Yerel Market Çalışanları günde kaç saat çalıştırılıyor?

Çalışma yaşamında en azgın sömürünün olduğu alanlardan birisi hizmet sektörü. Güvenlikten,temizliğe,kasi yerden,tezgahtarlığa kadar uzanan iş kolunda işçilerin iş ve çalışma koşulları oldukça ağır.

İktidarlar bir yandan istihdam yaratalım derken diğer yandanda çalışanların sırtına yükledikleri çalışma koşulları artık toplumda farklı sosyal patlamalara,intiharlara,şiddete,boş anmalara kadar uzanan sorunlar yaratıyor.

AKP İktidarının “Yerli ve milli” üretim-hizmet,güvenliktüketim alanlarındaki istihdam alanlarının başında gelen ve pandemi süresinde bir anlamda da krizi fırsata çeviren marketler, bir yandan ihtiyaç karşılarken diğer yandan denetimsizliklerinin verdiği avantajları sayesinde yatırımlarını farklı alanlar-İnşaat-lojistiksağlık alanlarına kaydırdı.

 AKP Lideri ve Cumhurbaşkanı sık sık dile getirdiği Yerli ve Milli kavramı kentimizde maden sektöründen, bu kez marketler zincirine dönüştü. Kentte neredeyse her ana artellerde yerli-yerel marketler zincirinden geçilmiyor.

Kentte geçmişte sürekli söylenen ve dile getirilen, ulusal marketlerin paralarıkazançları kent ekonomisinde dolaşımıma girmiyor.O nedenle yerel marketler zincirini çoğaltmamız lazım.

Düşüncesinin asıl nedeni çalışanlar üzerinden kazanılan artı değerden başka birşey değil.

Ulusal marketlerde hizmet veren kasiyerden raf görevlisine kadar olan işçilerin çalışma saatleri ve ücret poli[1]tikalarıyla yerel marketlerde çalışanların çalışma saat ve mesai kavramları,sosyal güvenceleri,ücretleri arasında uçurum var.Yerel marketleri kim denetliyor.

Çalışanların kaç saat çalıştıkları, ne ücret aldıkları,ne kadar sosyal güvenceye tabi olduklarını denetleyen var mı?

Bu alanda örgütlü bulunan Türk-İş’e bağlı Tez Koop iş Ulusal marketlerde çalışanların örgütlü olduğu sendika. Sendikal alandaki işkolu örgütlenmesi ve yetki sorunu yerel marketlerde örgütlen[1]menin de önünde önemli bir engel.

Günümüzde hizmet sektöründeki bu azgın sömürü ve iş güvencesiz çalışma gelecek[1]teki yaşanacak toplumsal sorunlarında bir anlamda tetikleyicisi durumunda.

Konuya Tüketici Hakları daha çok raflardaki ürünlerin etiket ve insan sağlığına yöne[1]lik konularında bugüne kadar değerlendirmeler yaptı.

Bu alan bir anlamda da atlanılı yor.

Siyasi Partilerin üye portföylerine bakarsanız bunda da yerel marklet çalışanlarının durumunu görmek mümkün. Bu bir işçi sınıfı ve emek mücadelesinin odağında olan bir konu.

Dün ana yön “Fabrikalar Kalemizdir’in yeri yeni dönemde hizmet sektörü,güvenlik,bilgi-iletişim sektöründeki hergeçen gün dahada yoksullaşan, gelecekten ümidini kesen milyonlarca genç alıyor.

Ülkedeki işsizlik ve gerçek rakamlar sürekli manip[1]ile dilerek “çağ atlıyoruz” kavramını hergün alışveriş yap[1]tığınız market çalışanından günde kaç saat çalıştığını, ne ücret aldığını, sosyal güvencesi olup olmadığını sorarak öğrenebiliriz.

CHP Zonguldak Milletvekili TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu CHP Grubu Sözcüsü Ünal Demirtaş, basına yaptığı açıklamada, “TÜİK’inİşgücü Verilerindeki Çelişkili Rakamlar Araştırılmalı”dedi. Demirtaş aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanı’nın yanıtlaması istemi ile bir soru önergesi de verdi.

CHP’li Demirtaş TBMM Başkanlığına verdiği önergelerle ilgili olarak yaptığı açıklamada; “TÜİK’in son 5 yılda yayımladığı işgücü verileri ile ilgili bültenlere bakıldığında çok büyük çelişkiler olduğu ortaya çıkmaktadır. Son 5 yılda, çalışabilir nüfus 4 milyon 816 bine, işgücü nüfusu 1 milyon 120 bine çıkmış, ancak istihdam sadece 208 bin kişilik artmıştır. İşsizlik ise son 5 yılda sadece 913 bin kişi artmıştır. Bu durumda 3 milyon 695 bin kişi nereye gitmiştir. Bu kayıp nasıl açıklanabilir. TÜİK tarafından, Nasrettin hocanın “kedi burdaysa ciğer nerde, ciğer burdaysa kedi nerde” sözünü akıllara getiren tuhaf bir hesaplama yapılmıştır. TÜİK, işgücü istatistiklerinde dikiş tutturamamıştır” ifade etti.

24 Kasım Basın Bayramı

Zonguldak’ta yerel basın bir anlamda da kentin varoluş retoriği üzerine oturmuş.

Neredeyse yüz yıllık bölgede gazeteler var ama kadroların yer alımı özgürlük-demokrasi[1]objektiflik habercilikten öte kentin ana dinamiği kamu alanı(önceleri EKİ-TTK) üzerinden şekillenmiş.

Kentte bugün hala bayiden gazete satışı en düşük kentlerden biriyiz.

Bunun yeri dijital alan almaya, internet,sosyalmed ya alanı kitlelere ulaşmada önemli bir kaldıraç oldu.

Ne olursa olsun ne ile uğraştığımız?

Ne için haber yapıyoruz?

Hala güncel.

Geçmiş yıllarda kent yatırımları için yapılan haber[1]lerin yerini şimdilerde partilerden,meslek odalarına,kitle örgütlerine,brokrasiye yönelik kadroların yer değiştirmede övünür duruma gelindi.

 Ağırlık olarak hangi İl, ilçe başkanını,yada hangi bürokratı göreve atatırım üzerine kurulu bir yapıya dönüştü.

KİT’lerdeki pozisyon dar[1]aldıkça onun yerini bu tür davranışların aldığı bir ortamda 24 Kasımı kutluyoruz.

Sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: