İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu Otokar Firmasının yaptığı yeni toplu taşıma araçlarını tanıtan haberinde “İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Otokar firmasıyla anlaşarak İstanbul’a yeni metrobüsler getiriyor. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, dün metrobüslerin üretildiği fabrikaları gezdi ve “160 aracımızı aldık. 100 aracımız bu firmada, 60 aracımız başka firmada. Yapımları devam ediyor. Hepsi bu aylar içerisinde yine bizimle olacak” diye konuştu. Yeni metrobüslerin adı ise KENT XL.”diye duyuruldu Koca metropol milyonlarca insanın yaşadığı kentte hizmetin önemli bölümü kamu eliyle yürümeye devam ediyor.

Bu sadece İstanbul’a has değil, Almanya’nın Başkenti Berlin’de, Fransa’nın Başkenti Paris’te de, İngiltere’nin Başkenti Londra’da da böyle.

Gel gör Emeğin başkentinde toplu taşıma özel halk otobüsü işlemiyle yürüyor. Göreve gelen hangi parti olursa olsun, öncelikle bu konunun nasıl yürümesi gerektiği konusunda net tutum almadığından, bürokratların, belediye Başkanına matematik hesaplarıyla, bir şoförün, bir arabanın sadece maliyet hesapları yaparak getirdiği yükler üzerinden iknalarıdır ki, bugün kentte Belediyenin asli görevi olan Toplu taşıma hizmeti durmuş durumda.

Bu durumu Minibüsçü esnafı fırsata çevirerek yolcu taşıma ücretlerini 5.00 TL ye çıkardı. Piyasanın bir dengesi var. Bunu fırsata çevirmiş olan esnafın bundan çok karlı çıkacağı anlamına gelmez.Vatandaş bu ücreti vermemek için değişik çareler mutlaka bulur, yaşaması için.

Sorun bu konunun muhatabı başta Belediye Başkanı Ömer Selim Alan ve yönetimidir. Başkan Alan’ın 3.Yılını doldurduğu şu günlerde Toplu Taşıma, Özel Halk Otobüsü sorununu hala çözememiş olmasının en telem nedeni, o da kendinden öncekiler gibi daha çok özelleştirmeci, hizmeti, maliyet hesabı[1]kar -zarar üzerinden hesaplatan noktaya ve doğal olarak ranta hizmet eden bir duruma gelmiş olmasındandır.

Bu konuda hasbel kadar 2009-2014 Yıllarında kesintisiz Belediye Meclisinde Trafik Komisyonu başkanlığı yapmış biri olarak. Bu konun çözümünde asıl sorun, toplu taşıma kamu hizmetine bakışta radikal değişikliğe ihtiyaç var. Ve bunun kadroları Belediye’de var.

İkincisi yaptığım Trafik komisyon başkanlığı döneminde şoför esnafından çok şey öğrendiğimi, çözümün bu esnafın dertlerini samimiyetle dinlemekten geçtiğini öğrendim.

Şoför esnafının (her durakta) kamu hizmetinden yana, toplumsal düşünen, adil davranış sergileyen birçok arkadaşın olduğunu biliyorum.

Sorun onların samimiyetine güvenerek, çözüm aramak ve yaratmak. Neden Minibüsçü esnafına illa da Toplu taşımayı yüklemek üzere bir formül aranıyor.

Sorun nerede? Aktif kazançlı hatlarla-Pasif az kazançlı hatlar arasında farklı sesler var. Doğrudur. O zaman buradan doğru sonucu çıkarmak geliyor Belediye Başkanının bu konudaki niyetine. Dünyanın, Ülkenin ana metropollerini neden örnek almayız.

Örneğin; Kentte nüfus yoğunluğu olmayan, yada tahdit (minibüs sayısı)nedeniyle az olan ama yolcusu fazla olan hatlar var. İşte bu hatların dışında olan noktaları iki ayrı kategori de düşünerek; Tıpkı İstanbul Belediye Başkanı İmamoğlu gibi, Belediyeye ait toplu taşıma otobüsü alarak ve kamu eliyle yapılacak hatları ayırdıktan sonra, geri kalan bölümü ister minibüs esnafıyla birlikte, ister Özel halk otobüsü hattıyla hizmeti sürdürebilir. Burada birde irade lazım.

Şoförler Odası’nın üstleneceği bir şirket, ya da taşımacılık kooperatifi adı altında bir yapıyla çok rahat çözülecek bir sorun üç yıldır, (aslında daha fazla geçmiş dönemde dahil) demek lazım.

Başkan Alan geleceği kurtarmak istiyorsa öncelikle niyetini açık etmeli.

Her gelen bir belediye Başkanını çok değil bir şeyden gidiyor.

Örneğin; İsmail Eşref, ‘Su’ nedeniyle gitmişti, Secaattin Gonca, ‘Çöp’, Muharrem Akdemir, ‘Yol’ sizde anlaşılan, ‘Toplu taşımadan gideceksiniz.

Sorunu çözmek isteyin yeter ki, yeniden dünya kurmanız gerekmiyor. Var olanlardan örnek almak yeterli. Niyetiniz çok önemli.

CHP Merkez İlçe Başkanı Ebru Uzun’un; “Sayın Alan’ın iki yıllık faaliyetlerini anlattığı ,büyük bir özenle hazırlattığı kitapçığın özel halk otobüsleri bölümünde işaret ettiği “Halkımızın menfaati bizim için esastır düşüncesi ile vatandaşlarımızın yıllardan beri hasretini çektiği kaliteli ve sağlıklı toplu taşıma hizmetini ,22 özel halk otobüsünü değerli vatandaşlarımızla buluşturarak sağladık ” ifadeleri ne yazık ki kağıt üstünde kalmıştır. Söylemleriniz ,icraat ve becerilerinizle uyuşmamaktadır.” sözü yerine oturmuş oluyor.

Maden işçisi illa GMİS üyesi mi olmalı

Kent gerçeğinde, özel sektör madenciliği kavramı yerleşti. Fakat bunu kitle örgütleri bir türlü kabullenemedi.

Evet dese oralarda örgütlenmek gerekecek oda risk taşıyor.

TTK’da sendikal faaliyetin riski yok.

İyide insan canından daha kıymetli ne olabilir.

Başta GMİS olmak üzere, Madende ölen ve iş cinayeti diye tabir edilen bu konuda tek kelime etmek için illa sizin üyeniz, aidat almanız mı gerekiyor.

Yazık