kendi görev yaptığı GMİS yönetiminide eleştirdi ve “Sendikanın da burada yapacağı şey küskünlük, kavga ederek, sağa sola atışmaktansa birlikte hareket etmeliler. Kavga ederek bu kurumu yaşatamayız, bir yere varamayız ve işçi aldıramayız. Bir atasözü vardır ‘Kavgalı eve kimse kız vermek istemez.’ TTK’ya işçi alımı da böyle. Herkes sorumluluğu çerçevesinde çalışmalı.”diye ifade etti.

Sayın Muslu’nun unuttuğu birşey var.

 İşçi sınıfının işi kavga,yani mücadele.

Hak arayışı.

Siyasilerin işi ise kurumun norm kadroda çalışmasına yardım etmek.

Yanlış yerden konuya giriyor.

Kavganın sivri ucunu siyasete,erke yönelteceğine işçi sınıfının biricik örgütüne akıl veriyor.

Siyasiler Ankara’da işçi nasıl alınır bilir’ derken, ben olsam şöyle yaparım diyor aslında.

Hayırlısı başkan niye olmasın.

Maden İşçilerinin göndereceği bir vekil neden olmasın.

DİSK,HAK-İş Genel Başkanları parlemantoda görev aldı.

Yanlız kavgayı kendinle değil emek-sermaye ikilemine oturt.

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: