Lenin’in 27 Mart 1922 tarihli “aldatıldık” analizini, yedi ay sonra şöyle geliştirecektir:

“Dördüncüsü, suç devlet aygıtımızda. Eski devlet aygıtını devraldık ve bu bizim için talihsizlik oldu. Bu aygıt sık sık bize karşı işliyor. 1917’de iktidarı ele geçirmemizden sonra hükûmet görevlileri bizi sabote etti. Bu bizi çok korkuttu ve ‘lütfen geri dönün’ diye yalvardık. Hepsi geri döndü, ama bu bizim için talihsizlik oldu. Şimdi kocaman bir memur ordumuz var, ama o ordu üzerinde gerçek bir kontrol sağlayacak kadar eğitimli kadrolarımız yok.

“Pratikte, siyasal güç kullandığımız burada, tepede aygıt bir şekilde işliyor. Ancak aşağıda hükûmet çalışanlarının keyfi kontrolü var ve bu gücü çoğunlukla bizim aldığımız tedbirleri boşa çıkaracak şekilde kullanıyorlar. … Aşağıda Çar’dan ve burjuva toplumdan devraldığımız yüz binlerce eski memur var. Bunlar, kısmen kasıtlı olarak, kısmen bilmeyerek bize karşı çalışıyorlar. Bu meselenin bir günde halledilemeyeceği açıktır. … Sovyet okulları ve İşçi Fakülteleri kuruldu. Birkaç yüz bin genç eğitim görüyor … Birkaç yıl içinde devlet aygıtımızı baştan aşağı onarabilecek geniş bir genç kadroya sahip olacağız.” (V. İ. Lenin, “Komünist Enternasyonal’in Dördüncü Kongresine Rapor”, 13 Kasım 1922, TE, İng., c. 33, s. 428-429.)

Yeni analizin söylediği şudur:

– Eski rejimden kalma yüz binlerce memur, “kısmen kasıtlı olarak, kısmen bilmeyerek bize karşı çalışıyor”.

– Çare?

– Eski memurların yerini almak üzere yeni kadrolar yetiştiriyoruz.

Lenin yukarıda iki yerde “bu bizim için talihsizlik oldu” diyor. Talihsizlikten kastettiği acaba nedir? Eski devlet aygıtını devralmış olmaları mı, yoksa, eski memurları göreve geri çağırmış olmaları mı?

Alıntıda eski devlet aygıtını devralmış olmaktan ötürü bir pişmanlık emaresi yok. Çünkü Lenin’e göre, devlet sadece bir araç. Önemli olan, bu aracı hangi sınıfın kullanacağıdır!

Alıntıyı dikkatlice okuyunca anlaşılıyor ki, Lenin’in talihsizlik dediği, ellerinde yeterince yetişmiş eleman bulunmadığı için, eski memurları devlete geri çağırmış olmalarıdır.

Alıntıda, toplumsal yönetim ve koordinasyon işlevlerinin toplumsal gövdeden kopup devlet biçiminde sapkınlaşmasına karşı duruş yok. Devletin toplumsal erkleri gasbederek toplumu iktidarsız kılmasına karşı çıkış yok. Devletin gasbettiği erkleri tepede toplayarak yukarıdan aşağıya bürokratik bir işleyiş dayatmasına itiraz yok.

Tam tersine Lenin, bütün iktidarın, şahsına göre “burada”, halka göre tepede merkezileşmiş olmasından hiç de şikâyetçi görünmüyor: “Siyasal güç kullandığımız burada, tepede aygıt bir şekilde işliyor”. İyi de hani bütün iktidar sovyetlere, yerellere yayılmış sovyetler ağına geçecekti!

Lenin’e göre “burada” işler yürüyor, fakat aşağıda bürokratik aygıt işlemiyor. Ah, o eski memurlar yok mu, hep onların yüzünden! Ama, birkaç yıl sabredin, hepsini kovup yerlerine bizim gençleri koyacağız!

Yüzbinlerce genci proleter mekteplerde yetiştiriyoruz. Birkaç yıl içinde okumuş gençler eski memurların yerini alacak. Böylece devlet, baştan aşağı proleter olacak, cici olacak. Cici devlet bizi komünizme götürecek!