Karl Marks;“Filozoflar dünyayı yalnızca çeşitli biçimlerde yorumlamışlardır; oysa sorun onu değiştirmektir.”

Yazının başlığı bana ait değil, Türkiye’de milyonlarca insanın dizi flim gibi izleyip kendince yorum yaptığı suç örgütü lideri olarak şuanda İnterpolde aranan Sedat Peker’e ait.

Peker son iki aydır Türkiye’nin gelecekle ilgili gün[1]deminin köşe taşlarını örmek için sahnede. Sedat Peker her video çeki[1]minde hedef gösterdiği kesimlere, “Bir kameraya, bir tripoda yenileceksiniz” diyor.

Bugünlerde video çekmesede twetter dan mesajlarını vermek istediği yere veriyor. Kamera ve Triport aslında çağın,iletişimin,biliminsel teknolojik devriminin nerelere ulaştığının işareti.

RÜTÜK,Basın özgürlüğü,Yazılı-Sözlü-Görsel Medya-Yutube vb. sosyal medya ağlarının kitle iletişimde ki geldiği aşamaya işaret ediyor.

Aynı zamanda Peker 40 Yaş altına hitap ediyor ve özellikle izlemeleri içinde özen gösteriyor. 40 yaş üstü bu yeni duruma daha uzak,teknolojideki uygulam[1]ları daha az kullanan, adı telefon olan el bilgi iletişim aracını sadece iletişim aracı olarak kul[1]lanaların ağırlıkta olduğu bir toplumsal kesim.

Gençlik ise gelecek.

İşte oda geleceği yeniden örmek,altyapısını kurmak,nasıl düşünülmesi gerektiğini beyinlere kazımak için oldukça çaba sarfediyor.

Tabi Sedat Peker’i klasik bir mafya,sadece suç örgütü lideri olarak görmek istemez isek.Peker hepimizin gözünün önünde ülkede yaşanan,cinayet,uyuşturucu,devlet in hangi birimlerinin çürüdüğünü, kimlerin kimlerle kol kola girdiğini, toplumun nerede durduğunu ve gelecekte ne yapılmalıya kadar bir çok konuyu gündemine alarak geliyor.

Cumhuriyet Savcılarından, muhalefete kadar ne yapmalarını gerektiğini hatta iletişim yoluyla sikayet dilekçesine kadar kadar yazıyor.

40 Yaş üstü bu filmi 12 Mart’lardan, 12 Eylül Askeri Faşist Darbelerden, Kontr[1]Gerillalardan, Gladyolardan, Şili’de ki darbeci Pinochet’ten, 1 Mayıs 77 Katlimaından, 10 Ekim Ankara katliamlarından, Kahramanmaraş, Sivas, Çorum katliamlarından, Diyarbakır, Metrislerden,Ulucanlar Cezaevlerinden, 28 Şubat’lardan,Susurluk’tan, 27 Nisan E muhtradan, 15 Temmuz darbelerinden biliyor tanıyor.

O daha çok yeni kuşağa sesleniyor.Gelecek orada.

Peker diyorum siz arkasındaki güç anlayın.Şimdi tüm planlar, hesaplar Recep Tayyip Erdoğan ve AKP sonrası için.

Eskiden Askeri Şuralar basının gündeminden düşmezdi.

Kim ami[1]ral oldu,kim önümüzdeki dönem genel Kurmay Başkanı olacak?

 Peki şimdi duydunuz mu nasıl geçti Askeri şura.

Kim nereye geldi?

İşte tüm bunlar bir anlamda “canbaza bak” oyunu.

 Hepimiz izliyoruz.

Ülkedeki bu duruma çok benzeri son bir aydır kentte yerelde hızlandı.Medya üzerinden.

Kim kiminle hangi otelde.

Kim kiminle hangi yatakta,kim rant peşinde.

Hangi basın mensubuna, neden koruma verilmiş.Kim vermiş.Vali neden sessiz? gibi Kentteki basın yayın organlarının birbirleriyle olan ilişkilerini kullanarak yerel gündem ciddi ciddi konuları kamuoyu önünde açıyor.

Burada da “cambaza bak” .

Ben yereldeki bu durumu Şemsi Denizer’in katledilişi öncesi  hayava benzetiyorum.

Aman dikkat diyorum.

Ülkedeki durumu siz anlayın.

Uyanık olmak, gördüğümüzün duyguğumuzun dışındaki asıl meseleye kilitlenmek lazım.

Neden oluyor Kimin işine yarıyor.?

Sağlıcakla Kalın