Zonguldak tarihi ile ilgilenenler, Zonguldak Limanı’nı yapan müteahhit Mimar Yanko ismini çok duymuştur.

Şimdiye kadar yazılan yazılarda sadece ön ismi ve ünvanlı kullanıldı.

Peki kimdi bu kişi. Soyadı yok muydu, ailesi kimlerdi ?

Tam ismi Yanko İoannidis.

Aile boyu Osmanlı Sarayı’nın mimarlarıdır. Dedesi, Osmanlı Sarayı’nın inşaat işlerinde kalfalık yapan Marki İoannidis’tir

Yanko İoannidis’ in babası ,Abdülhamit’in Başmimarı Vasilaki İoannidis’tir. Baba Vasilaki, II.Abdulhamit ‘in çok önem verdiği Darülaceze Binası’nın inşaatını yapan kişidir.

İoannidis ailesinin kaderi aslında II.Abdulhamit ’in tahta çıktığı 1876 yılında değişir. II.Abdulhamit tahta çıkar çıkmaz Vasilaki İoannidis‘i Saray’a mimar yapar. Üstelik o dönem çok güçlü Türk mimarları olmasına rağmen. Belli ki Padişah Vasilaki‘yi daha önceden tanıyordu.

Osmanlı‘nın bu döneminde yapılacak olan inşaatlar bu mimarlara verilir; bu mimarlar, kendi koyduğu sermayeleri ile inşaatları tamamladıktan sonra, ya Saray’a işi teslim eder ya da bugün inşaat sektöründe uygulandığı gibi “ yap, işlet, devret “modeli ile çalışırlardı.

Mimar Yanko İoannidis‘te zaten Zonguldak Limanı’nın ihalesini 49 yıllığına işletme karşılığında almıştır.

Tabi olayın içinde bazı entrikalar da vardır.

Mimar Yanko İoannidis aynı zamanda Fransızlara ait Ereğli Şirketi Osmaniye’sinin (Société Ottomane d’Héraclée) de ortağıdır. Bu durum Fransızlara, Zonguldak kömürünü 40 sene sömürme avantajı sağlamıştır. Zira sözleşmede başka maddelerde vardı. Bu maddelerden biri, kömür ocakları olan bölgelerin arasında taşımayı sağlamak için demiryolu kurulması da vardı. Bu işler sırasında bulunacak kömür damarları da bu ihalede İoannidis ailesine veriliyordu. “Ailesi” diyorum çünkü o sırada Saray’ın Başmimarı Mimar Yanko‘nun babası Vasilaki İoannidis’tir

Zonguldak tarihine derinlemesine incelediğimizde aslında Osmanlı Dönemi’nin yıkılma aşamasına nasıl geldiğini, yıkılışın nasıl hızlandıran olayları da görmeye başlıyorsunuz.(Tabi bir Asır sonra resmi tam görebiliyoruz)

İoannidis ailesi sadece ticari değil, aynı zamanda siyasi bir ailedir.

II.Abdulhamit tarafından sermayesi mi değerliydi yoksa ailenin siyasi ilişkileri mi ? Bu sorunun cevabı çok karmaşık; fakat bu denli inisiyatifin verilmesi, ailenin siyasi olarak da kullanıldığı yönünde. Bu durum ailenin daha çok işine yaramıştır.

Mesela 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı sırasında aile arabulucu görevi üstlenmiştir. Ayrıca Mimar Yango‘nun 4 kardeşinden biri olan evli bayan Arthemise‘nin enteresan bir şekilde, yine evli Sırp Kralı I.Milan ile yasak aşk yaşaması ve ondan bir çocuk sahibi olması, Sırp Kralı’nın hem evliliğini bozmuş hem de krallığından etmişti. Ailenin Sırp Kralını tehditleri karşısında, Sırp Kralı, II.Abdulhamit’e başvurmak zorunda kalmıştı.

Tabi II.Abdulhamit ‘in , İoannidis ailesi ile en ilginç olayı Darülaceze Binası yapımında oldu. Ailenin isteksizliği karşısında onlardan daha düşük fiyat verenlerine ramen; ihale bu aileye verilmiştir.

Zonguldak Limanı yapımında ise Fransızların devrede olması, İoannidis ailesinin ilişkilerinin Yunanistan‘dan , Sırbistan‘a Osmanlı Sarayı‘ndan ,Fransızlara kadar ilişkilerini gözler önüne seriyor.

Zonguldak Limanı’nı yapımı sırasında Havza arazisi Kastamonu’dan Akçakoca’ya kadar Padişah‘a aitti ama ne hikmetse bu ihaleden sonra arazilerin çoğu Ereğli Şirketi Osmaniye’sinin eline geçiyor. Ancak Cumhuriyet‘in 1936‘da devletleşme politikaları gereği, arazi ve üstündeki taşınmaz malların tamamı yüklü miktar ödenerek geri alınmıştır.

Zonguldak limanı, Vasilaki‘nin oğlu Yanko İoannidis tarafından 1902 yılında bitirildi.

25 Aralık 1893 tarihli ferman ile yapımına başlandı fakat; 1897 yılında bitirilmesine ramen 1900 yılında şiddetli fırtına ve dev dalgalar ile Liman tekrar yıkıldı.1902 yılında onarılmıştır. Tamiratı sırasında limana bir de duvar örülmüştür.

Vasilaki İoannidis Efendi 1903 yılında vefat etti.

Vasilaki İoannidis’in oğlu “Sermimar-ı Hazret-i Şehriyari ” unvanlı Yanko İoannidis, 1901 yılından 1908‘e kadar padişahın Başmimarı olarak görevde kaldı.

II.Abdulhamit 31 Mart İsyanı sonrası gelişen süreçte, 27 Nisan 1909‘da tahtan indirildi.10 Şubat 1918’de 75 yaşındayken kalp yetmezliği nedeniyle öldü.

Fransızlar 1936 yılında Zonguldak‘ı tamamen terk ettiler. Onlardan kalan binaların çoğu son 30 yılın içinde çevre düzenlemesi sebebi ile yıkıldı.

1931 yılında büyük fırtına ve selin yaratığı afette, tekrar Zonguldak limanı tahrip olasından dolayı, 1932’de onarımdan geçti.

1953 yılında Güney Mendireği yapıldı ve 1957 yılında Lavuarın devreye girmesi ile bugünkü halini aldı.

1996’da Gümrük Sahası ve TIR’lar için otopark yapılır, Ro-Ro gemileri seferleri başlatılır.

2004 yılında 200.m uzunluğunda Kargo Rıhtımı yapılır.

Fakat daha sonra Ereğli’den demir ve çeliğin Zonguldak Limanı’na getirilmesi, buradan da trenle ile Anadolu‘ya sevkiyatı durdurulur. Ardından Tır Parkı’na Cami inşaa edilir.

Sonuç; Dönemi Zonguldak için ayrı bir özellik taşır. Limanın Kozlu’ya değil de, o zaman Çarşamba‘ya(Çaycuma) bağlı Elvan Köyü sahiline yapılmasının hemen ardından Zonguldak Mevkii’nin nüfusu ve bina sayısı hızla çoğalır.1899 yılında kaza olur ve belediye kurulur. Ereğli Şirketinin sermayesi ile hızla gelişen belde, 1 Haziran 1920 tarihinde mutasarrıflık (ilçe), 1 Nisan 1924 tarihinde il olmuştur.

Zonguldak’ın altındaki cevher yağmalanırken, Zonguldak’ın payına da bunlar düştü.

Öyle veya böyle , 1902 yılında yapılan , Zonguldak Liman’ın kuzey kısmı, 120 yıldır halen ayakta, fakat özellikle duvar kısmı hiç bir onarım geçirmemiştir.

Şu aralar liman içi düzenleme çalışması yapılmasından dolayı vatandaşların ilgisi liman arkasına kaymış durumda.

Bu bakımdan tehlikeli bir hal alıyor.

Hayati YILMAZ ile

Zonguldak Tarih