1) II Meşrutiyet’in İlanından Önce Zonguldak

1908 yılı öncesi Zonguldak’a baktığımız zaman, Osmanlı Ereğli Şirketi adı ile bir yabancı şirketin hakimiyeti söz konusudur.

1899’da “Kaza” olmuş ve belediye kurulmuştur. Zonguldak kaymakam makamı ile yönetilmektedir ve hükumet konağı olarak kullanılan bir binaya sahiptir. Bu bakımdan ilk hükümet binası, bugün Westalife isimli AVM’nin hemen berisine denk gelir.(Eski Tekel binası veya yeni yapılan parkın karşı tarafı. )O zamanlar elmalık olarak da bilinir. Binanın kapısı diğer tarafa bakar ve önünde bir alan vardır. Hemen binanın yan tarafında(bugün park tarafına bakan tarafta) dizilmiş salaştan yapılmış 10-12 küçük dükkanlar dizilidir.

1908 yılında en yüksek komutan Besim Bey‘dir. Binbaşı olarak adı geçmektedir; dolayısı ile Kaymakam’da Besim Bey olduğunu düşünmekteyim. Zira Besim Bey 1914-15 yıllarında Zonguldak Kaymakamı olarak adı geçer.

II. Meşrutiyet daha ilan edilmeden Zonguldak’ta işçilerin henüz kalacakları barınakları yoktur. Genelde işçiler köylerinden yürüyerek gelirler.12 saat çalışırlar sonra diğer grup gelir. Yer altından kömürü çıkaran kazmacı bazı köylerden gelir. Mesela domuzdamcı farklı köyden gelir. Her meslek grubu köylere dağıtılmış gibidir. İşçiler bu sırada yiyeceklerini kendileri temin etmektedir. Aldığı ücret cüzi miktarda yevmiye usulüdür. Askerlikten muaf tutulur.

Zonguldak Belediye Başkanı Mustafa Çavuşoğlu Ömer adında bir madencidir. Daha önce ilk belediye başkanı olan, Elbasanlı olarak bilinen Mehmet Lütfi ise; 1903 yılında bıraktığı göreve, Meşrutiyet’in ilanından sonra tekrar gelecektir.

Zonguldak Deniz Feneri tam bu yılda yapılır. Ayrıca Zonguldak Limanı ve yükleyici iskele yapılmıştır. Yerleşim yeri olarak ,bugün Ankara Köprüsü olan yerde barakalar, Asma dolmuş durakları ile Balık Pazarı civarında ise küçük ölçekli dükkanlar bulunur ve burasının adı Yeni Çarşı‘dır. Yine bugün Göğüs Hastanesi olan yerde 3 -4 katlı ilk binalar yapılmıştır. Liman tarafında ise Fransızların kurduğu binalar vardır. Daha önce “Sürmen” adı ile bildiğimiz iskele üzerine kurulan yapının az ilerisinde olan İşçi Müdürlüğü binası ise tam olarak 1908 yılında yapılmıştır.

“Osmanlı İmparatoru II.Abdulhamit ‘in II. Meşrutiyet’i nasıl ilan etmek zorunda kaldığını çoğumuz bilir. Bilmeyenlere okumalarını tavsiye ederim.”

1908 yılında II. Meşrutiyet ilanından hemen sonra Zonguldak Hükumet Konağı‘nda çekilmiş fotoğrafın, binanın önünde neden bu kadar kalabalık oluştuğunu anlamak adına ben biraz ortamı anlatayım.

Zonguldak‘ta II.Abdulhamit ‘in kurduğu ,daha doğrusu onun ile anlaşmalar yapan yabancı sermayenin işlettiği ocaklar, sahalar vardır. Dolayısı ile yeni gelişme Zonguldak’ta duyulur duyulmaz yerini meraka bırakmıştır. O yıllarda Ülkede ve Zonguldak’ta yaşayan yerli, yabancı herkes II. Meşrutiyet’in ardında hangi aktörler olduğu, ülke nasıl bir sürece everilebileceği hakkında az çok fikir sahibidir. Zira Abdülhamit yıllarca direndiği ve kendi varlığını korumak için

Mutlakıyet Rejimini kurduğu, buna karşı da kurulan, karşı direniş ve örgütlenmenin. Rumeli’deki gelişmelerde toprak kaybedilmesi ve Jön Türklerin İttihat yapılanmasının baskısı ile yeniden meclisin açılacağını söylemesi ve ardından da Meşrutiyeti ilan etmesi, Zonguldak’ta da endişeli bir bekleyişe neden olmuştur. Sonuçta bu dönemde ittihatçı olanlar kadar bir çok görüşte insan da vardır. Dini çevreler, liberaller. Azınlıklar, Yabancılar vb.

II.Abdulhamit, 10 Temmuz 1908’de meçlisin tekrar açılacağını açıklar. (Bugün Ontemmuz Mahallesi isminin buradan geldiği ihtimallerden biridir.)

23 Temmuz 1908’de ise Meşrutiyet resmen ilan edilir.

Bu fotoğraf muhtemelen 24 Temmuz 1908’de çekilmiştir. Neden böyle düşünüyorum ! Çünkü ilk gün halkta herhangi bir tepki-kımıldanma olmazken, yarısı gün tüm illerde hükümet konakları toplanma alanı olmuştu.

2) II Meşrutiyet’in İlanından Sonra Zonguldak

23 Temmuz 1908 “II. Meşrutiyetin ilanı” demek meclisin tekrar açılacağı demek. Tabi, seçim tarihi ve seçim süreci artık başlıca yol haritasıdır. Herkes seçime katılamıyor. Seçimde oy kullanabilmek için, Osmanlı vergi sistemine katkıda bulunanlar bu haktan yararlanıyor. Yani bir şekilde vergi verenler oy kullanıyor. Aynı şekilde 30 yaşını aşmış vergi verenlerde aday olabilecek.

Bir kesim durumun daha iyi olacağını düşünürken, bir kısım temkinlidir. Çünkü bu devrimin arkasında milliyetçi İttihatçı kesim olduğunu bilirler. Toplam 22 parti kurulur. Bu fırkalar; İttihat ve Terakki, Ahrar Fırkası (Ademimerkeziyetçi liberal Prens Sabahattin) , Rum, Bulgar ve Ermeni fırkaları olmuştur. Seçimde İttihatçıların Ermenilerle ittifak yapması üzerine Ahrar’da Rumlarla ittifak yoluna gitmiştir. Nihayetinde seçim sonuçları ezici çoğunlukla İttihatçıların lehine sonuçlandı. Zonguldak‘ta da ittihatçılar kazanmıştır. (Sadece Ankara‘da kaybettiler)

Bu arada; “Devrim” bir başka unsur yarattı. İşçi eylemleri arttı. Ocak sahipleri bu durumdan rahatsızdı. Bunun üzerine karar alındı; Tatil-i Eşgal Kanunu çıkartılarak tüm grevler ve örgütlenmeler yasaklandı.

1908 II. Meşrutiyet ilanından sonra Bahriye Nezareti (Donanma Bakanlığı) yönetiminden sonra havzanın yönetimi Nafia Nezareti’ne (Bayındırlık Bakanlığı) verilir.

Ereğli Şirketi Osmaniyesi işçi barakaları yapar. Ayrıca başka şehirlerden işçi getirilmeye başlanmıştır. Trabzonluların bölgeye gelişleri de böylelikle başlar. Böylelikle Maden ocaklarda çalışan işçi sayısı ilk kez 10 binin üzerine çıktı.

Haziran 1909’da havzanın yönetimi Orman ve Maadin Ticaret ve Sanayi Nezareti’ne devredilir.

Mayıs 1910’da Ereğli Madenleri Müdürlüğü’ne Hüseyin Fehmi İmer atanır. Ereğli, Kozlu ve Kilimli ’de Müdürlüğe bağlı Memurluklar oluşturulur. Ereğli Madenleri Müdürlüğü’nün yaptığı belli başlı işler vardır;

Maden Müdürlüğü (Maden Dairesi) binası ve yeni Zonguldak Hükümet Konağı binası inşa edilir. (Bu bina, ikinci hükümet konağıdır.3.ncü bina 1929’da yapılmaya başlanır ve 1932‘de bitirilir .4.ncü bina 1989‘da yapılır.1991‘de bitirilir)

Kilimli şimendifer hattı 3 m kadar düşürülür ve İnağzı ocağına sahilden demiryolu ile bağlanır. Bu hatta 2 adet lokomotif ve 6 tonluk vagonlar çalışmaya başlar.

Gelik ile Üzülmez arasında hava teleferiği kurulur.

Kozlu şimendifer hattı, 1,5 m kadar yükseltilir. Kozlu’ya demir bir iskele yapılır ve bu iskelenin başına bir kantar yerleştirilir.

Almanlar bölgeye gelmeye başlar.

İttihatçıların zamanla halk desteğini kaybeder ve 31 Mart Ayaklanması sonrasında Bab-ı Ali baskını ve Abdülhamit’in tahtan indirilmesi; yerine getirilen Mehmet Reşat‘ın tahta çıkarılması ve yetkisiz haline getirilmesi gibi olaylarla ile devam eder.

II. Meşrutiyet aslında bir devletin batması, yeni bir devletin kurulma aşamasının ilk basamağıdır. Bir otoritenin kaybolması ile başlayan kaos, yerini başka bir otoriteye bırakmış, böylelikle ortaya büyük hatalar çıkmıştır. Ta ki, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu topraklarda yeni bir direniş ve yeni bir lider çıkana kadar.

Hayati Yılmaz ile

Zonguldak Tarih