Kürtler kadar kafanıza taş düşsün

Anayasa Mahkemesi (AYM), HDP’nin kapatılmasına ilişkin iddianameyi kabul etti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı 843 iddianamede 451 HDP’linin de siyasetten yasaklanması talep ediliyor. Kapatma davası yürürken HDP’nin sonrasında ne olur? tartışmalarıda hız kazandı.

Türkiye’de siyasal Partilerin kapatılması konusuda devlet geleneği halini aldı.Yani bugüne has bir durum değil. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana yaşanan krtik bir sorun.Bu bir demokratikleşme,özgür[1]leşme sorunu aslında.100.Yılda bunu hala başaramadık ne yazıkki.

HDP (Halkların Demokratik Partisi) daha önceleri,DEP, DEHAP,DTP vb.isimlerle bugünlere gelin[1]di.Acılı,mücadele dolu,ağır bedeller ödeniyor. Günümüz Türkiye’sinde de Cezaevlerinde binlerce tutuklu yaşam mücadelesi veriyor.

Türkiye yeni bir döneme giriyor.

AKP-MHP ittifakının oluşturduğu Cumhur ittifakı bir yanda.CHP-İYİ Parti ve Saadet Partisi’nin oluşturduğu Millet İttifakı.

Toplumsal muhalefet AKP’nin 20 yıllık iktidarına son vermek istiyor ve seçimi öne almak ve geleceği yeniden belirlemek isterken, Cumhur ittifakı seçimlerin 2023 yılında yapılması için sürekli hazırlık yapıyor.

İşte tüm bu seçim ve gelecek Türkiye’nin kilit sorunu Kürtler üzerinde oynanıyor.

Bugün HDP’nin ısrarla kapatılmasını savunan Cumhur ittifakı bir anlamda HDP sonrası Kürt oylarını nasıl hanemize yazarızın çabasında.

CHP ve İYİ Parti ittikafı ise yerel seçimlerde HDP’nin önemli desteğini alarak seçimi kazanmalarını bir türlü, açık, güvenli, samimi açıklama cesareti gösteremedi.

 Şimdi Türkiye’de bir üçüncü yol arayışı var.

DİP “Demokrasi için Birlik Cephesi” oluştu. https://demokrasiicinbirlik.com/hakkimizda/

İlk Toplantısını Ocak Ay’ında yaptı.

İçinde siyasi partilerden,meslek odalarına, yazarlardan, akademsiyenlere kadar geniş bir yelpazede çalış[1]malarını yürüten DİP konfera nslarına başladı.

Temel ilkelerinin başında, “Siyasetin içinde halk yoktur. Halk hem siyasetin öznesi hem de nesnesi olmalıdır. Temsili siyasetin ötesine geçen, hiyerarşisi olmayan, merkeziyetçiliğin yerine ademi merkeziyetçi, yatay bir siyaset anlayışı, böyle bir siyaset anlayışı içinde biz ve ötekiler ayırımı ortadan kalkar”deniliyor.

Temel sorun olan hak,hukuk, gerçek adalet mücadelesinde kilit konu, Kürtlerin bir yandan özgürlük mücadelesi, diğer yandan parti[1]lerin bu kitlenin oylarına nasıl talip olabiliriz.Mesele bu.

Şuan seçim olsa AKP-MHP ortaklığı büyük oy kaybında fakat o oylar Millet itifakına akmıyor.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan Diyarbakır’a bir ziyaret yaptı. “Kürtlerle yeniden barışa[1]bilirmiyiz” , Yeni bir açılım süreci başlatabillirmiyiz.?diye.

 Aynı konular yerelde cılız[1]da olsa, basının zorlamasıyla gündeme giriyor.

AKP Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar, “Her seçim yaklaştığında ‘Biz birinci parti olacağız’ dışında hiçbir açıklamaları ve projeleri yok. İktidara gelirseniz neyi düzelteceksiniz. HDP ile ortaklık yapan bir partinin hedefi ne olabilir?”diyerek CHP’ye aklınca tepki gösterdi.

Fakat Uçar, hem kendini inkar etti, hemde yarın ülkede nelerin gelişmelere gebe olduğunu da görememiş oldu.

Milletvekili Hamdi Uçar, AKP İl Başkanlığı yaptığı dönem (2009) da AKP Açılım adı altında, HDP ile “Demok ratik açılım süreci” başlatmış ve Dolmabahçe mutabakatı olarak tarihe geçen bir anlaşma yapmıştı.Uçar o tarihte, AKP il Başkanları olarak Doğu ve Güneydoğu’yu ziyaret etmişti.Uçar, Demokratik açılım süreci ile ilgili olarak Diyarbakır, Şırnak, Mardin, Siirt’i gezmişlerdi. Zaman çabuk geçiyor.Aradan 11 Yıl geçti.

Bugün Aynı Uçar, “HDP ile ortaklık yapan bir partinin hedefi ne olabilir? Onu görmek lazım” diyerek CHP’ye, İYİ Parti’ye tepki gösteriyor.

Türkiye’de Kürt sorunu temel ve kritik sorundur.

Kim ki iktidar olmak istiyorsa bu konuda cesaretli, açık, şeffaf bir siyasete alışması lazım.

Kürtler çok ağır bedeller ödeyerek yol alıyor.

Acılar,ağır bedelere ortak olmak,birlikte yaşama arzusun[1]da olan herkesin sorunu.

Buradan kaçış yok.

Konu artık sınırlarla sınırlı değil.

Karar verin iktidar olmak, daha demokratik, daha özgür bir Türkiye mi? Yoksa karanlık, baskıcı, hukukun, adalet in sokakta sağlandığı bir ülkemi?

Karar sizin.

İşçiler huzursuz

Maden-MTA-Enerji İş kolu bri anlamda Kamu ve özel sek[1]töre bağlı işyerlerinde toplusözleşme dönemi gittikçe sertleşiyor.

GMİS ile TTK arasında özellikle yer altı ve yerüstü işçileri arasında uygulanan ücret farkı işçileri çileden çıkardı.Geçtiğimiz hafta TTK’da yer üstü olarak tarif edilen gruptaki işçiler GMİS Genel Merkezine yürüdü.Genel Merkez yönetimi ile bu sorunun çözümünü istediler.

Özellikle Merkez Atölyesi ve Üzülmez Bölgesi bu konuda bir anlamda da motor güç.

Yine aynı şekilde Türkiye Enerji Su ve Gaz İşçi[1]leri Sendikası’na bağlı işçiler toplu sözleşmeden çıkan zam kararına tepki amaçlı eylemyaptı.

Huzursuzlukta huzur vardır.

Sağlıcakla kalın

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: