Başkan Alan Cumhuriyet Düşmanı olabilir mi ?

Zonguldak yıllardır ‘inatlaşma’, ‘çatışma’, ‘ötekileştirme’, ‘ayrıştırma’ ve ‘sen -ben kavgası’ üzerine yürüyor. ‘Senin dediğin yanlış’, ‘benim dediğim doğru’, ‘tükürdüğünü yalayacaksın’ , ‘ben tükürdüğümü yalamam’ der. Bu durum tabi ki sadece kentimize has değil.

Ülkede siyasetin merkezinden, devletin en üst kademesinden başlayan bir davranış bütünü tüm ülkeyi sardığı gibi kentimizi de iyiden iyiye içine aldı. Zonguldak ülkenin birçok ilinden farklılar taşıyan, emeğin, hoşgörünün, uzlaşmanın ve üretimin merkezi pozisyonundaydı.

İşte bu durum bozuldukça, birbirimizi anlamak, birbirimizin güçlü yanlarından faydalanmak ve geleceğe yönelik insanlığı taşıyacağımız güzel günlerin üstünü kara bulutlar, belirsizlikler örttü.

Bu kara bulut ve belirsizlik, çatışma ve ‘dediğim dedik’ mantığı toplumun özelliklede gençlerin geleceğe olan inançlarını, güvenlerini yok etti.

Kentte her gün gençlerin intihar ettiğini, intihara sürüklendiğini, birbirini vurduğunu ve bunu canice yaptığına şahit oluyoruz.

Bu gidişatı değiştirmek, hoşgörüyü, katılımcılığı, açıklığı ve eleştiri-özeleştiri (empati) yeteneğimizi devreye sokmanın zamanı geldi geçiyor.

Bakın son hafta da intihar ve ölüm olayları bu değimi kanıtlıyor. CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun, “İntihar vakalarının gençler arasında yoğun olarak görülmesi sorunu daha da vahim hale getirmiştir. Bu konuda bugüne kadar ciddi bir çalışma yapılmadı maalesef. CHP ve İYİ Parti’nin meclise verdiği artan intihar vakalarının araştırılması önergesi AKP ve MHP oylarıyla ne yazık ki reddedildi.”diye kamuoyuna açıkladı.

CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, “Bilgi Edinme Yasası Kapsamında Sağlık Bakanlığı’na son 5 yılda Türkiye’de yaşanan intihar vakalarını sordu ve ürkütücü rakamlar ortaya çıktı. Son beş yılda, 137 bin 720 kişinin intihar teşebbüsünde bulunduğu, 11 bin 387 kişinin intihar sonucu hayatını kaybettiği bilgisi paylaşılmıştır”. denildi.

Bu vakaların kentte hemen yanı başımızda, eşimiz, dostumuz, arkadaşımızın çocuklarında görüyor ve izliyoruz.

Zonguldak ülkenin bir çok ilinden farklılar taşıyan, emeğin, hoşgörünün, uzlaşmanın ve üretimin merkezi pozisyonunu yeniden kazanması bu kötü gidişi durduracaktır.

Bunun için gerçek demokrasiye, samimiyete, açıklığa ve katılımcılığa ihtiyaç var.

 Bir örnekle devam etmek istiyorum. Zonguldak Merkezinde yer alan İsmet İnönü Parkı ve çevresi TOKİ tarafından ve Zonguldak Belediyesi işbirliği ile yeni bir düzenlemeye girdi.

Sahil Projesi kapsamında gerçekleşen projenin bu bölümünde yani İsmet İnönü’nün heykelinin olduğu bölümde bir farklı bakış, farklı algılanış oldu.

İnönü heykelinin hemen önüne çocukların kayması, eylenmesi için kaykay yapılmış.

Konu gündeme çok sert girdiği için, bende yakından inceledim. Proje TOKİ’nin olunca yani çizen ve uygulamayı yapan yerel teknik ekip olmayınca olayların gidişatı da değişti.

Başta CHP, ADD, Laik demokrat çevre bu yapılan kaykay pistinin Türkiye Cumhuriyeti’nin İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye bir hakaret olarak algıladı.

Neden? İktidar AKP ve onun ideolojik bakış açısı yüzünden.

Yani teknik olarak ya da mimarın bakış açısından çok bir hesaplaşma üzerine kuruldu bütün konu.

Bu konu gündeme düştüğünde CHP’li yetkililer Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ile görüşerek konunun toplumda farklı algılana cağından bu yapılan yanlıştan dönülmesi konusunda aslında hem fikir oldular.

Neden çünkü Selim Alan’ın da Cumhuriyetle, Atatürk ile, İnönü ile bir hesaplaşması olamaz, olmaz..Yaşam tarzı buna izin veremez.

Fakat Başkan’ın partisi AKP olunca ve bunu Selim Alan değil de CHP kanadı gündeme taşıyınca ayrışma, çatışma, dediğim dedik diyerek iş tükürdüğümü yalamamaya kadar gitti.

Yapılan kamuoyu baskısı, diplomasi sonucunda Kaykay pisti söküldü.

Bundan sorası işte bir anlamda da geleceğimizin kodlarını veriyor.

AKP’nin ülke çapındaki yıpranmışlığının da verdiği durum nedeniyle. CHP ve Laik Demokrat cephe bir zafer kazanmış edasında.

Oysa bu tırmanmadır ki, kentte ve ülkede, uzlaşmayı, demokrasiyi, hoşgörüyü aldı götürdü.

Birlikte yaşama arzusunu yok etti.

Bugün Türkiye’de üçüncü yol tartışması var. Adına “Demokrasi İçin Birlik” olarak açıklayan grup çalışmalarını sürdürüyor.

Hiçbir şey yoktan var olmaz.

Sağlıcakla kalın.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: