KA.DER “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” Nedeniyle Basın Açıklaması yaptı

Kadın Adayları Destekleme Derneği (KA-DER) basın açıklamasını Genel Başkan Nuray Karaoğlu yaptı. Karaoğlu; “Şiddetin çözümü olan eşitlik; yerleşik güç ilişkilerini yıkacağından, eşitlik talebi güç ilişkilerine dayalı sosyal ve ekonomik çıkarlara tehdit olarak algılanmakta, her bir hak kazanımı, karşısında geriye gidişi destekleyen direnç grupları bulmaktadır.”

“Mirabel kardeşlerin Dominik Cumhuriyeti’nde verdikleri insan hakları ve demokrasi mücadelesi nedeniyle 1960’ta katledilmesinin anısına, 25 Kasım günü 1981 yılından beri kadına yönelik şiddetle mücadelenin sembolü haline getirilmiş, 1999 yılında ise Birleşmiş Milletler bugünü resmi olarak “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” ilan etmiştir. 25 Kasım; tüm dünyada kadınların şiddete karşı mücadelesinin küresel olarak birleştiği gündür.

Kadına yönelik şiddet, bugün tüm dünya toplumlarının demokratik var oluş, kalkınma ve refahlarının gelişmesinin ve kadınların insan hakları ve onuruna yaraşır biçimde yaşam sürmelerinin önündeki en büyük engellerden biridir. Şiddet, hem kadınların hem de toplumun tamamının iyi olma haline, cinsiyeti ve konumu ne olursa olsun toplumun her ferdi açısından taşınılamaz bir maliyet yüklemektedir. Bu nedenle kadın hareketi olarak on yıllardır kadına yönelik şiddetin sona ermesi, İstanbul Sözleşmesi’nin tümüyle uygulanması, cinsiyet eşitliğini sağlama ve kadınlara karşı şiddeti önlemeye yönelik politikalar izlenmesi yönünde mücadele veriyoruz.

Ancak ne yazık ki, özellikle 2019 yılından itibaren, kazanılmış tüm haklarımızın birer birer geri alınmaya çalışıldığı, Latin Amerika’dan Doğu Avrupa’ya tüm dünyada kadınlar aleyhine yükselen küresel muhafazakarlığın kazanılmış hakların geri alınmasını hedefine koyduğu politik bir iklim içerisine kademeli olarak sürükleniyoruz. Bugün, toplum olarak bu noktadaysak, kadınların tarihsel ve evrensel mücadeleleri ile kazanmış oldukları haklar kolayca ihlal edilebiliyorsa, temel sebebi cinsiyet eşitliğine yönelik toplumsal bir bilinç dönüşümünün sağlanamamış ve bu yönde sahici bir irade hayata geçirilmemiş olmasıdır.

Şiddetin çözümü olan eşitlik; yerleşik güç ilişkilerini yıkacağından, eşitlik talebi güç ilişkilerine dayalı sosyal ve ekonomik çıkarlara tehdit olarak algılanmakta, her bir hak kazanımı, karşısında geriye gidişi destekleyen direnç grupları bulmaktadır.

Ancak biliyoruz ki, kadınların mücadele tarihi her zaman kadınlardan yana sonuç doğurmuştur. Bu inancımızdan ve dünyayı değiştirmiş olan mücadelemizden güç alarak, dünyanın her yerinde tüm kadınlar ayrımcılık ve şiddetten uzak yaşayana dek mücadelemizi sürdüreceğiz. Şiddetsizliği, eşitliği, İstanbul Sözleşmesi’ni daha da yüksek sesle savunacağız. Dayanışmamızı daha da güçlendirip yaygınlaştırarak, cinsiyetler arası ayrımcılığa dikkat çekme gereği kalmadan, her günü eşit ve şiddetsiz geçireceğimiz toplumlar yaratana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: