Uzun süredir kentin gündeminde olan Kızılay Başkanlığı konusu gün[1]demdeki yerini koruyor. Kızılay ya da resmî adıyla Türkiye Kızılay Derneği, Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Hareketi’nin temel ilkeleri olan “insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik” çerçevesinde çalışan bir yardım kuruluşudur Cemiyetin adı 28 Nisan 1935’te Türkiye Kızılay Cemiyeti, 22 Eylül 1947’de Türkiye Kızılay Derneği olarak değişti.

Türk Kızılay, 152 yıllık tarihini gönüllülük üzerine inşa etmiş ve faaliyetlerini gönüllü hizmet esasına uygun olarak sürdürmektedir. 2019 yılın[1]da kurulan Gönüllü Yönetimi Direktörlüğü koordinesinde gönüllülük faaliyetlerini sürdüren Türk Kızılay gönüllülük kapasitesinin gelişmesi için ulusal ve uluslararası çalışmalar gerçekleştirmektedir.

Fakat ne ilginçtir ki; Kurumda görev yapanlar sağ-milliyetçi-muhafazakâr düşüncede olan insanlar. Bunu söylerken daha çokta yakın tarihte kentimizdeki durumdan yola çıkarak diyorum.

Temel ilkeleri olan “insanlık, ayrım gözetmemek, tarafsızlık, bağımsızlık, hayır kurumu niteliği, birlik ve evrensellik” aslında bizim mahalleye, sol’a sosyal-demokratlara yabancı kavram olmamasına, hatta neredeyse temel ilkelerimizden olmasına rağmen, bu kurumda görev almak, çalışmalarına katılmak vb. nedense görülmez, bir anlamda da alan terkedilmiş durumda.

Alanın boşluğu bu hizmet yapılmıyor anlamında demiyorum.

Ama son günlerde kentte yaşadığımız durumdan da anlaşılacağı üzere dersiniz ki bu sorun, yani Kızılay’da yaşanan usulsüz lükler, yolsuzluklar ve yeni bir yönetim konusu sadece AKP’li ya da MHP’lilerin derdi.

Geçen ay görevden alınan Aydın Ergenç’ten sonra Kızılay başkanlığına Dr.Fatih Akça’nın göreve talip olması ve yönetim listesi oluşturması sonrasında işler aniden tersine döndü.

Fatih Akça, listeye müdahale ediliyor gerekçesi ile görevden geri çekildi.

İşte ne olduysa ondan sonra oldu. Tartışma tekrar başladı. Ve anlaşıldı ki AKP İl Başkanı Zeki Tosun, Milletvekili Polat Türkmen’in müdahalesi olmuş.

Bunun üzerine AKP Milletvekili Hamdi Uçar konuyla ilgili açıklama yaptı ve; özetle,“Kızılay siyasetten bağımsız bir kurum, siyasete malzeme olmaması lazım. O yüzden Kızılay süreci ile ilgili Genel Merkez karar verecektir. Bu bir teşkilat çalışması değil. Bu tür odaların, derneklerin başına nitelikli arkadaşlarımızın gelmesi lazım. Ben her hangi bir isimden bahsetmedim. Gündemde ki doktor arkadaşımız Fatih Akça için çok şık olmuş dedim.Bu teşkilat yapılanması değil, Parti çalışması değil. Genel Merkez burada uygun bir arkadaşımızı arayacaktır. Kızılay bağım[1]sız bir kurumdur. Önemli bir yapıyı bu tür söylemlerle yıpratmamak lazım. Fatih Akça’nın geri çekilmesi bana göre bir kayıptır.Şehir adına fayda getirecek işler değil. Kızılayı yıpratmadan bütün siyasi partilerimizin sahip çıkması lazım”dedi.

Bu tartışmada CHP yada diğer partiler bir değerlendirme yada olaya müdahil olma konusunda eksik kaldıklarına inanıyorum.

Bu kurum sadece AKP’nin değil tüm toplumun hizmetinde olan bir kurum ise, başta ana muhalefet olmak üzere söyleyecek sözü olması lazım diye düşünüyorum.

Ülkeyi yönetmeye talip olanların Kızılay’ı yok saymalarını anlamakta zorlanıyorum. Cahilliğime verin.

Uzay Takımı Grizu-263

Bülent Ecevit Üniversitesi, Türkiye’nin ilk cep uydu projesi Grizu[1]263A’nın mimarı Grizu-263 Uzay Takımımızın başarısı konuşulmaya devam ediyor.

Kentin ve çağın durumunu ifade eden Grizu-263 takımından öğrencilik yıllarından tanıdığım arkadaşlar var, ama ekibi çok yakın tanımıyorum.

Fakat bildiğim projenin ilk başlarında O zaman, şimdiki Milli Eğitim Bakanı Prof.Dr.Mahmut Özer’in rektörlük dönemi idi.

Bizde haberciler olarak bu, İnanılmaz (!) projeyi takip ediyor, haberleştiriyorduk.

Projenin tamamlanıp kamuoyu ile paylaşıldıktan sonra dikkatimi çeken bir durum oldu. Projenin tanıtım ve kamuoyu geçmişteki bu süreçte emeği olanların yok sayılması gibi bir algı oluştu.

Örneğin; tanıtımdan hemen sonra, “13 Ocak 2022 tarihinde ABD’den SpaceXFalcon 9 roketiyle uzaya fırlatılarak yörüngeye yerleştirilen Grizu263A cep uydusunun uzay koşullarına dayanıklı metal iskeleti TTK merkez atölyesinde üretildi”diye bir açıklama yapıldı, açıklamada, “Grizu-263 adı ver[1]ilen uydu üzerinde; Grizu-263 Uzay Takımı, Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) ve Erdemir’in yanı sıra Maden Makinaları Fabrikası’nın da logosu yer aldı”diyede özellikle belirtme ihtiyacı duyuldu.

TTK Maden Makinaları bugün ve geçmişte teknik eleman ve ürettikleriyle Türkiye’ye mal olmuş çok önemli kurumlarımızdan biri. Başarıyı paylaşmak, aynı zamanda yeni başarılara imza atmak demektir.

Tamam sponsor Erdemir ama bunda emeği geçen, teknik destek veren, katkı yapanları atlamak, yok saymak bilime, insanlığa ve geleceğimize de yakışmadığına inanıyorum.

Sağlıcakla kalın