Bu yazı Financial Times (FT) gazetesinin web sitesinde 19 Nisan 2022 tarihinde yayınlandı. Yazı FT Yayın Kurulu imzasıyla gazetenin Görüş köşesinde yayınlandı.

Avrupa’da bir “kutsal savaş” fikri, geçmiş yüzyıllara bir geri dönüş gibi görünebilir. Ancak özünde, Rus Ortodoks Kilisesi ve onun başı Moskova Patriği Kirill, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini böyle tasvir ediyor. Patrik Kirill, Rusya’nın “gerçek bağımsızlığı” olarak adlandırdığı şey için savaşan Rus askerleri için dualar etti ve Moskova’nın günahkar dış düşmanlara karşı kendini savunmak için savaştığına dair Kremlin söylemini tekrarladı; muhalif rahipleri kınadı. Bu davranış, yalnızca Vladimir Putin’in Rusya’sında kilisenin ve devletin nasıl iç içe geçtiğini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda Moskova’nın Ukrayna’yı işgalinin motivasyonlarını ve kendisini ne denli tehlikede gördüğünü anlamak için de önemli.

Rus Ortodoks Kilisesi, resmen bir parçası olmasa da, Putin’in otokratik rejiminin fiili bir direği haline gelmiştir. Kilise, komünizm altında onlarca yıl bastırıldıktan sonra, bir zamanlar kendisine zulmeden Sovyet istihbarat servislerinin soyundan gelenlerle tuhaf bir bağ kurdu. Bunun karşılığında, en üst hiyerarşisi için ayrıcalıklarla ve inşa edilen binlerce yeni kilise ile iyi bir şekilde ödüllendirildi.

Bu karşılıklı bağlantı, Kremlin’in eylemlerini ve söylemini desteklemenin ötesine geçiyor. Moskova kilisesinin iddia ettiği, çökmekte olan batıya karşı “geleneksel” değerlerin savunucusu olma rolü, Rus milliyetçiliğinde Putin çizgisinin kilit bir unsurudur. Putin’in zengin destekçileri arasında bir dizi “Ortodoks oligark” ve 1917 Devrimi’nden sonra yurt dışına kaçan Beyaz Rusların torunları bulunuyor.

Kilise liderliği, Putin’in Rusya’nın Çarlık dönemi, Ortodoks geçmişine saygıyı Sovyetlerin ikinci dünya savaşında faşizmi yenmesine saygıyla birleştiren bir ideoloji yaratmasına rıza gösterdi. Bu, Moskova’nın 60 km kadar batısında 2020’de açılan Rusya Silahlı Kuvvetleri Ana Katedrali’nde şekillenmiştir.

Bu düşünceye göre, Ukrayna’ya yapılan, Hristiyanlığın 10. yüzyılda Kiev Rus’a getirildiği sırada Ortodoksluğun doğduğu yer olan Kiev’i geri almak üzere yola çıkan “özel askeri harekat”ı da kutsaldır. Rusya, Ukrayna Ortodoks Kilisesi’nin yeni ve bağımsız bir yapı olmak üzere ayrıldığı 2019 yılına kadar Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ni denetlemekteydi. (Dahası) Doğu Ortodoks Kilisesi’nin ruhani lideri Konstantinopolis Ekümenik Patrik Bartholomeos, yeni  bağımsız Ukrayna Ortodoks Kilisesi’ni tanıdı. (Bu) Savaş, Moskova’nın, Ortodoksluğun altını oymayı ve Putin’in Rusya sınırları dışındaki Rusça konuşanları bir “Rus dünyası”nda birleştirme vizyonunu baltalamayı amaçlayan ABD’nin tezgahı  olarak gördüğü bu ayrışmaya / bölünmeye derman olmayı amaçlıyordu.

Ancak Putin’in Ukraynalıları ayı sarması gibi askersel kucaklaması, amaçlananın tersine, iki halk arasına birçok nesli içine alacak bir kama oluşturacağı gibi, bu savaş aynı zamanda Moskova ve Kiev liderliğindeki Ortodoks kiliselerini birbirlerinden daha da uzaklaştırmaktadır. Ukrayna’daki cemaatlerin çoğu – yaklaşık 12 bin kilise cemaati, Moskova’nın kontrolü altındaki tüm cemaatlerin yaklaşık üçte biri – 2019’dan sonra bile Patrik Kirill’e tabi olmayı seçmişti. Şimdi ise, Moskova’nın Ukrayna’daki Moskova yanlısı din adamlarının çoğu, Patrik Kirill’i dualarının dışına çıkartıyor. Resmi olarak Moskova kilisesinin üyesi olan yüzlerce Ukraynalı rahip, savaşı kutsadığı için Patrik’in ender kurulan bir Kilise Mahkemesi tarafından yargılanmasını istedi.

Geçen hafta diğer dini liderlerle birlikte Ukrayna’yı ziyaret eden İngiltere’nin eski Canterbury Başpiskoposu (İngiliz Anglikan Kilisesinin en yüksek rütbeli din adamı-Çev.) Lord Rowan Williams, Patrik Kirill ‘kendi topluluğunun’ üyelerinin öldürülmesini kınamazsa, Rusya Kilisesinin Dünya Kiliseler Konseyi’nden ihraç edilmesi için “güçlü bir dayanak” bulunduğunu söyledi. Böyle bir hareket ahlaki argümanlara sahip olsa bile, bunun Kremlin’in hesaplarını değiştirmesi pek mümkün değil. Dahası,  bu, Moskova’nın kuşatma altında olduğu inancını ve haklı bir din savaşına girdiği söylemini körüklemeye yarayabilir.

(Bu haber yorum yazısı, İkbal Mehmet tarafından İngilizce aslından Türkçeye çevrilmiştir.)