“Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının başarıya ulaşması, Putin’in temsil ettiği Büyük Rus şovenizmini, Rusya devletinin kadim imparatorluk refleksini, Çarlık’tan tevarüs eden otokratik devleti güçlendirir. Teorik ifadeyle, sermayenin ilkel sermaye birikimi momentini yansıtan çıplak el koymayı, talanı, yağmayı, istilayı, ekonomi dışı terörü güçlendirir. Dünya çapında ilkel sermaye birikimi momentinin öne çıkması, ekonomi dışı terör araçlarının, devletlerin hareket alanını genişletir, otokratik rejimlerin ömrünü uzatır”

Bir soruya cevaben:

“Rusya saldırısının geri püskürtülmesi, saldırı öncesi statükoyu geri getirmez. Yeni bir döneme girilir. Putin’in temsil ettiği devlet çetesi, petrol, doğal gaz rantından beslenen kumanda ekonomisi çöker. Rusya’da iç hesaplaşma yaşanır. Bunun sarsıntıları eski Sovyet cumhuriyetlerindeki tek adam rejimlerine, halkının batı karşısındaki ezikliğini kullanan “anti-emperyalist”(!) otokratik rejimlere kadar gider.

Rusya’nın işgal girişiminin çok yönlü sonuçları olacaktır. Tektonik bir kırılma yaşandı. Saldırı öncesi statükoyu unutun. Daha şimdiden, Almanya savunma bütçesini gayri safi milli gelirin %2’sine yükselteceğini ilân etti. 2021’deki gayri safi milli geliri 4,218,786 milyon dolar olan Almanya’dan konuşuyoruz!

Başka?…

Ukrayna’da halka silah dağıtılıyor.

Muhasara altındaki şehirlerde daha ziyade yoksul halk kalmış durumda.

Kent yoksulları ile silahın kitlesel olarak buluşması, olumlu olumsuz, öngörülemez sonuçlar doğurur…

Silahı dağıtan güçlerin hiç aklına gelmeyen süreçler gelişebilir…” (Marksist Tartışma Platformu)