KESK tarafından 18-19 Aralık’ta 4 ilde yapılacak bölge mitingleri öncesinde mali kayıpların telafi edilmesi, ek göstergenin 3600’e çıkarılması, asgari ücretin vergi dışı bırakılması, temel tüketim maddelerinden alınan KDV’nin sıfırlanması gibi talepleri içeren imza kampanyası başlatıldı.

İmza kampanyası kapsamında Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği tarafından Çaycuma Cumhuriyet Meydanında imza standı açıldı. İmza kampanyası işyerlerinde de yürütülüyor.

KESK tarafından “Geçinemiyoruz! İnsanca Yaşam, Emekten ve Halktan Yana Bütçe İçin Omuz Omuza” şiarıyla 18 Aralık 2021 Diyarbakır ve İzmir, 19 Aralık 2021 İstanbul ve Ankara olmak üzere 4 ilde yapılacak bölge mitingleri öncesinde başlatılan ve TBMM Başkanlığına sunulacak imza kampanyasının metni şu şekilde: “Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme soygununa son verilmesini, kamu hizmetlerine bütçeden ayrılan payın artırılmasını; Mali kayıplarımızın; gerçek hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırında yaşanan artış temel alınarak telafi edilmesini; Omuzlarımıza yıkılan vergi yükünün hafifletilmesini, gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesini, tüketimden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesini, kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını; Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınmasını, söz konusu maddelerden alınan KDV’nin sıfırlanmasını; Her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesini, herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmasını; Lisans ve ön lisans mezunu tüm kamu emekçilerinin ek göstergesinin 3600’e çıkarılmasını; Toplumsal cinsiyete duyarlı bir bütçenin hayata geçirilmesini, ILO’nun 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin imzalanmasını istiyoruz.”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın açıklamasının ‘Memura, memur emeklisine yüzde 35′ zam’ olarak değerlendirildiği haberlere de tepki gösterildi. Eğitim Sen açıklamasında, “Daha gün bitmeden ek protokolle yapılması planlandığı ifade edilen maaş zammının arkasından yine kümülatif yalanlar çıkmıştır. Sözü edilen,  %30 – %35 oranları 2022 yılı için %5+%7, 2023 yılı için %6+%8 ve enflasyon farkı içeren son ‘toplu sözleşmenin’ rakamlarına ilişkin kendi kümülatif verilerinden ibarettir. Yeni bir zam yoktur.” denildi.

“En Az Yüzde 35  Ek Artış  Yapılmalı”

Atılacak ilk adımda son beş yılda yaşanan kaybı karşılamak üzere maaşlara ek zam yapılması istenerek, “TÜİK tarafından açıklanan verilere göre son bir yıllık genel enflasyon %21,3 iken gıda enflasyonu %27’yi aşmıştır. Resmi veriler ile ne kadar çarpıtılmaya, perdelenmeye çalışılsa da hem emek örgütleri olarak bizlerin hem de bağımsız iktisatçıların verileri, bunlardan daha da önemlisi halkın kendisi mutfakta, çarşıda, pazarda yaşadığı gerçek enflasyon %50’yi aşmıştır. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 3 bin 200 TL’ye, yoksulluk sınırı 10 bin 500 TL’ye dayanmıştır. Bu yılın başında 3.930 TL olan en düşük kamu emekçisi maaşı enflasyon farkı ve toplu sözleşme artışı ile Temmuz ayında 4.239 TL olmuştur. Ancak söz konusu maaş Kasım ayında gelir vergisi dilimi etkisi ile 4.154’TL’ye düşmüştür. Ocak ayında 3.930 TL olan en düşük kamu emekçisi maaşı ile 533 dolar alınabilirken bugün alınan söz konusu maaş ile alınan dolar 232 dolar azalarak 301 dolara inmiştir. Buna karşın son bir yıl içinde en düşük kamu emekçisi maaşında yaşanan artış bugün itibari ile %14,5’ tir tir. Bugün resmi enflasyona göre oluşan %7,5 oranındaki enflasyon farkını almak için bile altı ay beklemek zorunda bırakılan kamu emekçileri ve emekliklerinin maaşları gittikçe açlık sınırına yaklaşmaktadır. Ocak ayından itibaren tün kamu emekçilerinin ve emeklilerin maaşlarında en az yüzde 35  ek artış  yapılmalıdır. Hemen ardından en kısa süre içerisinde bugün itibari ile kadük hale gelmiş 6. Dönem toplu sözleşme yerine grev hakkı ile tamamlanmış bir toplu sözleşme masası kurulmalıdır. Söz konusu toplu sözleşme ile kamu emekçilerinin ve emeklilerinin maaş artışında dört kişilik ailenin yoksulluk sınırında yaşanan artış oranları temel alınmalıdır.” denildi.

 “4 İlde Miting Yapılacak”

İşçileri, kamu emekçilerini ve “geçinemiyoruz” diyen herkesi birlikte mücadele etmeye davet eden Eğitim Sen, “Bu taleplerin kararlı bir mücadele ortaya konmadan hayat bulması mümkün değildir. Bugün tek çıkar yolumuz ‘hak verilmez mücadele ile alınır’ ilkesini temel alan ortak bir mücadele yürütmekten geçmektedir. İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Gelir, Güvenceli İstihdam ve Gelecek İçin, 18 Aralık’ta İzmir ve Diyarbakır’da, 19 Aralık’ta İstanbul ve Ankara’da hayata geçireceğimiz ‘Geçinemiyoruz! İşsizliğe, Yoksulluğa Hayır! Emekten, Halktan Yana Bütçe İstiyoruz!’ mitinglerinde omuz omuza vermeye çağırıyoruz.” dedi.